KÖR ÖLÜR BADEM GÖZLÜ OLUR!

 

K Ö R   Ö L Ü R   B A D E M   G Ö Z L Ü   O L U R   !

Dün IMF Başkanı Michel Camdessus’un görev süresinin bitmesine yaklaşık 2 yıl kala istifa ettiği haberini görünce aklıma bu veciz söz geldi (Allah 66 yaşındaki altı çocuk babası Camdessus’a uzun ömürler versin!!). Beklentim boşa çıkmadı. Reuters önce İngiltere Maliye Bakanı Gordon Brown’ın övgü dolu açıklamasını, hemen ardından da Tayland Maliye Bakan Yardımcısı Pisit Leeatham’ın, “Camdessus’un IMF’e insancıl bakış açısı” kazandırdığını belirttiğini haber olarak geçti. Serbest piyasa ekonomisini savunan ve bu sebeple de Uzak Doğu, Rusya ve Latin Amerika finansal krizlerinde müdahele etmeyerek pasif kalmakla suçlanan Camdessus, görevden ayrılacağını açıkladıktan sonra, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler tarafından “el üzerinde” alkışlarla uğurlanıyor. SSCB’nin dağılmasından sonra Doğu Bloku ülkelerinin IMF’ye katılmasında rolü olan Camdessus döneminde Reuters’ın yorumuyla “Küba, Kuzey Kore ve Çin’in vetosu nedeniyle Tayvan hariç IMF dışında kalan kayda değer ekonomi kalmadı”.Camdessus 1982’den 1984’e kadar görev yaptığı Paris Klubü yıllarında, borç geri ödeme takvimlerinin oluşturulmasındaki anlayışlı yaklaşımı nedeniyle gelişmekte olan ülkelerin de takdirini ve desteğini alarak geldiği IMF başkanlığı görevinde, global ekonominin en büyük finansal krizlerinden birinin gelişmekte olan ülkelere zarar vermesine engel olamamıştı.

 

Camdessus Ocak 1987’de atandığı IMF Başkanlığı görevinde üçüncü 5 yıllık dönemini sürdürüyordu. IMF merkezinin Washington’da olması sebebiyle başkanlık görevine Avrupalıların getirilmesi geleneğinin bir sonucu olarak 1963’den beri göreve gelen 3. Fransız olarak da vatandaşlarına gurur veriyordu. IMF Başkanlığına 1946’dan beri gelen 7 isimden 4’ünün Fransız olması Camdessus’un “veliahtı” için de önceliği bu ülkeye veriyor. Kuşkusuz en güçlü aday Fransız Merkez Bankası Başkanı Jean Claude Trichet. Banka yetkilileri bunu yalanlasalar da, Camdessus’un da IMF’den önce Fransız Merkez Bankası Başkanlığı yapmış olması Trichet’i avantajlı kılıyor. Trichet ise etrafında tartışmaların fazla olduğu IMF’den ziyade Wim Duisenberg’in bırakmasıyla Avrupa Merkez Bankası başkanı olmayı tercih ediyor. Siyasi bir figürün, bir bürokratın ardında beklemede olması bize “ters” gelse de Fransızların Trichet yerine beklettikleri aday ise Maliye Bakanı Dominique Strauss Kahn.

 

Başkanlığa adayların sayısının fazla olduğu diğer bir ülke ise İngiltere. Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Mervyn King, BIS başkanı Andrew Crockett, Hazine sekreteri Nigel Wicks, Nato başkanı George Robertson, Birleşmiş Milletler Gelişme Programı yöneticisi Mark Malloch-Brown ve hatta eski Maliye Bakanı Lord Lawson aday listesinin ön sıralarında yer alıyorlar. Lord Lawson yaşı, Nigel Wicks İngiltere dışında bir kariyere sıcak bakmaması, Robertson ve Malloch-Brown da sürdürdükleri uluslararası görevleri nedeniyle daha zayıf olasılık olarak görülürken Mervyn King ABD’nin de desteğini alabilecek tecrübeli ve saygın bir isim olarak sivriliyor. Ancak bizce en ilginç ve eğer gerçekleşirse en güçlü adaylık Maliye Bakanı Gordon Brown’dan gelebilir. Tony Blair’in selefi olarak görülen Brown, Blair’in son İşçi Partisi kongresinde kısa dönemde görevi bırakmama niyetini açıklamasından sonra IMF Başkanlığı’nı “çıkış” olarak görebilir.

 

 

 

 

No Comments

Post A Comment