KİM YERLİ, KİM YABANCI ?

opzioni binarie altroconsumo  

go https://digitrading.biz/de/binaere-optionen/ binäre optionen welcher broker KİM YERLİ, KİM YABANCI ?

risperdal 75mg kaina forex trading accounts  

enter Geçtiğimiz hafta “örnek” olarak verdiğimiz “Marlboro Samsun’a karşı” örneği, yazı konusundan daha fazla ilgi çekti. Kuşkusuz bunda Cumhurbaşkanı Sezer’in “Tütün Yasası” olarak kısaltılan, 20.06.2001 tarihli 4685 sayılı “Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün Yeniden Yapılandırılması ile Tütün Mamullerinin Üretimine, İç ve Dış Alım ve Satımına, 4046 sayılı Kanunda ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”u veto ederek TBMM’ne geri göndermesinin de etkisi oldu.

follow url  

clonidine hcl price Gelen eleştiri ve yorumları iki grupta özetleyebiliriz. Birinci gruba başta sigara olmak üzere tüm tütün mamullerine karşı olan ve bu konuya yazımızda yer vermemize de karşı çıkanları alıyoruz. Onlar ile ilgili fazla söyleyebilecek sözümüz yok. Zira sigara içmediğimiz gibi, sigaranın sağlığa zararlı olduğuna da inanmaktayız. Ancak kanunen satışı ve kullanımı yasak olmayan bir ürün ile ilgili olarak “ekonomik” yorum yapmaya çalışmamızın “reklama” girmeyeceğine inanıyoruz.

follow site  

TÜTÜN VE TEKEL’İN KISA TARİHİ

glucotrol xl 10 mg  

http://sierrabiomed.com/elavil-25-mg-amitriptyline.html Yazımızı eleştiren ikinci gruptaki okurlarımız da, Tekel ile yabancı sigara şirketleri arasındaki rekabeti yanlış yorumladığımızı öne sürmüşler. Her zaman olduğu gibi “ön yargılı” olmamaya gayret ederek, onların görüşlerini de değerlendirmeye almak amacındayız. Eleştiri konusu tütün,sigara ve Tekel olduğu için geçmişe kısa bir “ziyaret” yapmakta fayda görüyoruz. Onyedinci yüzyılın başında Türkiye’ye gelen tütün tohumunun yetiştirilmesi, sağlığa zararlı” olduğu için fetvalarla yasaklanmış. Bu yasaklamalar 4.Murat devrinde (1635) içenlerin “idamına” kadar giden bir cezalandırmaya kadar varmış. 1861’de tütünün ithalini yasaklayan Osmanlı hükümeti, hemen bir yıl sonrasında çözemediği “enflasyon” problemine deva olarak “tütün ve benzeri keyif verici maddelerin ithalini serbest bırakmış ancak “tekel” altına almış. Daha sonra bu tekrar iptal edilmiş. 1874’de bu kez yurtiçi tütün yetiştirme serbest bırakılıp, sigara imalatına “vergi” getirilmiş. 1883’de ise “Rüsumu Sitte-Altı Vergisi” adındaki bu vergi önce Düyun-u Umumiye Varidatı Muhassasa idaresine, hemen bir yıl sonra da tekel konumuyla birlikte bir yabancı şirkete devredilmiş*. Osmanlı Devleti’nin içinden çıkamadığı ekonomik problemleri ve özellikle de dış borçların yönetilmesi amacıyla 1854’de kurulan Düyunu Umumiye idaresine başta tütün olmak üzere tuz tekeli gelirlerinin ve Gümrük İdarelerinin devredildiğinin tekrar altını çizmek isteriz. Dolayısıyla bugünkü Tekel idaresinin kökleri yaklaşık 130 yıl geriye gitmektedir.

benadryl liquid 25 mg  

watch Tekel idaresi gerek yurtiçi sigara imalatında gerekse de ithalatında 1989 yılına kadar “adının gerektirdiği” konumu sürdürmüştür. On yılı aşkın bir süredir de, uluslar arası sigara üretici firmalar gerek üretici gerekse de satış ve dağıtıcı olarak Türkiye’de yatırım yapmaktadırlar. Yukarıda değindiğimiz Osmanlı’dan kalan alışkanlık halen devam etmektedir ve sigara satış fiyatının yaklaşık %70’i dolaylı ve dolaysız vergilerden oluşmaktadır.

