KESİŞEN KADERLER VE ETİK ÜZERİNE….

 

KESİŞEN KADERLER VE ETİK ÜZERİNE….

Erkeklerin bitmek bilmeyen askerlik anıları gibi, ben de on günlük ABD gözlemlerini uzata uzata anlatmaya devam edeceğim; sizden “yeter, sıkıldık artık” geri bildirimini alana dek!

 

Hep “erken doğmuşuz” diyorum ama, bu sefer de Kaliforniya’ya “geç gitmişiz” dedim. Temmuz ayının son gününde vardığımız Los Angeles şehrinde, Kaliforniya eyalet sınırları içinde 1 Temmuz itibarı ile “kaz ciğeri” satışlarının yasaklandığını öğrendim ! Malum ben de, çocukluktan beri, “kaz ciğersiz” yaşayamam! Konunun detaylarını öğrenince cahilliğimin boyutları daha da ortaya çıktı.

 

Kaz ciğeri, genelde kazların zorla beslenmesi (gavage) yöntemiyle ciğerlerinin büyütülmesi ve yağlandırılması ile elde edilirmiş. Zorla besleme yöntemi bizim de geleneğimizde olan, sofrada ısrara (“yemezsen darılırım, yok sen beğenmedin benim yemeklerimi”) dayanmıyor. Fransa’nın ardından Dünyanın en büyük üreticisi olan Macaristan başta olmak üzere birçok ülkede kazların gagalarından aşağı huni ve boru ile haşlanmış mısır peltesinin basınçlı hava ile boşaltılması uygulaması oldukça yaygın imiş. Günde üç kez bu yolla “beslenen” kazların ciğerleri, üç hafta içinde 400 gram ağırlığa ulaşırken, birçoğu da zaten bu yöntem ile “çatlayarak” ölüyormuş.

 

Hayvan hakları savunucularının şiddetle protesto ettiği zorla besleme yöntemi kaz ciğeri arzının da önemli bir kısmını sağladığı için, ABD’nde ilk ve tek örnek olarak Kaliforniya eyaleti 2004 yılında “kaz ciğeri satışını yasaklayan” bir kanun çıkartmış. Eyaletin eski valisi, “Yenilmeyen Terminatör” Arnold Schwarzenegger ise bu kanunun uygulamasını, yerel işletmelerin önlem alabilmesi amacı ile sekiz yıl ertelese de, kanun geçen ayın başında yürürlüğe girmiş. Birkaç hafta öncesine kadar aklımda dahi olmayan “kaz ciğeri” endüstrisinin boyutlarını, bu yazıyı yazarken, yaptığım kabaca bir hesap ile tespit ettiğimde açıkçası şaşırdım. Küresel olarak yılda yaklaşık 20 bin ton kaz ciğeri tüketildiği hesaplanıyor. Kaz ciğerine olan talebin %85’i, kaz ciğeri arzının da %70’i Fransa’dan kaynaklanıyor. Toplam küresel pazarın büyüklüğü 3 milyar Euro’nun üzerinde; ama asıl çarpıcı not, 20 bin ton kaz ciğeri üretebilmek için her yıl 60 milyon adete yakın kaz, birçoğu “çatlatılarak”, öldürülüyor!

 

The North Face outdoor, macera, dağcılık tutkunlarının iyi bildiği bir marka. ABD’nde 1960’lı yılların sonunda, Kaliforniya eyaletinde kurulan şirketin ismi, kuzey yarımkürede yeralan dağların kuzeye bakan yamaçlarına tırmanmanın daha zor olmasından ilham alarak verilmiş. Başlangıçta zorlu şartlar için hazırlanmış dış giyim seçenekleri sunan markanın talihi son yıllarda, Angelina Jolie, Renée Zellweger ve Cameron Diaz gibi ünlü ve güzel aktrislerin ürünlerini kullanması ile açılmış; “outdoor giyimin Nike’ı” olarak ünlenen markanın küresel satışları da 2 milyar dolara dayanmış. Kaliforniya’dan başlayan bu keyifli ve heyecanlı başarı hikayesinin kaderi ise, gene Kaliforniya’daki “kaz ciğeri”nin kaderi ile kesişmiş. Ürünlerinin yaklaşık %85’inde kaz tüyü kullanan The North Face yıllardır faaliyet raporlarında, üretimde kullandığı tüylerin “zorla beslenen” kazlardan alınmadığını beyan etmiş. Ancak Kaliforniya’daki kaz ciğeri yasağı ile hemen hemen eş zamanlı olarak, The North Face’in rakiplerinden Patagonia isimli üreticinin açıklamaları The North Face’i de zor durumda bırakıyor. Patagonia şirketi yetkilileri The North Face’in de kaz tüyü tedarikçisi olan Macaristan’daki şirkete yaptıkları denetimlerde, “zorla besleme” yönteminin kullanıldığı konusunda şüpheleri kalmadığını kamuoyu ile paylaşınca, The North Face yetkilileri de itiraf etmekten başka care bulamamışlar. Sonuç olarak, hayvan hakları savunucuları şimdi de The North Face’in bu konuda önlem alması için yoğun çaba harcıyorlar.

Yukarıdaki iki örnek gösteriyor ki, milyarlarca dolarlık, binlerce insana istihdam sağlayan endüstrilerin geleceğini iş dünyasında küresel olarak değişen “etik değerler” belirliyor. Nike’in başını Uzakdoğu’da, taşeronlarının çalıştırdığı çocuk işçiler ağrıtmıştı. Outdoor’un Nike’i olarak gösterilen The North Face’in karnını ise Macaristan’da “çatlatana kadar beslenen kazlar” ağrıtıyor. Yıllar önce, “etik nedir” diye bana soran birisine, “kimse bakmıyorken yaptıklarındır” diye yanıt vermiştim. Sanırım o yanıtı artık güncellemem gerekecek; zira “artık her an, her yerde izleniyorsunuz”; siz de, beslettiğiniz kazlar da!  

 

 

 

 

 

 

No Comments

Post A Comment