TÜRKÜN GÜCÜ

 

TÜRKÜN GÜCÜ

Bu haftayı İskoçya ve İngiltere’de araba ile dolaşarak geçiriyoruz. Hafta boyunca yaklaşık 2000 kilometre yol yapmışız. İngiltere’de otobanlarda hız sınırı saatte 70 mil, yani yaklaşık 110 kilometre; gidiş-gelis yollarda ise 60 mil, yani 100 kilometrenin biraz altında. Güzel vatanımda, özellikle de otobanda hız sınırı konusunu fazlaca düşünmeyen bendeniz, sabit 70 mili geçmeyecegim diye sağ ayağımın uyuşması pahasına çaba gösterdim. Otomobil, yol ve sürücüde fazla degişiklik yok da, değişen kanunlar ve adalet sistemi. Nedense hız kameralarına, yaban ellerde yakalanmamak gerekiyor! İnsanoğlu ilginç bir yaratık; sanıyorum umduğu veya korktuğu zaman refleksleri değişiyor….

 

Geçen haftanın hayatıma giren önemli bir karakteri de Kate oldu. Ne yalan söyleyeyim, çocuklarımdan, hatta karımdan çok onun sözünü dinledim. Kate kim mi ? Kate, araç kiralama şirketinin sağladığı GPS cihazının bize sunduğu “mihmandar” seslerden birisi; Amerikan İngilizcesi ile konuşup, mesafeleri de metrik sisteme göre bize aktardığı için tercih ettik. Yol boyunca çok kavga ettik, ama istikrarlı bir biçimde dik durdu; “buradan hiç mi çıkış yok” ya da “ben şuradan kestirme bir yol biliyorum” benzeri sataşmalarımıza muhatap olmadı. Hakkını helal et, Kate!

 

Kate ile kurduğumuz seviyeli, mantık ilişkisini İngiltere’de acımasız bir rekabete dönüştüren sürücülerin sayısı ise hiç de az değil. Uzun yol otomobil kullanan özellikle erkek sürücülerin, kilometre göstergesi, saat ve yol/mesafe tabelaları en büyük eğlencesidir; en azından benim öyle! Sonuç odaklı bir biçimde, her kasabaya, şehre, önceden kafanızdan hesapladığınız sürelerde varmak ve toplam yol performansını ölçmek uzun yolların akıp gitmesine yardımcı olur. GPS cihazları ile artık, kafanızı yormaya da gerek kalmamış; zira gideceğiniz yeri girdiğinizde, tahmini varış zamanını da size veriyor. Size düşen de, GPS cihazınız ile yarışıp daha iyi bir performans sağlamak! Şaka değil, İngiltere’de yeni yapılan bir anket (ICM) GPS cihazı ile hemen her gün yarışan sürücülerin sayısının 7.2 milyona ulaştığını gösteriyor; işte ben sonuc odaklılik diye buna derim! Sıkı durun, yarıştığını kabul edenlerin yarısı da GPS cihazını yenebilmek için hız limitini de aşmayı göze aldıklarını itiraf ediyor! Yaklaşık 144 bin sürücü, yarışma güdüsü nedeniyle başka araçlari içeren kazalara karıştıklarını, 200 bin sürücü virajlarda kaldırıma veya yoldan çıktığını, 570 bin sürücü yaya geçitlerinde veya trafik ışıklarına yaklaşırken yavaşlamadıgını, 1.2 milyon sürücü ise sarı veya kırmızıda geçtiğini söylüyor! Ne için ? Özetle Kate’in gözüne girmek için! Dikkat edin, medeniyetin beşiği İngiltere’den bahsediyorum! Rekabet edilen fişi çekildiğinde canı çıkan GPS cihazı; siz bir de işyerinde, okulda, kahvede, mola yerinde birbirleriyle anlamsız rekabete giren canlı kanlı insanoğullarının duygularını ve ruh halini düşünün! Hep söylerim, belirtilenin aksine aslında az trafik kazası oluyor; şartlar ve aktörler düşünüldüğünde!

 

Unutmadan, merak edenlere söyleyeyim; tabi ki Kate’in hedeflediğinden birkaç dakika daha iyi performans yaptım; Türk’ün gücünü göstermemezlik edemezdim!

 

 

 

No Comments

Post A Comment