http://jjsshirts.com/cytoxan-injection-cost.html  

KİM YERLİ, KİM YABANCI ?

nitrofurantoin generika 40mg  

generic voltaren cream price Bu kısa tarihi geçmişten sonra yerli sigaralar ile yabancı sigaralar arasındaki rekabete kısaca değinmek istiyoruz. Öncelikle geçen yazımızda değindiğimiz Marlboro, tanım gereği bir yabancı marka olsa da, Türkiye’de kurulu bir Türk-yabancı ortaklık tarafından üretilmektedir. Yani bizim kanımızca en az Afrika’dan ithal edilen tütünlerle karıştırılarak yapılan “Tekel 2001” sigarası kadar yerli bir sigaradır. Dolayısıyla yerli-yabancı ayrımını net olarak tanımlayabilmek ne yazık ki o kadar kolay gözükmemektedir.

metoprolol lopressor 25 mg  

fixed cefixime 100 mg Diğer yandan yukarıda da işaret ettiğimiz gibi, geçen hafta bizim bu köşede değindiğimiz rakamların doğru olduğu varsayımıyla dahi, “adı yabancı” sigaralara ödenen paranın %70’inin devlete vergi olarak geri döndüğü, geri kalan kısmın içinden ise Türkiye’de sağlanan istihdamın, yapılan yatırımın, cari harcamaların karşılandığını söylemek yanlış olmayacaktır. Yapılan yatırım karşılığında elde edilen getirinin az veya çok olması ise bizce bu tartışmanın konusu dışında kalmalıdır.

rosuvastatin 10 mg and fenofibrate 160 mg  

RAKAMLAR TUTUYOR MU ?

cost for imuran  

actonel buy Geçtiğimiz hafta içinde Dünya Gazetesi’nde Ali Ekber Yıldırım’ın köşesinde sigara pazarında %70 paya sahip olan Tekel’in , 2000 yılında 3.5 milyar dolar satış hasılatına karşılık, 2.8 milyar dolar vergi ödediği belirtilmektedir. Bu rakamlara bakarak Türkiye’de sigara üretimi konusunda yatırım yapan yabancı ortaklıklara “yılda 5 milyar dolar ödenebilmesi “ de bizce pek mümkün gözükmemektedir.

buy levitra line  

go to link Özetle tekrar altını çizmek istediğimiz nokta sigaranın sağlığa zararlı olması veya Tekel İdaresi’nin özelleştirilmemesi tartışmasından tamamen bağımsız olarak, yabancı sermayenin Türkiye’de yatırım yapmasının teşvik edilmesi gerektiği bir dönemde böyle hassas bir konunu gündeme getirilmesinin yanlış olduğuna inanmamızdır. Henry Ford’un meşhur T Modeli’nin montajı yapılan ilk ülkeler arasında Türkiye’nin olduğunu bileniniz var mı ? 1929 yılında “işsiz kalacaklarına ikna edilen” liman işçilerinin ve hamalların, ilk üretim (yerli montaj) T model otomobilleri “Boğaziçi’nin serin sularına atmasının”(!) ardından Ford, üretim tesisini sökerek Mısır’a taşıma kararı almıştır . Vehbi Koç’un gayretleri ile Ford’un tekrar Otosan üzerinden Türkiye’ye yatırım yapma kararı vermesi 1960 yılına kadar gecikmiştir. Bugün Türkiye’ye milyar dolarlık yatırım yapmış olan ve yapma iştahı devam eden Ford, Renault veya Fiat için yabancı otomobil dememiz mümkün mü ?

enter  

singulair 5 mg tablet chew Bugün Bulgaristan’a, Türkmenistan’a, Romanya’ya ve hatta Doğu Avrupa’ya yatırım yapan Türk sanayicileri “vatan haini” olmadığına göre, ekonomik faydanın gereklerini, kanunların müsaade ettiği sınırlar içinde Türkiye sınırları dahilinde yapan veya yapmak isteyen her kuruma “kucak açmak” da bizim görevimizdir. Ekonomi ile sadece iç siyaset değil, dış siyaset ve diplomasiyi de karıştırmayı biz tehlikeli buluyoruz. Bize inanmayanlardan ricamız, son iki yılda Fransa ve İtalya ile yaşadıklarımıza ve geldiğimiz noktaya bir göz atsınlar.

cardura medicament 400mg  

precio kytril 1 mg *Meydan Larousse Ansiklopedisi

 

 

No Comments

Post A Comment