“ÖCÜ”LER NEDEN GELMİYOR ?

cardura xl 8mg yan etkileri  

singulair 10 mg pЕ™Г­balovГЅ letГЎk binäre optionen angsthasen strategie “ÖCÜ”LER NEDEN GELMİYOR ?

prednisolone cost australia post Hafta içinde Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Şükrü Binay’ın “ilginç” beyanatını görünce, elimizde olmadan birkaç hafta önce yazdığımız yazıyı hatırladık. Binay, bankacıları uyarırken, talep ettikleri önlemleri almayan bankaları, “banka ithal ederek” ikame etmekle “tehdit ediyordu”. Sadece finans sektörüne değil, ekonomimizin genelinde “yabancı sermayeyi” öcü olarak gösterenlerin sayısının hiç de az olmadığını biliyorduk ama bir kamu kurumunun tepe yöneticisinin bunu açık açık söylemesi bizi endişelendirdi. Biz yazımızda, gelişmekte olan ülkeler arasında yabancı bankaların finans sektöründeki ağırlığı olarak bakıldığında Türkiye’nin son sıralarda yer aldığının altını çizmeye çalışmıştık. Ekonomilerin krizden çıkmasında da, güçlü finans sektörlerinin önemine dikkat çekerek, yabancı kurumların gelmesinin sadece sermaye olarak değil, sektörün çalışma ilkelerini de değiştirmesi açısından önemli olduğunu belirtmiştik.

provera español online  

go to site https://digitrading.biz/it/trading-forexcfd/ forex trading australia BANKALAR SERMAYE YETERLİLİĞİNE UYABİLİR Mİ?

buy stromectol online uk  

follow url Binay’ın açıklaması aslında sadece bir “tehdit” niteliği de taşımıyor. Zira Citibank/SSSB’nin Mayıs ayı sonunda yayınladığı bir rapor, hükümetin IMF’e aksini taahhüt etmesine rağmen, bankacılık sektörünün BIS’in %8’lik sermaye yeterliliği rasyosuna ulaşmasının zor olduğunun altını çiziyor. BDDK’nun “tavsiyesi” yönünde özel bankalar dönem karlarını sermayelerine ekleseler de, giderek çetinleşen ekonomik koşullar geri dönmeyen kredilerin artmasına ve bankaların gerek likidite gerekse de özkaynak yetersizliği problemleri yaşamalarına sebep olacak gibi gözüküyor. Devlet Bakanı Derviş’in özel bankaların sendikasyon geri dönüşlerini “garanti” altına almak üzere New York ve Frankfurt’a yaptığı mini “roadshow”lar boşuna değil. Bu tabloya bakarak yıl sonuna kadar, hangi yolla yapılacağını pek anlamasak da, Merkez Bankası’nın “yabancı banka ithalatına” başlayabileceğini söyleyebiliriz.

http://inkless.ink/arava-20-mg-indicazioni.html  

rifampicin 150 mg/isoniazid 75 mg tablets opzioni binarie a 1 euro CITIBANK MEKSİKA’DA

follow link  

http://www.mobilentis.com/khang-sinh-ampicillin-500mg.html Aynı hafta içinde, Newsweek dergisinde, Fareed Zakaria imzasıyla çıkan ilginç bir haber-yorum ise, biz bunları tartışırken, dünyanın öbür ucunda neler olduğunu “müjdeliyordu”. Ülkemizde de banka satın almak üzere birçok görüşme yapan, ancak henüz sonuç alamayan Citibank, Meksika’nın en “iyi” bankası olarak nitelendirilen Banacci’yi, hem de 12.5 milyar dolara satın almıştı. Rakamın altını çizmek istiyoruz; TMSF’na devredilen 13 bankanın toplam aktifleri ve toplam zararına yakın bir büyülükten bahsediyoruz. Türkiye’deki yabancı bankaların özkaynaklarının 25 (yazı ile de yazalım yirmibeş !) katı, aktiflerinin 1.5 katı, toplam bankacılık sektörü özkaynaklarının da yaklaşık 1.5 katı olan bir rakam bu. Rakam Meksika açısından da büyük; 2000 yılında ülkeye giren yabancı sermayeye eşit bir büyüklük. Bu önemli işlem ile birlikte, Meksika’da bankacılık sektörünün tamamı yabancıların kontolüne geçmiş durumda. Bahsettiğimiz ülke, yolsuzlukların, uyuşturucu ticaretinin, gelir dağılımındaki bölgesel çarpıklıktan dolayı halk hareketlerinin olduğu, son derece “dinamik” bir Latin Amerika ülkesi. Bunlara rağmen, her yıl on milyar doların üzerinde gerçekleşen yabancı sermaye girişi ile, %7 civarında büyümeyi başarmış.

order danazol for  

tadacip tadalafil 10mg tegretol 200 mg spc YATIRIMIN ÖNEMİ NE ?

bystolic price costco quebec  

tamoxifen citrate 20mg x 30 ml Zakaria’nın, Citibank’ın Meksika’daki bu yatırımı ile ilgili altını çizdiği nokta ise bize pek yabancı gelmedi: “ Banacci’nin verdiği kötü kredilerin ceremesini bugüne kadar vergi verenler ödüyordu, artık bu cezayı 260 milyar dolarlık Citibank’in yatırımcıları paylaşmak zorunda”. Kuşkusuz ülkeye getirecekleri kurumsal yönetişim (corporate governance) ilkeleri, şeffaflık ve uluslar arası muhasebe standartlarına uygun çalışma prensipleri ile Citibank’in yatırımcılarına bu cezayı ödetmeyeceğini varsaymamız yanlış olmayacaktır. Burada bizce ilginç olan bir başka nokta ise Meksika’da da “vergi verenler” (tax payer) kavramının geçerli olmasıdır. Bizde ise bu kavramın karşılığının “vergi mükellefi” (yani vergi vermek zorunda olan veya kaçamayanlar ) olduğuna dikkatinizi çekmek istiyoruz.

http://lightsofatlantis.com/zyrtec-150mg-quetiapine.html  

medrol 4 mg obat untuk apa http://shaveandtrim.in/prevacid-overdose-800mg.html BİZE NEDEN GELMİYORLAR ?

robaxin prescription cost  

roxithromycin 50mg bula Meksika’nın bu çetin şartlarına rağmen 12.5 milyar dolar yatırmayı göze alan Citibank neden Türkiye’ye bunun yirmide birini yatırmayı düşünmüyor sizce ? Aslında konuyu Citibank özelinden çıkartıp, yabancı bankalar geneline seslenmek daha doğru olacak . Bu sorunun yabancı bankalar açısından onlarca geçerli sebebi var. Yabancı sermayenin hala “öcü” olarak gösterilmesi ise listenin başında yer alıyor.

http://www.oakleysteel.com/ceftinex-300-mg-10-film-kapli-tablet.html  

calcium carbonate 648 mg tab SORMASI BİZDEN………..

 

Her hafta soruyu değiştirerek soruyoruz. Bu hafta da Morgan Stanley Dean Witter’in Türkiye ile ilgili bir raporunda yer alan ilginç saptamadan esinlenerek sorumuzu yenileyelim. Son 30 yılda, ortalaması ondört ay, azami uygulama süresi de onsekiz ay olan “ekonomik istikrar” programları uygulama alışkanlığında olan Türkiye’nin, mevcut programının “ömrünün” Ekonominin tamamından sorumlu bir bakanla artacağına inanıyor musunuz ? Yanıtlarınızı bekliyoruz.

 

 

 

 

No Comments

Post A Comment