SİYASET YASAĞI

 

 

 

 

 

 

SİYASET YASAĞI

Üçlü koalisyonun gerçekleşmesinden herkesin ümidini kestiği saatlerde, Başbakan Sayın Bülent Ecevit’in DSP Genel Başkan Yardımcısı da olan Sayın eşi Rahşan Ecevit MHP hakkındaki görüşlerini dile getirirken, biz de bu koalisyonun ilk çatısının çakıldığı Jasmin Court otelinde masa tenisi oynuyorduk. Bu köşenin amacı politika üzerinde yazmak olmadığından gerek Rahşan Hanım’ın çıkışı, gerekse de sonrasında DSP-MHP platformlarında tartışılanlar hakkında yorum yapmak istemiyoruz. Diojen’e sormuşlar, “Bir insanın akıllı olup olmadığını nasıl anlarsın?” diye,”Konuşmasından” demiş. “Ya hiç konuşmazsa ?” demişler.”O kadar akıllı olan yoktur.” diye cevap vermiş.

Aslında istesek de siyaset konusunda fazla yorum yapmamız mümkün değil, zira gerek genel yayın yönetmenimiz gerekse de eşimiz tarafından “siyaset yasaklısı” konumdayız. Gel gör ki Türkiye gibi bir ülkede hemen her konuda siyasetin “dayanılmaz ağırlığı”nı hissediyorsunuz. Bu bizim yazmaya çalıştığımız ekonomide de böyle, sporda da, sanatta da…Bu sebeple affınıza (başta Sayın Genel Yayın Yönetmenim ve Sayın Eşim) sığınarak köşemizde isteyerek veya istemeyerek kendimizce politik saptamalar, tahliller ve tahminler yapmak zorunda kalıyoruz.

Sizleri artık ezberlediğiniz koalisyon hesapları, bakanlık pazarlıkları,.. ile sıkmak istemiyoruz. Özet olarak söyleyeceğimiz seçim sonrası görüşümüz ile aynı; DSP-MHP-ANAP koalisyonunun bizce Meclis’de alternatifi yoktur ve bu sebeple de kurulacaktır. İki hafta önce bu köşede değindiğimiz gibi sancılı ve uzun bir koalisyon süreci nedeniyle başta bankalar kanunu(11 Haziran), bütçe(30 Haziran) gibi Meclis’de bekleyen “süreli” gündem maddelerinin takviminde sıkışmalar yaşanması da son derece olasıdır. Burada çıkış noktası Sayın Okan Oğuz’un belirttiği gibi 1 yıl çalışmadan izin hakkına sahip olamayacak ücretli kesim örneğinden yola çıkarak sayın milletvekillerimizin de tatillerinden fedakarlık etmesi ve yaz aylarını Ankara’da, TBMM’nde çalışarak geçirmesidir.

Hükümetin kuruluşu sonrasında piyasalar ilk ferahlamayla birlikte, koalisyonu daha önce bir kaç kez satın almalarına rağmen, olumlu tepki vereceklerdir. Faizlerin %80’lere kadar inmesi,     İMKB-100 endeksinin 6000 puanı geçmesi olasıdır. Ancak artık anlaşılması gereken bono-tahvil piyasasında oynanan “papaz kaçtı” oyununun da , borsada oynanan “trencilik” oyununun da tadının kaçmaya başladığıdır. Sadece beklentilerle işlem yapmaya çalışan ve devamlı “umut” pompalanan piyasaların patlayacak durumda olduğu artık görülmelidir. Hükümetin kurulması istikrar açısından önemli olmakla birlikte son yıllarda özellikle ekonomideki “sınırlı” başarının arkasında uyumlu ve tutarlı bürokrasi kademesi bulunmaktadır. Bu gerçeğin unutulmaması ve ekonomi bürokrasisindeki uyumlu çalışan tecrübeli kadroların görevlerine devam etmesinin sağlanması hükümetin birinci önceliği olmalıdır. Hükümetten beklentimiz günü kurtarması değil, radikal önlemler ile Türkiye’nin önünü açmasıdır.

Son Söz:        En iyi hükümet bize kendimizi yönetmeyi öğretendir.             GOETHE

 

 

No Comments

Post A Comment