ÖDÜLLÜ SORULAR

 

ÖDÜLLÜ SORULAR

 

Cuma akşamı BDDÜK tarafından Etibank ve Bank Kapital’e de “el koyulduğunun” açıklanması haftasonunun gündemini de belirlemiş oldu. Yönetimleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na geçen iki banka ile birlikte, fondaki banka sayısı 10’a çıktı. Cumartesi günü BDDÜK Başkanı Zekeriya Temizel, kurul üyeleri ile birlikte bir basın toplantısı yaparak “operasyon”un nedenlerini açıkladı.

 

BDDÜK İŞ BAŞINDA

 

Bankacılık kulislerinde böyle bir operasyonun yapılacağı haftalardır konuşuluyordu. Bazı kesimler, Kurul’un yıl sonunu bekleyerek, devlet garantisindeki mevduat tutarının 50 milyara inmesinden sonra harekete geçilebileceğini iddia ederken bazı kesimler ise, bu kez Fon’a devirden ziyade, zor durumda olan bankaların, yerli yatırımcılara veya banka sahiplerine satılmasına aracılık edilebileceğini öngörüyorlardı. Anlaşılan o ki, sermaye sahipleri “bulanık suya” girmekten ziyade, Fon’dan banka almayı tercih ettiler.

 

İYİ NİYETLİ TEMİZEL

 

Temizel’in açıklamasında bizim dikkatimizi çeken iki noktayı biraz daha açmak istiyoruz. Öncelikle Temizel, her iki bankadaki mevduat sahiplerine seslenerek “paniğe” kapılmamalarını, her iki bankanın da tüm yükümlülüklerini yerine getireceğini belirtti. Vadesinden önce hesaplarını bozmalarının gereksiz olduğunun ve bunun faiz gelirlerinden mahrum olmalarına sebep olacağının altını çizdi. Bu satırların sahibinin finans sektöründe suç-ceza-af üçgeninde “radikal” görüşleri olduğunu bir kez daha belirtelim. Yüksek faize “tamah” edenlerin, “tencere ölünce” yakınma hakkı olmadığını düşünenlerdeniz. Daha derinlere indiğimizde ise, mevduatlarını bankalara 100’er milyarlık dilimler halinde farklı adlarla yatırıp, mevduat garantisine hak kazanma çabası içinde olanların bulunduğu ve hatta banka üst yönetimleriyle “milyon dolarlık” mevduatlar için ek teminat (ipotek, v.b.) pazarlığı yapanların olduğu bir sektörde, Temizel’in “aman mevduatınızı bozmayın, faizden mahrum kalırsınız” uyarısını fazlasıyla iyi niyetli buluyoruz.

 

Diğer önemli konu ise Temizel’in “on bankayı içeren” çözüm planını hafta başından itibaren gündeme alarak, yıl sonuna kadar sonuç alacaklarını belirtmesi oldu. Sekiz banka için gereken kaynağın yaklaşık 6 milyar dolar olduğunu belirten Temizel, son iki bankanın da ihtiyacının, ilk belirlemelere göre yaklaşık 650 milyon dolar seviyesinde olduğunu açıkladı. Açıklamasını derinleştiren Temizel, “artık bankacılığın değişeceğini ve içini boşaltmak için değil, sermaye koymak için banka sahibi olunacağının” altını çizdi.

 

ÖDÜLLÜ SORULAR

 

Şimdi gelelim ödüllü sorularımıza: Fon’a ortalama maliyeti 650 milyon dolar olan bankalara bu fiyattan alıcı bulunabilecek mi? Bu fiyatı kabullenen alıcılardan, bir de özkaynak takviyesi istenebilir mi? Sadece bankaların özkaynağını güçlendirme vaadi ile gelen alıcılara bankalar verilecekse, yaklaşık 7 milyar dolar kimin cebinden çıkacak ? Bunların hepsini karşılamayı vaat eden yatırımcılar 700 milyon dolar maliyetli bankaları ile hangi faaliyetlerden para kazanacaklar ? …………

 

Şubat ayındaki Davos zirvesinde, yabancı bankaların fondan banka almak üzere Başbakan ile temas kurmaları hararetle kutlanmıştı. Eğer yukarıdaki soruların cevabını yabancı bankaların verebileceğine inanıyorsanız, biz sizlere borsada işlem gören bankalarımızın piyasa değerlerine bir bakmanızı ve daha sonra tekrar sorulara dönmenizi öneririz.

 

NE MUTLU Kİ NÜFUSUMUZ ARTTI !

 

Geçmiş tecrübelerimiz, Zekeriya Temizel’in bu netlikte açıklama yapmasının ancak somut verilere dayanması halinde mümkün olacağına işaret ediyor. Dolayısıyla Fon’daki bankaların “tasfiyesi” ile ilgili olarak, önümüzdeki günlerde önemli gelişmeler yaşanacağını düşünüyoruz. Ancak gene öngörümüz o ki, giden 7 milyar dolar biraz zor geri gelecek. Ne mutlu ki, son sayım sonuçlarına göre nüfusumuz artmış da birey başına düşecek “Ek Banka Batıranlara Destek Vergisi” azalacak !

 

 

No Comments

Post A Comment