NE KA KÖFTE, O KA EKMEK!

 

NE KA KÖFTE, O KA EKMEK!

Yılın “o muayyen” dönemi geldi ya, herkes aynı soruyu soruyor; “bu sene şirketler maaşlarını ne kadar artıracak”. Konu sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da gündeminde. Hele son yıllarda özellikle yöneticilere verilen ücretler herkesin “gözüne batarken”, şirketlerin tepe yöneticilerinin aldığı her kuruş tartışma yaratıyor. Buna rağmen, örneğin İngiltere’de yönetici ücretleri geçen yıl baskılara ragmen artmış! Konunun bu boyutu ayrı bir tartışmayı da hakediyor. Ancak konunun bir diğer boyutu var ki, maalesef bugüne kadar kamuoyu önünde fazlaca konuşulmadı; o da “yüksek ücret” ne demek? Hangi yöneticiler yüksek ücret alıyorlar?

Yönetici ücretleri ile ilgili en kapsamlı araştırma metodolojilerinden birisini geliştiren Amerikalı bir danışmanlık firması Patterson Associates; firma kendi adları ile geliştirdikleri bir endeks ile (Patterson Endeksi) çok basit bir matematik formüle dayanarak kurumsal yönetimin temelini oluşturacak hesap sorma mekanizmasını işletiyorlar. Patterson endeksi halka açık şirketlerin son dört yıllık verilerine bakarak birkaç basit sorunun cevabını arıyor: Şirketin pazar değeri ne kadar arttı, şirket ne kadar temettü ödedi (yani ne kadar kar ve değer yarattı) ve şirket kendi hisselerine yatırım yapıyor mu. Bu soruların yanıtları konsolide edilerek, her şirketin yarattığı yıllık ortalama “değer” hesaplandıktan sonra, tepe yöneticinin toplam yıllık ücret paketine bölünüyor. Bu basit hesaplama ile kendisine ödenen her kuruşa karşılık tepe yöneticinin ne kadar değer yarattığı tespit ediliyor. Hesaplanan değerin dört yıllık bir zaman için incelenmesi “kısa vadeli” fırsatçı yaklaşımları da cezalandırıyor.

Bu basit hesaplama yöntemi ile İngiltere’deki halka açık ilk 100 şirketin incelendiği tabloya bakıldığında “en verimli” tepe yöneticinin Shell enerji şirketinin CEO’su Peter Voser olduğu görülüyor. Voser, dört yıllık veri serisinin hemen başında, 2009 ortasında görevi meslektaşı Jeroen van der Veer’den aldıktan sonra, özellikle 13 milyon sterline yaklaşan ücret paketi ile yatırımcıların büyük tepkisini çekmişti. Bu sene başında da Shell genel kurulunda kendisinin ve ekibinin ücretlerinin azaltılması oylanmış ancak reddedilmişti.

Patterson endeksinin değerlendirmesine gore Voser’i değer yaratma açısından HSBC (Stuart Gulliver), GSK (Andrew Witty) ve Vodafone (Vittorio Colao) tepe yöneticileri takip ediyor. Ilk dörtte yer alan CEO’ların her birinin ücret paketlerinin on milyon sterlinin üzerinde olduğunu hatırlatayım. Listede sekizinci sırada yer alan AstraZeneca’nın eski CEO’su David Brennan’ın yatırımcıların baskısı ile bu yıl görevini bırakmak zorunda kaldığını da unutmamak lazım. Listede çok daha düşük ücret paketlerine sahip CEO’ların alt sıralarda yer alması aslında sadece mutlak değer rakamlara bakılarak yapılan tek boyutlu değerlendirmelerin ne kadar yanlış olabileceğini de gösteriyor.

Yurtdışındaki örneklerden ilham alarak Türkiye’de de tepe yönetici ücretlerinin sınırlanması ve açıklanması yönündeki tartışmalarda hep aleyhte fikir beyan ettim. Halka açıklık oranının düşük olduğu Türkiye’de, hakim hissedarların belirlediği yönetici ücretlerinin, tamamı halka açık şirketlerin faaliyet gösterdiği ülkelerdeki örnekler ile karşılaştırılmasını hala doğru bulmuyorum. Ancak eğer yönetici ücretlerini tartışmaya başlıyorsak, bir taraftan aynı yöneticilerin yarattığı değeri de masaya yatırmamız lazım. Deyimi fazla “kapitalist” bulanlar olabilir, ama ben gene de altını çizeceğim “ne ka köfte, o ka ekmek!”

 

 

No Comments

Post A Comment