İŞ HAYATINDA EN ÖNEMLİ “KPI” NEDİR ?

forex handelszeiten wochenende  

amantadine stada 100mg

forex trading time opzioni binarie anyoption İŞ HAYATINDA EN ÖNEMLİ “KPI” NEDİR ?

prednisone 100 mg daily

go here “Masalarında ağlayan; kaynağı belirtilmeden paylaşılan itham ve dedikodularla acımasızca eleştirilen; zor bir hamilelikden hemen sonra veya kanser teşhisinin ardından performans değerlendirme sürecine dahil edilen çalışanlar,….”. Listeyi daha da uzatabilirim, ama yerim dar. Bu ifadelerin tamamı ve daha fazlası New York Times gazetesinde, Ağustos ayı ortasında Amazon’un Seattle Genel Merkezini anlatan uzun bir haberde yer aldı. Şimdi hemen Amazon’un sahibi Jeff Bezos’un iki yıl once Washington Post başta birkaç yayını satın alarak medyaya girmesinin yarattığı rekabet aklınıza gelmesin; zarfa değil, mazrufa odaklanın!

follow link

suprax 400 mg Amazon’un kurucusu, büyük ortağı ve halen CEO’su olan Jeff Bezos bu haber yayınlandıktan hemen sonra tüm çalışanlarına yolladığı bir elektronik posta mesajında, yayınlananların hergün çalıştığı “şevkatli” Amazon çalışanlarını resmetmediğini ifade etti; yani özetle “aramızda böyle birileri yok” demeye getirdi. Hatta daha da ileri giderek, “bizim bu seviyede bir empati eksikliğine tolerans seviyemiz sıfır olacaktır” diyerek de ekledi ve “kırmızı çizgi”sini belirtti.

http://www.notesofnomad.com/depakote-er-300-mg.html

http://primera-holding.com/nicotinell-lozenge-2-mg.html Amazon ile ilgili olarak New York Times gazetesinde çıkan bu habere yönelik Amerikan kamuoyundaki yansımalar da ilginç ama oldukça farklı oldu. Bir grup Amazon müşterisi, “bundan böyle Amazon’dan alışveriş yapmayacaklarını ifade ederlerken”, bir başka grup ise Amazon çalışanlarına yönelik olarak “azimle çalışmaya devam edin, çok sıkılırsanız, ya da beğenmiyorsanız ayrılırsınız” diyerek, “eh ne var bunda, kapı da orada” özetinde yorumlarda bulundular. Harvard Business Review dergisinin editörlerinden Tim Sullivan’ın yaptığı kalitatif bir ankette çıkan sonuçların, ABD’nin doğu ve batı kıyısı arasında da çok net ayrıştığı gözlemleniyor. Sullivan’ın araştırmasına gore, Batı kıyısında, özellikle Silikon Vadisi etrafında çalışanların Amazon çalışanlarından yükselen eleştirileri daha az ciddiye aldığı sonucunu veriyor.

t pyridium 200mg

http://niranjanapte.com/keflex-875-mg.html Benzer bir ayrışmayı, iş hayatı içinde ve çevresinde bulunan, kendi çevremdeki insanlarda da gözlemliyorum. Çoğu bireyin çalışmayı arzuladığı şirketlerde görev yapan çalışanların eleştirileri, sıkıntıları “hayat zor, rekabet çetin; o sektörde, o şirkette bulunmak istiyorsan, katlanacaksın” diye birçok insan tarafından dikkate alınmıyor, hatta kulak arkası ediliyor. Başka bir deyişle, her güzel şeyin bir “diyeti” olmalı; iş hayatında da başarı ve hatta istihdamın diyeti stress, uzun saatler çalışma, sevdiklerine yönelik zamandan fedakarlık etmekdir, diyenlerin sayısı hiç de az değil. Bu gözlemime her geçen gün daha da şaşırmamın bir sebebi ise, bir yandan “gümbür gümbür” gelen Y-neslinin farklı ve yukarıdakilerle çelişen beklentilerine yönelik tespitlerin aynı resimde kendisine yer bulabilmesi.

