RATING UĞRUNA

 

RATING UĞRUNA

Son günlerin modası MHP üzerine yazarak “rating” almak. Biz de bundan mahrum kalmamak için ekonomi yönetimindeki satır başları ile ilgili olarak olası koalisyonun üç ortağının bakış açılarını irdeleyeceğiz. Enflasyon konusunda,üç parti de vergi yoluyla kamu gelirlerinin arttırılmasını savunurken, bizim özellikle altını çizdiğimiz kamu gider ve bütçe disiplininin sağlanmasını öngörmektedir. MHP yüksek enflasyondan dolayı son 20 yılda iktidara gelen tüm partileri sorumlu tutarak, seçim öncesinde seçmenin tercihlerini de kendisi üzerinde yoğunlaştırma yoluna gitmiş. Enflasyonun önlenmesi için kısa vadede önerdikleri en önemli ve bizce de gerekli önlem “piyasalara enflasyonun düşürülebileceği hususunda güven vermek”. Kuşkusuz akla polisiye tedbirler dahil her türlü şey geliyor. Hatırlayanlar olacaktır, 1994 krizi sırasında Merkez Bankası “döviz müdahelelerini” asayiş polisinin yardımıyla Kapalı Çarşı’da döviz simsarlarını copla dağıtarak yapıyordu. Milliyetçi görüşün piyasalara nasıl güven aşılayacağı ise şu anda bilinemiyor.

Partilerin düşünce birliği borçlanma politikalarında da kendini gösterirken, MHP’de “savurganlığın” önlenmesi yoluyla borçlanma gereğinin azaltılması görüşü ağırlık kazanmaktadır. İç borçlanmanın azaltılması ve uzun vadeye yayılması da MHP tarafından savunulurken, DSP ile ANAP’ın iç borçların bir kısmının uzun vadeli dış borçla ikame edilmesi planı tek önemli farklılıktır. Ancak burada da MHP, IMF ile görüşmelerin ve dışa açık ekonomik modelin kaçınılmaz olduğunun farkındadır. MHP, “…21. Yüzyılın eşiğine geldiğimiz şu günlerde …( )hiçbir ülke içe dönük, kendi kendine yetmeyi ilke edinen bir iktisat politikası ile başarılı olamaz.” diyerek ekonomik entegrasyonun, dış ekonomik ilişkilerin altını önemle çizmekte.Borçlanma politikalarını etkilemesi açısından özelleştirme planlarına da göz attığımızda ANAP’ın özellikle önem verdiği bu konuda MHP kısa vadeli bir duraklamadan sonra“halkın güvenini kazanacak özelleştirmeleri 2003 yılına kadar bitirmeyi” planlamaktadır. MHP “rekabete dayalı piyasa ekonomisinin” benimsetilmesi amacıyla “Pazar disiplininden yoksun olarak faaliyet gösteren” ve “ kaynakları rasyonel ve verimli bir biçimde “kullanamayan KİT’lerin özelleştirilmesini öngörüyor. Altı bir kaç kez çizilecek ve kimsenin karşı çıkmayacağı bir söylem. Bu yolla da “devlet bütçesindeki finansman yükünün azaltılması” ve “mülkiyetin tabana yayılarak, sermaye piyasalarının da geliştirilmesi sağlanacak” ve bir taşla tüm kuş sürüsünün vurulması sağlanacak. Daha sonra da bu “case-study” halinde dünya üniversitelerinde okutulurken, MHP’nin ekonomi teorisyenlerine IMF tarafından ”hayatboyu iş garantisi” verilerek tüm gelişmekte olan ülkelerin rehabilitasyonu yaptırılacak. MHP parti programını okurken problem ve tıkanıkların tespit edilmesindeki doğruluğu takdir ederken, duru bir dille getirilen basit çözüm önerilerinin neden olup da bugüne kadar diğer partiler tarafından düşünülemediğine şaşmadan geçemedik !

 

 

No Comments

Post A Comment