YARDIMINIZA İHTİYACIM VAR!

 

YARDIMINIZA İHTİYACIM VAR!

Uluslararası bir şirketin Genel Müdür atamasını zorlu ve geniş bir coğrafyaya yayılan çabalarımız sonucu geçtiğimiz aylar içinde tamamladık. Role atamasına aracılık ettiğimiz yabancı Genel Müdür şirketteki ilk 100 gününün hakkını vererek, analiz ve araştırmalarını tamamladı. Tespitlerine bağlı olarak içerideki gelişme ve iyileştirme alanlarını ve çözüm önerilerini önce bağlı olduğu bölge yöneticisi, sonrasında ise kendisine bağlı ekip ile paylaştı ve konsensus sağladığı aksiyon adımlarını da hayata geçirdi.

 

Göreve başladıktan yaklaşık dokuz ay sonra, yeni yılın ilk günlerinde, kendisi ile entegrasyonunun parçası olan toplantılardan birisini daha yaptık. Artık iyice “bizden” olan, kırık da olsa Türkçe konuşan, kültürümüzü, alışkanlık ve zaaflarımızı anlamaya çalışan yabancı yönetici, sohbetin bir noktasında, “Murat, sana danışmak ve görüşünü almak istediğim bir konu var” dedi. “Geçen yılın sonuna yaklaşırken, insan kaynakları politikalarımızı da gözden geçirdim. Gördüm ki, bugüne kadar Türkiye’de çalışanlarımıza, değişken ücretlendirme, daha doğrusu performanslarına dayalı ödüllendirme yapmamışız. Sabit ücret ve yan haklarında çalışanlarımızı mutlu ettiğimiz ve istikrarlı bir performans izlediğimiz için de çalışan devinim oranlarımız genellikle düşük seyretmiş, pek kimse bizden ikramiye vermediğimiz için, ya da ücreti düşük olduğu için ayrılmamış”.

 

Şirket kültürüne aşina olduğum ve anlattıklarının nereye gideceğini anlayamadığım için, yönetici dostumu can kulağı ile dinlemeye devam ettim. “Ben gene de şirketin içindeki çalışanların motivasyonunu artırmak için, daha iyi performansı teşvik edecek, ödüllendirecek bir mekanizmanın gerekli olduğuna inanıyorum. Bu yüzden de, performans değerlendirme sürecinde mutabik kaldigimiz sonuçlara paralel olmak kaydı ile, şirkette çalışan herkese, en alttan en üste kadar, yarım maaş ile bir buçuk maaş arasında değişen ikramiye dağıtmaya karar verdim. Bu rakamlar, normal ücretlerinin üzerine ek bir ödeme olarak kurgulandı. Çalışmayı itina, dikkat ve gizlilikle, insan kaynakları ile beraber yürüttük; gerekli bütçelerin onayını aldım ve herkesi toplayarak, yeni uygulamanın açıklamasını yaptım. Daha sonra da, herkesle teke tek kısaca konuşup, performans değerlendirme sürecinin geri bildirim aşamasında bireysel katkıları çerçevesinde uygun gördüğüm ikramiye rakamını paylaştım”.

 

Genel Müdürün anlattıklarını “ders” gibi keyifle dinlemekle birlikte mütevazi ve kendi pazarlamasını yapmayı sevmeyen adamın, bu detayda neden süreci benimle paylaştığını anlayamamıştım. Kafamın içindeki soru işaretleri, yüzümün ifadesine de yansımış olmalı ki, Genel Müdür, ara vermeden, tekrar söze girdi. “Murat, bu açıklamaları yaptığım günden beri, son iki haftadır ofisimden çıkamıyorum. Kapımın önünde gözükür bir kuyruk oluşmaya başladı. İstisnasız, herkes benimle görüşmek istiyor; ve hepsi de aynı cümleyi, sanki sözleşmiş gibi tekrar ediyor “Sayın Genel Müdür, iyi hoş da, bu ikramiye az olmadı mı ?”. Güler misiniz, ağlar mısınız ? Ben hakikaten ne diyeceğimi, ne yapacağımı bilemedim. “Poker yüzlü” olmadığım için, gene hislerimi belli etmiş olmalıyım ki, Genel Müdür, “bence de öyle” dedi.

 

Hayal dahi etmediğiniz bir parayı bir sabah hesabınızda buluyorsunuz; parayı yolda da bulabilirsiniz, ama bu bedel, emeğinizin karşılığı olarak, hem de iyi performansınızın karşılığı olarak size veriliyor; şirketinizin en tepesindeki kişi size teşekkür ediyor ve “başarılarınızın devamını” diliyor. Siz ne yaparsınız ? Teşekkür edip, artan heyecan ve şevkle çalışmaya devam mı edersiniz, yoksa bizim Genel Müdürün şirketindeki çalışanlar gibi, “Ağabey az oldu bu be!” diye binbir çeşit kuruntu yaparak, “hakkınızı sonuna kadar savunur musunuz?

 

Ben hala Genel Müdüre ne cevap vereceğimi düşünüyorum, ama böyle hikayeler bana “atasözlerinin” kafadan atılmadığını yaşanmışlıklarla çıktığını ve tekrarlarla desteklendiğini kanıtlıyor. Genel Müdüre vereceğim cevaba yardımcı olamayacaksanız, en azından “iyilikten maraz doğar”ı nasıl İngilizceye çeviririm, onun için yol gösterin !

 

 

No Comments

Post A Comment