NEREDE BU DEVLET ?

 

NEREDE BU DEVLET ?

 

“Nerede bu devlet?” sorusunu canımızın yandığı birçok anda sarfediyoruz. Son birkaç haftadır da özellikle Istanbul’da soğuk hava ve kar yağışından bunalan hemşerilerimiz televizyon kameralarını karşılarında gördükleri her anda bu soruyu yüksek sesle dile getiriyorlar. Kötü hava şartları ve karla mücadelede alınan önlemler genellikle ana yol ve köprülerde kesintisiz ulaşıma imkan verse de ara yollar, yan sokaklar günlerce kar altında kaldı. Otomobillerini trafiğe çıkartamayanlar, yan yollarda yürümekte zorlananlar da yüksek sesle haykırdılar: “Nerede bu devlet?”

 

Okyanusun öbür ucunda, Amerika Birleşik Devletleri’nde New York şehrinde kış ayları Istanbul’dan çok daha çetin geçiyor. Her yıl birkaç hafta, bütün çabalara, önlemlere rağmen şehir karlar altında kalıyor. Günlerce kar altında kalan şehirde ulaşımın, iletişimin kesildiği, dünyanın en buyuk şehirlerinden birisinde yaşamı itfaiyenin ve hatta askerlerin sağladığı anlar dahi olabiliyor. Bu olumsuz resme rağmen, hemen her sene New York’da tartışmaya açılan konu “acaba yılda sadece üç hafta için bu kadar büyük yatırım yaparak kar küreme makineleri, iş makineleri almaya, kimyasal madde stoğu tutmaya, yüzlerce insana istihdam sağlamaya gerek var mı” oluyor. Diğer taraftan gelişmiş ülkelerdeki birçok şehirde olduğu gibi New York şehrinde de herkesin kendi evinin önundeki karı temizlemesi şart koşuluyor. Herhalde kendi evinin önünü temizleyenlerin oturduğu sokaklar da temiz oluyor. Bu durumda New Yorklular da ” nerede bu devlet” diyerek herhalde aranmıyorlar.

 

“Devleti arayanların” çok oldugu güzel yurdumuz ile kendi evinin önundeki karı temizleyip, verdiği verginin hesabını soran New York’lular arasındaki temel farklılık tam da hesap sorma sebebi ve biçiminden kaynaklanıyor. Biz verdiğimiz paranın veya oyun karşılığını sorgulamaktan ziyade devlet babanın her ihtiyacımizı, gerçek bir baba gibi karşılıksız sağlamasını bekliyoruz. New York’lular ise “benden aldiğı parayı neden akıllıca yönetmiyorsun” diye atadığı yöneticiden, aldığı hizmete rağmen hesap sorabiliyor. Sizden ricam, bir sonraki karlı havada, firtınaya, tipiye rağmen yollar açık, evinize giderken, “acaba yerel yöneticim ne pahasına, hangi kaynakla bu hizmeti sağladı” diye düşünün. Bir seviye üste geçmek isteyenler ise, bu işe kullanilan kaynağı acaba aynı yerel yöneticinin şehrin hangi farklı acil ihtiyacı için kullanabileceğini de değerlendirebilirler. Dilek kutusu boş olan varsa, ben benim ihtiyaç listemden yardimci olabilirim!

 

No Comments

Post A Comment