Yanlış hayali mi kuruyorum?

 

Yanlış hayali mi kuruyorum?

 

Araştırmalar gösteriyor ki, hepimizin hayatta en büyük korkusu topluluk önünde konuşmak! Topluluğun tanımı yapılmamış ama aile ortamından, arkadaş grubuna, satış ekiplerinden seçim nutuklarına kadar toplulukların önüne çıkıp inandığını, düşündüğünü söyleyebilmek hepimize zor geliyor; açıkcası bana kolay gelmiyor. Ama bugün amacım kendi korkularımla sizi meşgul etmek, ya da yüzleşmek değil!

 

Sanıyorum topluluk tanımına son dönemde ülkemizde de yoğun olarak gündemde tartışılan “yönetim kurulu” da giriyor. Sıklıkla büyük hissedarın ya da ailenin en yaşlı üyesinin başkanlık ettigi yonetim kurulu toplantılarının yapıldığı o “meşum” odayı gözünüzün önüne getirin. Odanın içinde daha genç aynı soyadını taşıyan aile üyeleri, kardeşler, damatlar, kuzenler, grupta eskiden çalışmış, hatta Baskan’in işe aldığı eski emekli yöneticiler var. Soru basit aslında: sizce o odadakilerden kaç tanesi Başkan’ın sözünün üzerine söz söyler! Hele bir de yukarıda bahsettiğim topluluk önünde konuşma fobimizi düşününce, cevap sanki çok zor degil!

 

Halka açık şirketlerin paylaşılan yonetim kurulu tutanaklarına baktığınızda ilginç bir trend gözlemliyorsunuz; alınan kararlara şerh koyarak, katılmadığını kayda geçiren hiç yönetim kurulu üyesi olmuyor. Ne mutlu ki böyle uyumlu yönetim kurulları ekonomimizin önemli şirketlerinde görev yapıyorlar. Şakası bir yana, hiçbir fikir ayrılığının olmadığı bir ortamda, farklı bakış açılarının dillendirildiğini söyleyebilmek mümkün mü? Farklı görüşleri yonetim kuruluna kim getirecek? Kuşkusuz yönetim kurullarında çeşitliliğin artması farklı görüşlerin dillendirilmesini de mümkün kılacak.

 

Çeşitlilik dediğimizde ne anlıyoruz? Öncelikle aynı soyadı taşıyan insanların yönetim kurullarında daha az yeralması sanki sağlıklı bir adım olabilir. İkinci adım ise tartışmasız cinsiyet eşitsizliğinin yönetim kurullarında daha fazla gözetilmesi olacak. Siz bu yazıyı okurken IMKB’nde halka açık olan 194 şirkette kadın yönetim kurulu üyesi yok! Düşünün müşteri tabanının yarısından fazlası kadın olan bir bankanın, sigorta şirketinin veya bir tüketim ürünleri şirketinin yönetim kurulunda uzun vadeli stratejilerin belirlenmesinde katkıda bulunacak bir kadın yönetim kurulu üyesi dahi yok! Pozitif ayırımcılık yaparak son sorumu kadınlara soracağım; yönetim kurulunda kadınların temsil edilmesine imkan tanımayan şirketlerin ürünlerinin, hizmetlerinin sizin ihtiyaçlarınızı uzun vadeli olarak karşılayabileceğine inanıyor musunuz? Cevap, evet ise, özür dilerim; ben yanlış “hayali kuruyorum”!

 

 

 

No Comments

Post A Comment