atarax 100mg 30x

motilium 10 mg a cosa serve London Business School’da organizasyonel davranış bilimi üzerine çalışan Profesör Nigel Nicholson, “organizasyonlarda hayatta kalma motivasyonu ve içgüdüsü üzerine kurgulanan kültür ve değerlerin sinerji ve takım oyunu yaratmakdan uzak sonuçlar verdiğini” iddia ediyor. Hatta daha da ileri giderek “zorluklara ragmen hayatta kalanın başarılı olduğu organizasyonların eş bulmak için birbirleri ile kavga eden şempanzelerden pek farkı olmadığını“ söylüyor (Profesör Nicholson’un tespitleri kendisini bağlar!).

where to buy ayurslim online

plavix 75 mg prospect “Ne kadar acı çeker veya ne kadar acı çektirirsen, o kadar başarılısın” anlamına gelen cümleleri iş hayatında o kadar sık duymaya başladım ki…. Kotasını doldurmak için meslektaşlarının ayağına, hatta zaman zaman kafasına basanlar mı dersiniz, müşteri önünde rakiplerini, hatta zaman zaman şirketteki takım arkadaşlarını kötüleyenler mi? Ya da kariyerinde ilerleme stratejisini yan masadaki meslektaşlarını yıpratmaya, zayıflatmaya yönelik politikalara veya patron “yağlamaya, ballamaya” dayandıranlar mı, istersiniz?

source link

tricor 145 mg in india Bir futbol maçında takım arkadaşının yakalamasının imkansız olduğu bir pas atıp, sonra da ellerini havaya açan futbolcuları görürsünüz bazen…Fanatik taraftarların önüne “kurban” atmak için kendi takım arkadaşlarını rahatlıkla feda edenlerden bahsediyorum. Ya da kendini sahadan alan teknik direktöre tepki gösterip, formasını yere atan, elini sıkmayan, doğrudan soyunma odasına giden oyuncuları gözünüzün önüne getirin. Bir de neredeyse sadece gol atanları ödüllendiren medyayı, spor yöneticilerini, sadece onları omuzlarda taşıyan, alkışlayan taraftarları unutmayın. İşte bu resimdekiler ile yukarıda iş hayatında tasvir ettiğimiz “aktörler” çok büyük benzerlikler taşıyor. Sadece gol atanın, sadece kazananın haklı olduğu, ödüllendirildiği sistemler (ki sistem demeye dilim varmıyor), bırakın uzun vadeyi, orta vadede bile sürdürülebilir olmaktan uzak olacaklar. Birarada çalışan, kazanan ama yandakine çelme takan, düşene tekme vuran, ya da sürükleyen değil, düşeni ayağa kaldırıp, tekrar düşmemeleri için gayret gösteren organizasyonlar ise sadece sürdürülebilir başarıyı değil, bence iş hayatındaki her çalışanın en önemli “KPI” olarak tanımlanması gereken hedefi, kriteri de uzun vadede elde edecekler.

cardizem cd 180 mg cap

http://lankester.com/vbeam-accutane-20mg.html O kriter ne mi? Yanıt çok basit aslında; MUTLULUK! Unutmayın sadece kendinizi değil, işvereninizi, yöneticinizi, çalışanlarınızı, paydaşlarınızı, müşterilerinizi, hatta toplumu yarattığınız değerlerle ve sonuçlarınızla MUTLU edebildiğiniz sürece başarılısınız. Gerisi laf-ü güzaf….

aciclovir ranbaxy 200mg

http://mhhealthy.com/bactroban-20-mg/g.html  

http://phenharanews.com/voltaren-price-australia-post.html

follow  

http://primera-holding.com/aspirin-chewable-81-mg-classification.html