KUYRUKLU TEŞVİK

 

KUYRUKLU TEŞVİK

 

Geçen haftaki yazımızda TSMF’na devredilen 10 bankanın durumunu ve düşen enflasyonla birlikte bankacılık sektöründe “konsolidasyonun” kaçınılmaz olduğunu belirtmiş, hükümetin banka birleşmelerine getirmeyi planladığı “vergisel teşvikler”in önemine dikkat çekmiştik. Hatta bir adım daha ileri giderek, finans sektörünün genelinden başlayarak şirket birleşmelerine tanınacak vergisel avantajların ekonomimizdeki verimsizlikleri ortadan kaldırmak anlamında önemli bir fırsat olduğunun altını çizmiştik. Bu görüşlerimize gerek bize ulaşan okurlarımızdan “direkt”, gerekse de paralel düşünen “kanaat önderlerinden” dolaylı destek geldi.

 

İFLAS ETMENİN ZORLUĞU

 

Geçtiğimiz hafta katıldığımız GYIAD’ın düzenlediği “e-iş dünyası” konulu panelde ise bu konunun ilginç bir yönü, yeni ekonomi çerçevesinde irdelendi: Türkiye’de şirket kapatmak veya iflas etmek en az şirket kurmak kadar zormuş. Bunun sebebi “başarısızlığı” kabul etmenin zorluğu mu yoksa 20 yıldır yok edemediğimiz bürokrasi mi, bilemiyoruz ama bu açıdan bakınca ekonominin genelindeki verimsizliklerin bir sebebinin de isteyip de “iflas edememe” olduğu gözüküyor. Kuşkusuz bu konuya yeni ekonomi gözlükleriyle baktığınızda ortaya çıkan tablo daha da ilginç. Zira her kurulan üç yeni ekonomi şirketinden yaklaşık iki tanesi ilk yıl içinde “kepenklerini indirme” riskini de göze alarak işe başlıyor. Ancak görünen o ki, “girişimci devletimiz” buna da müsaade etmeyerek, başarısız kurumları çalışmaya zorlamaya “yeni ekonomide” de devam edecek.

 

BANKA BİRLEŞMELERİNE VERGİ AVANTAJI

 

Sanıyoruz Zekeriya Temizel’in “inisiyatifiyle” banka birleşmeleri konusuna verilecek teşviklerde bir adım daha atıldı. Vergi muafiyetlerini sağlayacak yasa değişikliği TBMM Bütçe ve Plan Komisyonundan hızlı bir şekilde geçirilerek parlamento gündemine alındı. Buraya kadar anlattıklarımızda, gerek hükümeti, gerekse de komisyonu kutlamaktan başka yapılabilecek bir şey yok. Ancak bahsettiğimiz yasa değişikliğinin “deprem vergilerinin uzatılmasına” ilişkin yasa tasarısının “kuyruğuna” son anda bir madde ekleyerek yapılmak istenmesi bizi biraz düşündürdü. Koalisyona mensup üç partinin birer üyesinin imzasıyla verilen bu önergeye göre 31.12.2003 tarihine kadar devir ve birleşmelerden doğan kazançlardan Kurumlar Vergisi alınmayacak, devir alınan kurumlara ilişkin zararlar beş yıl süreyle kardan mahsup edilebilecek ve her türlü devir, alım-satım sözleşmeleri vergi ve harçlardan muaf tutulacak.

 

GENE SORULAR

 

Öncelikle şunu söylemeliyiz ki bu önemli “maddenin” yasalaşmasından büyük mutluluk duyacağız. Fakat gerçekten merak ediyoruz, acaba bu konu meclis gündemine alınarak detaylıca konuşulsa, sadece bankalara yönelik değil ekonominin geneline yönelik bir aksiyon planı hazırlansa fena mı olurdu ? Aynı tartışmanın içine bankacılık sektörünün içinde bulunduğu durum da dahil edilse, geçmişteki yanlışlardan ders alınmaz mıydı? Diyeceksiniz ki gene mi sorular ? Biz de diyoruz ki, birileri lütfedip cevaplayana kadar sormak da hepimizin görevi değil mi?

 

 

 

 

No Comments

Post A Comment