HIRSIZIN HİÇ Mİ KABAHATİ YOK ?

 

HIRSIZIN HİÇ Mİ KABAHATİ YOK ?

Istanbul’da tarihi değeri yüksek binaların, birbiri ardına, şüpheli yangınlara kurban edilmesi kamuoyu vicdanını yaralıyor. Bu “serinin” son halkası Galatasaray Üniversitesi’nde çıkan yangın idi; büyük hasar gören binanın yeniden üniversite olarak hizmet vereceğinin açıklanması yüreklere su serpse de, benzer kaderi paylaşan Haydarpaşa Tren Garı binası benzeri eşsiz lokasyonu ve mimarisi olan tarihi binaların otele dönüştürüleceği söylentisi hala dillendiriliyor. Sosyal medyada konuyu yorumlayan Oyuncak Müzesi’nin kurucusu, sanatçı Sunay Akın (twitter/sunayakin62), “otel yaparsan 300 kişiyi yatırırsın, müze yaparsan gelen ziyaretçilerle 300 otel doldurursun” yaklaşımını gösterirken, Haydarpaşa Tren Garı binasının “Islak Mendiller Müzesi” olarak hayatını sürdürmesini öneriyor.

Geçen hafta içindeki kabine revizyonunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı koltuğuna veda eden Ertuğrul Günay yıllardır dünyanın değişik müzelerinde yeralan Türk kültür ve sanat eserlerinin geri alınması için çaba gösteriyordu. Şüpheli yangınlara kurban edilen tarihi binalar bir tarafta, tarihi ve kültürel mirasımıza sahip çıkmak adına Türk eserlerini geri almak yönünde gösterdiğimiz gayret ise diğer tarafta; acaba hangisi daha samimi, daha ağır basıyor? Bu sorunun cevabını arayan sadece ben değilim; İngiliz Guardian gazetesi, Türkiye’nin kültürel mirasına sahip çıkma gayretlerini “kültürel şovenizm” ve “şantaj” ile ilişkilendiren bir haber yayınladı. Constanze Lech ve Kate Connelly tarafından kaleme alındığı anlaşılan haberde Berlin, Paris, New York gibi önemli kültür şehirlerindeki dünyaca ünlü Pergamon, Louvre ve Metropolitan gibi müzelerdeki Türk kültürel hazinelerinin geri istenmesi, dolaylı olarak eleştiriliyor. Eleştiriler iki saç ayağı üzerine kurgulanmış; ilk olarak Türkiye’nin kültürel mirasını geri isteme çabasını, Türkiye’de yeni arkeolojik kazı izinlerinin verilmesi ile ilişkilendirmesi ile, mevcut kolleksiyonlarının uluslararası müzelere ödünç verilmesini sınırlayacağını veya durduracağını belirtmesi, en masum tanımıyla “şantaj” olarak nitelendiriliyor. Kültür ve sanat alanında böyle bir “politik savaş açılması” da şiddetle eleştiriliyor.

Guardian gazetesinin ikinci eleştiri noktası ise, Bergama Alianoi (Yortanlı Barajı), GaziantepZeugma (Birecik Barajı), Batman Hasankeyf (Ilısu Barajı) gibi sular altında kalan veya kalması beklenen antik şehirler örneklenerek, “Türkiye’nin zaten tarihi ve kültürel değerlerine sahip çıkmadığı” iddiası; bu bağlamda “ne demeye yurtdışında iyi korunan ve sergilenen” eserlerin istendiği tartışılmaya açılıyor. Aslında Guardian’daki haberde değinilmemiş, ama Başbakan’ın Marmaray projesinin Yenikapı kazılarında çıkan tarihi eserleri “çanak çömlek” olarak tanımlaması ve ihaleye çıkılan 3.Boğaziçi köprüsü projesinde “çanak çömlekle vakit harcamayın” talimatı verdiğinin basına yansıması da, yukarıdaki çelişkiyi destekliyor.

Bu tartışmanın haklısı, haksızını belirlemek benim haddim değil; zaten derler ya “kavgada yumruk sayılmaz”! Bir taraftan istikrarlı biçimde tarihi eserleri hor görüp, binaların yanmasını önlenemeyen Türkiye, diğer yanda ise, “beni tehdit edemezsin, zaten sana tarihi eserleri geri versem, iyi bakmayacaksın” diyen uluslararası kamuoyu. İğneyi kendimize batıralım, haydi tarihi hazinelerimizi geri aldık, nerede, nasıl sergileyeceğiz? Uluslararası standartlarda kaç tane müzemiz var? Şu anda depolarda olup da, sergilenemeyen ve olumsuz çevresel şartlar nedeniyle, yıpranıp, bir daha sergilenmeyecek hale gelmiş ne kadar eser var ?

Sonra da çuvaldızı Türkiye’den kaçırılmış tarihi hazinelere sahip ülkelere, müzelere ve onları yöneticilerine uzatalım; ama lafı fazla uzatmayalım; Nasrettin Hoca’nın dediği gibi “Hırsızın hiç mi kabahati yok?” Bu tarihi eserler Türkiye dışına kendileri yürüyerek mi kaçtılar? Zaman aşımı nedeniyle artık, sergilendikleri ülkelerin tarihlerine mi ait oldukları düşünülüyor? Haydi varsayalım Türkiye uluslararası kamuoyunu tehdit ediyor, şantaj yapıyor da, bunları yapmadığı onyıllardır “vicdan muhasebesi” yapıp, kaç tane eseri istenmeden geri iade ettiniz ? Pardon, cevabı duyamadım!

 

 

 

No Comments

Post A Comment