PUZZLE

 

PUZZLE

Hafta içinde biraraya gelme şansını bulduğum yabancı bir yönetici kızının puzzle yapmaktan çok hoşlandığını söyledi; özellikle de 1000 parçalı, oldukça karmaşık puzzle’lar ile uğraştığını ekledi. İlköğretim yaşlarındaki kızının puzzle tutkusu, parça sayısı fazla olsa da, cok şaşırtıcı degil. Benim için şaşırtıcı olan ise kızının puzzle yaparken “kutunun üzerindeki resme bakmak istememesi”! Konuştuğum yönetici, kızları için satın aldıkları puzzle parçalarını kutudan çıkartıp, ona verdiklerini söyledi. Sonrası ise tam bir macera! Üzerinde çalıştığının bir manzara mı, hayvan resmi mi yoksa bir süper kahraman mı olduğunu bilmeden kızı şevk, heyecan, tutku ve merak ile çalışmaya başlıyor. Puzzle’ın yarısını, hatta bazen tamamını oluşturmadan, neyi yaratmaya çalıştığını da bilmiyor. Ne büyük bir meydan okuma? Kaçımız kendi hayatlarımızda bunu yapabilme cesaretini gösterebiliyoruz.

Kendi deneyimimi düşündüğümde motivasyonumun bir an once puzzle’in tamamlanması olduğunu ve bu sebeple de kutunun üzerindeki resmi önüme koyup, parça parça kopyalamaya çalıştığımı söyleyebilirim. Daha da ironik olan benzer refleksi göstermeleri için kendi çocuklarımı teşvik ettigimi şimdi geriye bakınca görüyorum.

Aile hayatından, okuldan ve iş hayatından kazandığım ilk ve en güçlü güdü sonuç odaklılık, başladığını bitirmek; annelerimiz bizi “tabağında yemek bırakma” diyerek büyütmedi mi, okulda hiç keyif almadığımız ve zorlanarak okuduğumuz kitapları bitirmek için öğretmenlerimiz tarafından “motive” edilmedik mi, ve iş hayatı…. Ortalama her 10 çalışandan 7’sinin aktif veya dolaylı yollardan iş araması keyif almadıkları, mutlu olmadıkları işleri yapmak zorunda olmalarından değil mi? Pekiyi bu caba niye? Neden keyif almasak da, merak etmesek de “puzzle” i tamamlamaya çalışıyoruz?

Ekonomik ihtiyacı, “hayat mücadelesini” bir kenara bırakalım, kolay olmasa da, bir an için kutunun kapağına bakmadan, 1000 parçayı nasıl yanyana koyabileceğimizi, birleştirebilecegimizi merak etmiyor muyuz ya da bunun vereceği heyecanı yaşamayı arzu etmiyor musunuz ? Sizi bilmem, ama ben siparişi verdim bile; bu yazıyı tamamladıktan sonra, ne olduğunu, birleştirince ne oluşacagını bilemeyeceğim 1000 parçalık bir puzzle yapmaya başlayacağım. Size tavsiyem en azından bir kez bu heyecani, macerayi denemeniz…

Unutmayın, bugün geri kalan hayatınızın ilk günü ve hiçbirzaman çok geç değil!

 

 

No Comments

Post A Comment