YAHOO’NUN YERİNDE OLSANIZ, NE YAPARDINIZ ?

 

 

YAHOO’NUN YERİNDE OLSANIZ, NE YAPARDINIZ ?

O anı hala unutamıyorum. Birkaç sene önce, bir şirket toplantısı için yurtdışında idim. Telefonum çaldığında yatmak üzere otel odama çekilmiş, son gelen elektronik postaları yanıtlıyordum. Arayan, o dönemde hizmet verdiğim Türkiye’nin en büyük şirketlerinden birisi ile yürüttüğümüz projenin en son aşamasına kadar gelen, farklı mülakatları ve değerlendirme süreçlerini başarı ile aşan bir kadın yönetici idi. Telefonda birkaç saat once müşterimiz olan şirketin insan kaynakları yöneticisine, teklif mektubu ve iş anlaşmasını imzalamaya giderken başına gelenleri anlatıyordu. Yönetici, müşterimiz olan şirkete varmasına metreler kala çalan cep telefonunu açtığında, karşısında, birkaç dakika sonra, toplantı yapacağı insan kaynakları yöneticisini bulmuştu. İnsan kaynakları yöneticisi “hoşbeşten sonra”, o dönemde bekar olan kadın yöneticiye, şirketin Genel Müdürü ile yaptığı mülakatta, “yakın zamanda evlenmeyi planladığını” söylediğini hatırlatıp, Genel Müdür’ün “küçük” bir ricasını iletmek istemişti; “biz sizinle çalışmak istiyoruz, teklifimiz de hala geçerli, ama Genel Müdürümüz önümüzdeki iki yıl içinde çocuk doğurmamaya söz vermenizi istiyor”. İnsan kaynakları yöneticisi, iyi niyetlerini göstermek adına, “bunu kayıt altına almamıza gerek yok, sizin sözünüz bizim için yeterli olacaktır” diye de eklemişti (sonrasında keşke bunu yazılı olarak kayıt altına alsaymışız diye düşünmüştüm). Beni arayan kadın yönetici, “Murat Bey, evleneceğim kesin değil, çocuk yapmayı da düşünmüyorum, ama bu talep benim bütün heyecanımı ve arzumu bitirdi. Ben bu şartlarda, bu şirkette çalışamam” diyerek projeden affını istemişti (bence önemi yok ama, bu arada, o kadın yöneticinin aradan geçen seneler sonrasında, bu satırları yazarken hala çocuğu yok!). Zaten kendisi de, insan kaynakları yöneticisine, “bu taahhüdü veremeyeceğini ilettiğinde“, karşılıklı birbirlerine iyi şanslar dilemişlerdi. İşim gereği daha sonra, yüzyüze ve detaylı konuştuğum insan kaynakları yöneticisine, “bu yaklaşımlarının kabul edilemez ve hatta insan haklarına aykırı olduğuna” ikna edememiştim. Belki de ben yanlış düşünüyorum, onun kararını siz vereceksiniz.

 

Yukarıdaki anıyı aniden hatırlamamın sebebi, geçtiğimiz günler içinde, iki küresel teknoloji devi, Google ile Yahoo arasında gerçekleşen bir yönetici transfer haberi idi; Yahoo, Google’ın sözcüsü ve yönetim kurulu üyesi Marissa Ann Mayer’ı transfer etmişti. 1999 yılında, şirketin 20’inci çalışanı olarak Google’a katılan ve Yahoo tarihinin beşinci kadın CEO’su olan Mayer, teknoloji devinin başkanı ve yönetim kurulu üyesi de oldu. Aslında iki dev teknoloji şirketini birbirine düşürse de, buraya kadar haberin “olağan bir transfer hikayesinden” pek farkı yok. Haberin asıl “gıdıklayan” ve bana eski günleri anımsatan yanı ise, 37 yaşında olan Mayer’in 6 aylık hamile olması! Normal koşullarda ekim ayında doğurması beklenen Mayer’in, fazla zaman kaybetmeden, doğurduktan çok kısa süre sonra şirketin başına tekrardan geçeceği “iş dünyası kulislerinde konuşuluyor”. ABD’nin Sermaye Piyasaları regülatörü SEC’in konuyu, yani “Mayer’in göreve ara verdiği süre içerisinde Yahoo yatırımcılarının olası zarar” boyutunu inceleme altına aldığı da iddia ediliyor.

 

Kişisel olarak Yahoo’nun kararını “ayakta alkışlıyorum”! İşe alma kararlarında, başta cinsiyet olmak üzere hiçbir kriterin yetkinliklerin ve potansiyelin önüne geçmemesi gerektiğine inanıyorum. SEC’in olası araştırması da, bana sorarsanız, “beyhude bir çaba olmaktan” ileri gidemeyecektir. Ancak bu konuda farklı görüşlerinizi ve tecrübelerinizi de, eğer varsa öğrenmek isterim. Bir tarafta, potensiyel anne olma ihtimalini dahi kabul edemeyen bir şirketin yaklaşımı, diğer tarafta ise Yahoo’nun duruşu, sizce hangisi doğru ? Yahoo Yönetim Kurulu’nun yerinde olsanız, ne yapardınız ?

 

Bu satırları yazarken, Malezya’yı atıcılık dalında temsil edecek ilk kadın sporcu olan Nur Suryani’nin Londra Olimpiyat Oyunları’na hamile olarak katılacağını öğrendim; hem de dokuz aylık hamile! Malezyalı yöneticilerin aksi görüşüne ragmen, 29 yaşındaki Nur Suryani, doktorundan özel izin alarak Londra’ya gidecekmiş. Benden koca bir alkışı da Malezya Olimpiyat Komitesi ile Nur Suryani haketti!

 

TÜRKİYE’NİN YETENEK BAŞKANI KONUSU…..

Yorum ve katkılarınızla, Türkiye için yetenek yönetimi stratetejisini oluşturacak, yetenek ajansını kuracak ve yapılandıracak lideri aramaya devam ediyoruz. Her bireyin bir yetenek olduğuna inanmak ve eşit şartları sağlayabilmek yetenek yönetimi politikasının temel taşı olmalı. Bu kapsamda Türkiye’nin “en tepedeki insan yöneticisi” Başbakan Erdoğan’ın bu konuda atacağı adımlar kritik önem taşıyacak. Başbakanın, yatırım ajansının kurulması noktasında gösterdiği vizyonu ve insiyatifi, yetenek ajansının kurulmasında da göstereceğine kalpten inanıyorum.

 

 

No Comments

Post A Comment