LONDRA PERAKENDE KONFERANSI

 

LONDRA PERAKENDE KONFERANSI

Geçen hafta çalıştığım şirketin bir toplantısı için Londra’da olacağımı duyan Suat Soysal son “çılgınlığını” göstermek üzere beni ısrarla Hilton Park Lane oteline davet etti. Soysal, perakende sektörünün emekçilerinden, duayen isimlerinden birisi; Perakende Günleri ve Perakende Liderler Konferansı gibi sektörün gündemini değiştiren istikrarlı organizasyonların altında onun imzası var. Soysal, son birkaç senede Türkiye sınırları dışında da aktif olma gayreti içindeydi; Londra’da şirketinin yapılanmasını tamamladı ve çalışmalarının ilk meyvesi de Londra Perakende Konferansı olarak geçen hafta “dünyaya geldi”.

 

ONLINE PERAKENDENİN YÜKSELİŞİ

Konferansa 450’nin üzerinde perakende yöneticisi katıldı (üşenmedim, listeden saydım; bunların sadece 30 kadarı Türk). Konuşmacılar arasında ise Asda’nın Yönetim Kurulu eski Başkanı Andy Boyd, Tesco’nun ayrılan CEO’su Terry Leahy’nin yanında, ülkemizde de “artık fazlasıyla meşhur olan” Alain De Botton ile Buyology kitabının yazarı Martin Lindstrom da vardı. Konferansın ikinci yarım gününe katılabildiğim için, kaçırdığım konuşma ve sunumlar için hayıflandım. En etkileyici ve vizyon açıcı sunumlardan birisini ise Javelin Danışmanlık şirketinin kurucu ortağı Tony Stockil yaptı. Stockil, konvansiyonel perakendenin, e-perakende karşısındaki mücadelesine odaklandığı sunumunda İngiltere pazarından çarpıcı örnekler verdi. İngiltere’de toplam ürün alımlarının %8’i online olarak yapılıyor (satış cirosu 25 milyar Euro); bunun yaklaşık dörtte biri ise bakkaliye ürünlerinin satışından geliyor. Tony Stockil diğer kategorilerle ilgili rakamları da paylaştı; en zor durumdaki müzik, video, DVD kategorisindeki harcamaların yaklaşık yarısı (%47) mağazadan, diğer yarısı (%47) ise internet üzerinden yapılırken, %6 harcama ise internette araştırma yapıp, mağazadan alışveriş yapıyor. Stockil’in bu resimden genel olarak çıkarımı ise 2020 yılında, yani yaklaşık 10 yıl içinde İngiltere’deki perakende mağaza sayısının dörtte bir oranında azalacağı yönünde; 2007 yılında 2900’ün üzerinde mağazaya sahip olan en zor durumdaki müzik, video, DVD kategorisindeki mağaza sayısının 2020 yılında 500’e kadar düşmesi bekleniyor.

 

HMV KAN KAYBEDİYOR

Konferansı izlerken, anlatılanları bir yandan da geçen hafta İngiltere’de basına düşen HMV şirketinin hikayesi ile bağdaştırmaya çalıştım. İngiltere’de Virgin ve Zavvi’nin feci çöküşleri sonrasında “tek tabanca” kalan HMV müzik, DVD, eğlence perakendeciliğinin tartışılmaz lideri olmasına rağmen, her geçen gün kan kaybediyor. Doksan yıllık perakende şirketinin 7 ülkede 700’ün üzerinde mağazası ve 13000 çalışanı var. Son iki yılda pazar değerinin %90’ını kaybeden HMV’nin en büyük rakipleri ise Amazon ve Play.com gibi “online perakendeciler”. HMV’nin düşen marjlar ve 140 milyon sterlinlik kredi yükü nedeniyle, içinde bulunduğu çöküşten kolay kurtulması mümkün gözükmüyor. Çıkış yolları arasında en olası gözükeni ise, perakendecinin iştirakleri arasında yeralan Waterstone’s kitapçısını satışa çıkartması. Aslında HMV’nin %6 hissesine sahip olan Rus oligark Alexander Mamut, kitap zincirinin kurucusu ve eski sahibi olan Tim Waterstone ile birlikte teklif vermeye çok yakın olduğu iddia ediliyor. Ancak 300’ün üzerinde mağazası olan Waterstone’s zincirinin 70 milyon sterlinden fazla değer bulamayacağı düşünülüyor. Bu yüzden de Royal Bank of Scotland ve Lloyds Bank liderliğindeki sekiz finansör bankanın HMV’ye 60 gün mühlet verdiği de basına yansıdı.

 

BU NE YAMAN ÇELİŞKİ

HMV şirketinin içinden geçtiği süreç, Tony Stockil’in tespitleri ile örtüşüyor. 1921 yılında ilk mağazasını Oxford caddesinde açan HMV, geçen ay içinde bu caddede kalan iki mağazasından birini daha kapatma kararı almıştı. Kitapçılar Borders ve Barnes & Noble Amazon’un rekabetine cevap veremeyerek havlu atarken, ortalama 30,000 değişik kitabın stokta taşındığı Waterstone’s mağazaları, sonu karanlık da olsa mücadelesini sürdürüyor. Bu resimden yaklaşık 2500 kilometre uzakta ise, sadece 12,000 kitabın stokta tutulduğu Virgin mağazası Istanbul Beyoğlu’nda hizmete açılıyor ! Ne derler, bilirsiniz; “Allah sonunu benzetmesin!”

 

No Comments

Post A Comment