ŞAMPİYONU KİM BELİRLEYECEK ?

 

ŞAMPİYONU KİM BELİRLEYECEK ?

Spor-Toto Süper Ligde 32.haftanın sonuna geldik; son iki maça Fenerbahçe ve Trabzonspor “kolkola” aynı puanla girseler de, aralarındaki maçların averajlarına dayalı olarak Fenerbahçe’nin “yarım” adım üstünlüğü var. Sonuç ne olursa olsun, çetin ve başabaş bir mücadele gösteren iki kulübü de gönülden kutlamak lazım – her ne kadar, hepimizin içinden ikisinden birinin kazanması geçse de!

 

SPORUN PSİKOLOJİSİ OLUR MU ?

Efsane film Jerry Maguire’da, kendisini “takım elbise içinde bir köpekbalığı” olarak tasvir eden Tom Cruise “kazanmak hiçbir zaman ucuz değildir” diyordu. Futbol, hatta spor dendiğinde maalesef artık akla daha fazla sahada oynanan oyunun dışındaki faktörler gelmeye başlıyor. Milyarlarca dolarlık bahis endüstrisi, medya ratingleri, kulüp bütçeleri, ister istemez sporun güzelliklerinin önüne geçmeye başladı. Ancak oluşan endüstri binlerce insana ek istihdam sağlamaya da devam ediyor.

 

Geçen hafta Bursa’da yaşanan sokak olaylarını sporun parçası olarak görmek zor olsa da, bunları bilinçli veya bilinçsiz tetikleyenler arasında spor endüstrisinden aktörlerin olduğunu inkar etmek mümkün değil. Şikago Üniversitesi Ekonomi Profesörlerinden Tobias Moskowitz ile Sports Illustrated dergisinin editörlerinden Jon Wertheim’in ortaklaşa yazdıkları kitap da tam bu konuya ve psikolojik boyutuna odaklanıyor*.

 

EVSAHİBİ TAKIMLARIN BAŞARISI

Kitapta spor dünyasında “karar verme” rasyoneli ve bunun insan psikolojisi ve davranışları ile nasıl etkilendiği konusunda onlarca örnek var. Ancak kitabın yazarlarının en ilginç tespitlerden bir tanesi, “saha avantajı” üzerine yaptıkları bir analiz. Yazarların analizine göre evsahibi takımlar Beyzbolda %54, Kolej Basketbolunda %69, Krikette %60 ve İngiltere Premiere Futbol Liginde %63 oranında oynadıkları maçları kazanıyorlar (Kitap ABD’nde yazıldığı için verilen örneklerin de birçoğu Amerika’dan alınmış). Onyıllarca geriye giderek yapılan analizlerde ortaya çıkan ve pek değişmeyen performansın arkasında yatan sebepler araştırıldığında ise seyircilerin evsahibi takım lehine veya misafir takım aleyhine yaptıkları tezahürat ya da deplasmana gitmenin verdiği fiziksel yorgunluğun etkisinin çok düşük olduğu tespit edilmiş. Hatta evsahibi takımın, oynanan sahanın fiziksel özelliklerini daha iyi tanımasının bile yukarıdaki iki sebepten daha etkili olduğu belirtilmiş.

 

HAKEMLER SONUCU BELİRLİYOR!

Evsahibi takımların performansını etkileyen en önemli etkenin ise, sıkı durun, hakemlerin maçların en kritik anlarında verdikleri kararlarda evsahibi takım lehine düdük çalması olduğu iddia ediliyor. Ekonomist Moskowitz’in “çıpalama” olarak da tanımladığı davranışla, hakemler tribünlerin “ruh halinden” etkilenerek, karar verme eğilimi içine giriyorlar, bunu da özellikle maçın kritik noktalarında verdikleri kararlarla dışa vuruyorlar. Bulgularını örnekleyen yazarlar, birkaç sene önce İtalya’da seyircisiz oynanan 21 futbol maçında hakemlerin evsahibi takım lehine verdikleri faul kararlarının %23, sarı kartların %26 ve kırmızı kartların %70 oranında azaldığının altını çiziyorlar. Bu sonuçlara bakarak maçlarda fubolcuların neden ellerini kollarını sallayarak hakemi ve taraftarı etkilemeye çalıştığını sanırım daha iyi anlamışsınızdır!

 

* Scorecasting:The Hidden Influences Behind How Sports Are Played and Games are Won; Crown Archetype, 2011.

 

 

 

 

No Comments

Post A Comment