YOLUN YARISI İNANMAK!

https://digitrading.biz/it/trading-forexcfd/ forex trading stocks Psikiyatr, psikoterapist ve yazar Dr.Alper Hasanoğlu’nun geçtiğimiz ay içinde Duvar internet gazetesinde kadın korkusu – mizojeni – üzerine iki yazısı yayınlandı. Mizojeni üzerine detaylı açıklamalar içeren yazılar özellikle feministler tarafından yoğun olarak yorumlandı, hatta ağır olarak eleştirildi. Konunun tartışmaya açılan bu yanını derinlemesine irdeleyecek bilgi sahibi değilim. Ancak Dr.Hasanoğlu’nun yazısında dile getirdiği farklı bir anektodun altını çizmemizin faydasına inanıyorum.

follow site

here Dr.Hasanoğlu, yazısında Harvard Üniversitesi’nde yapılan basit bir deneye referans göstererek, kızların bilinçsiz önyargıların altında nasıl ezildiğini örnekliyor. Buna göre Harvard Üniversitesi’nin yeni seçilen rektörü üniversiteye başlayan kızları iki gruba ayırıyor ve her iki gruba da aynı konuşmayı yaptı; sadece bir cümle farkı ile; Rektör iki gruptan birisine “Son yapılan çalışmalar kızların da matematikte en az erkekler kadar başarılı olduğunu, hatta onları geçtiğini gösterdi.” diye bir paylaşımda bulunuyor. Sonuç hakikaten enteresan. Yıl sonunda bu cümleyi duyan kızlar, bu cümleyi duymayanlara göre matematikte istatistiksel olarak anlamlı olmak üzere daha başarılı oluyor! Örneğin çarpıcılığını göstermesi açısından bu örneğe konu olan kız öğrencilerin dünyanın en önemli üniversitelerinden birisine kabul edilmiş, üstün başarılı gençlerin arasında olduğunun altını çizelim. Yani başarıları, üniversiteye kabul edilmeleri ile tescil edilmiş genç kızların dahi, basit bir cümle ile, erkeklerle eşit mücadele etmelerinin mümkün olduğunu duymaları, sonuçlara bu kadar anlamlı tesir edebiliyor.

http://janickekittilsen.com/ampicillin-500mg-60-count.html

get link Kız öğrencileri sadece bir cümlenin böylesine motive edebilmesi gerçekten çarpıcı. Çocukluk aşamasından itibaren, aile ortamında, okulda, iş hayatında bilinçsiz önyargılar ile karşılaşan, ve bunların olumsuz etkileri ile ezilen kızlar, kadınlar, kendi reflekslerini de bunlara göre sınırlıyorlar. Bu bağlamda, geçtiğimiz on yıl içinde Türkiye’nin her yerinde kızların daha iyi eğitim alması için gösterilen çaba ve yapılan yatırımların ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor. Diğer taraftan, son on yıl içinde sayıları artarak 200’e yaklaşan Türkiye’nin neredeyse her ilindeki üniversitelerin şehir dışına eğitim için kızlarını yollamak istemeyen ailelerin önyargılarının bir kısmını aşmaya yardımcı olduğunu da söyleyebiliriz.

penegra 25 mg

forex handel lernen Artan eğitim, yükselen özgüvenin yanı sıra, kızlara yapabileceklerini gösteren, ümit ve destek veren mentorların, sponsorların, koçların, destekçilerin hem hayatlarında hem de kariyer dünyasında olması, onların da zor engelleri aşmak için gereken güce ve motivasyona ulaşmalarına yardımcı olacak. Engelleri aşan her kız ise, arkadan gelenler için bir örnek, rol model oluşturacak.

follow link

where to buy brand cialis in canada Harvard Üniversitesi’ndeki kız öğrencilerin katılımı ile yapılan bu basit deney, kendisine güvenen bireylerin kadın, erkek demeden sonuçları nasıl da değiştirebileceğinin en güzel göstergesi. Aslında zihinlerimizin içinde kendimiz için engelleri kendimiz yaratıyoruz. Başarısızlıkdan korktuğumuz için, risk almaktan kız, erkek demeden imtina ediyoruz. Yeterince denemiyoruz, elimizin korkak alıştırıyoruz. Sonuçlar da ortada; Harvard Üniversitesi’nde bile, böyle büyük farklılıkların basit önyargıların kaldırılması ile yaratılabileceği düşünülürse, varın siz düşünün, dünyanın farklı yerlerinde, hatta ülkemizde nasıl büyük bir potansiyelin üzerinde oturduğumuzun. Yeter ki kendimize ve birbirimize inanalım!

go to site