“POZİSYONLARINIZI KORUYUN !”

 

“POZİSYONLARINIZI KORUYUN !”

Yılbaşında İMKB-100 endeksi 20,000 seviyesinin üzerine soluklanmadan çıktığında, altı ay içinde 13,500’e kadar ineceğini tahmin edebilenlerin sayısı çok değildi. Siyasetteki değişik çalkantıları, cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşananları, geçen yılki talihsiz deprem facialarını öngörebilen de pek kimseyi hatırlamıyoruz. Bunlar aslında ekonomi dünyasını derinden etkileyebilecek “önemli” olaylar. Ancak, yukarıdakiler kadar büyük ve önemli olmayan, hatta zaman zaman ilgisiz denilebilecek çeşitli olayların; Istanbul trafiğinin, şiddetli yağmurların, sıcak havanın, hatta Galatasaray’ın Avrupa Kupası final maçının da endeksi etkileyebildiğini gördük.

 

KAOS TEORİSİ

Kaos teorisinin temellerini 1960lı yıllarda Edward Lorenz adlı bir meteoroloji uzmanı basit bir bilgisayar tahmin programı üzerinde çalışırken atmıştı. Lorenz, meteorolojik tahminler yapmak üzere üzerinde çalıştığı programda verilerini virgülden sonra 3 basamağa yuvarlaması ile 6 basamağa kadar programa dahil etmesi arasında çok büyük sonuç farklılıkları oluştuğunu görmüştü. 3 denklem ve 3 bilinmeyenden oluşan bu basit modelde bile bu kadar büyük sapmaların oluşması aslında bize “ekonomi” veya “finans piyasaları” gibi karmaşık ve çok değişkenli ortamlarda, küçük bir değişkenin dahi sonucu nasıl farklılaştırabileceğini gösterebilir.

 

BİLARDO MASASI ÖRNEĞİ VE SEMİH SAYGINER

New York Times yazarı ve matematik profesörü John Allen Paulos bunu bir “bilardo masası” örneği ile açıklıyor. En iyi bilardo oyuncularından birini, örneğin şampiyon Semih Saygıner’i çağıralım. Bilardo masasının çeşitli yerlerine 20 topu yerleştirelim ve Saygıner’den bir vuruş yapmasını isteyelim. Topların durmasını takiben, pozisyonlarını işaretleyerek, topları tekrar başlangıç yerlerine yerleştirelim. Saygıner’den aynı yerden, aynı açıyla, aynı güçle, aynı topa tekrar vurmasını rica edelim. Her iki sonucu karşılaştıralım. Ne kadar dikkat edersek edelim, Profesör Paulos sonuçların birbirinden oldukça farklı olacağını iddia ediyor. Hatta benzer bir denemeyi bilgisayar yardımıyla yapmanın dahi çok büyük fayda getirmeyebileceğinin altını çiziyor.

 

PREDICTION CO.

1990’lı yılların başında “kaos teorisi” yatırımcıların eski moda metodolojilere bağımlılıklarını önleyecek bir yatırım tekniği olarak ortaya tekrar çıkartılmıştı. Fizik ve matematikten alınan metodlarla “kaos teorisi”nin tahmin edilemeyeni tahmin etme misyonu olduğu iddia edilmişti. Teorinin temelinde ise “ne kadar düzensiz gözükürse gözüksün, her şeyin altında bir düzen vardır” felsefesinin yattığı belirtiliyordu. İşin ilginç tarafı ise bu felsefeyi kullanarak 1990’larda ortaya çıkan ve sermaye piyasalarında “başarı garanti eden” firmaların en ünlüsü Prediction Co.’nun kurucu ortaklarının 1980li yıllarda Las Vegas’da rulet masalarını ayakkabılarına sakladıkları bilgisayarlarla yenmeyi başaran Doyne Farmer ve Norman Packard adlı matematik dahileri olması idi.

 

Kaos teorisi ile ilgili bu açıklamaları yapmamızın sebebi, yazı başlığındaki tanıdık cümle. Bu belirsiz ortanda yorum almak için başvurduğunuz uzmanlardan çoğu, uzun uzun açıklamalar yaptıktan sonra, “Siz en iyisi mevcut pozisyonunuzu koruyun” tavsiyesinde bulunuyorlar, hangi pozisyonda olduğumuzu dahi öğrenmeden. “Alım yapmayın, sakın satmayın, biraz daha bekleyin”. Neyi, niye bekleyeceğiz, çok belli değil. “Herkes ne yapıyorsa onu yapın” ya da “Ancak herkesin yaptığının tersini yaparak para kazanılır” diğer sevdiğimiz cümleler arasında.

 

GERÇEK UZMAN DART MI?

 

Wall Street Journal’in hisse senetleri sayfasını dart tahtasına yapıştırdıktan sonra, ok atarak yapılan hisse seçimlerinin yıllardır Amerika’da uzmanların yaptığı portföy önerilerinin getirisini de, Dow Jones endeksinin getirisini de geçiyor olması aslında üzerinde düşünülmesi gereken bir “tesadüf! Sizce bu uygulamayı ülkemize uyarlayarak, “tombala” portföy ile “uzman” portföyü yarıştırmak ilginç sonuçlar verebilir mi? Ne dersiniz ?

 

 

No Comments

Post A Comment