GELİŞTİREMEDİĞİMİZ ORGAN !

binäre optionen ab 1 euro  

tricor 145 mg tab abbott

click  

glycomet trio 2 mg contents

go forex handel am wochenende GELİŞTİREMEDİĞİMİZ ORGAN !

tegretol costco

fosamax prescription 7th İnsan ve “yakın akrabalarının” tarihine bakıldığında iki milyon yıl öncesine kadar gidebilmek mümkün; ilk atalarımız olarak benimseyebileceğimiz Homo Sapiens’i konuştuğumuzda ise yaklaşık 200 bin yıl öncesine kadar gidiyoruz. İki milyon yıl öncesinden bugüne gelirken, yol boyunca baktığımızda insan vücüdunda hemen hemen hiçbir fiziksel gelişim ve performans artışı göstermeyen bir organ var. Hayır, sandığınız organ değil ve sizi “ciddiyete” davet ediyorum. Bahsettiğim organ insan beyni! İki milyon yıl önceki Homo Habilis ile ikiyüz bin yıl önceki Homo Sapiens ve bugünkü Murat’ın beyni arasında pek de fazla değişiklik yok.Bu arada değişiklik ve evrim göstermeyen sadece Murat’ın beyni de değil; ortalama insan beyninden söz ediyorum.

retail price for aciphex

aldactone 50 mg reviews İki milyon yıl önce herhangi bir olayla karşılaştığında insan beyni çok da yaratıcı olmayan üç tercih arasında karar veriyordu; 3F ile de tanımlayabileceğimiz bu tercihler ya karşılaştığı olgu ile savaşmayı (Fight), ya tabanları yağlayıp kaçmayı (Flight), ya da hiçbirşey yapmadan hamle hakkını bilinçli, bilinçsiz karşı tarafa bırakmak (Freeze) olarak özetlenebilir. Beynin gelişiminin ne kadar sınırlı olduğunu göstermesi açısından yüzyıllar sonra karşılaşılan olgunun niyetini anlamak ve kendi olumlu duruşunu göstermek adına, insanoğlunun el sıkışmak için silah tutan sağ elini uzatarak iyi niyet gösterisi yapmasından ileri gidememiş olmamız da durumu gösteriyor.

kamagra oral jelly online apotheke

cheap Glucophage Bugün iş hayatında “çok daha” kompleks durumlarla karşılaştığımızda, fazlasıyla teknolojik ve çok stratejik problemleri çözerken acaba atalarımızdan farklı olarak hangi tepkiyi gösterebiliyoruz? Binbir metodoloji ve milyonlarca yıllık öğretiler ve artan kültür, eğitim seviyesi ile farklı mı davranıyoruz ? O yüzden mi, dünyanın dört bir tarafında hala savaşlar devam ediyor ve yenilerinin eli kulağında?

source url

benzac ac cost opzioni binarie analisi fondamentale NEDİR BU AMİGDALA?

chloroquine 100 mg

click Neyse ben tezimi masaya koyduğumu düşünüyorum. Değerlendirmesi size ait. Beynin yapısı içinde ise neredeyse tüm bu süreçden sorumlu olan “makam” ise Amigdala. Amigdala beyinde, duygusal hafızayı düzenleyen, özellikle duygusal kararları vermemize destek olan ve duygusal tepkilerimizi yönlendiren bölüm. Duygusal hafızayı düzenlediği, yani envanteri tuttuğu için yıllar, onyıllar, hatta binlerce yılların birikimi, duygusal tortusu burada. Beyin ve özellikle Amigdala, sanıldığının aksine “çok da akıllı” değil, fazlasıyla duygusal ve bu yüzden de pragmatik ve rasyonel hareket edemeyen organlar. Niye mi? Çok basit; ellerinde karar vermek için kullandıkları veriler, bir olaylar, tecrübeler, yaşananlar dizini; yani başka bir deyişle beyin ve onun yetkilendirdiği Amigdala durumu değerlendirirken kararını son duruma değil, seriye, yani trende bakarak veriyor. Özetle de sıklıkla, “olsa olsa” diyerek pozisyon alıyor. Konu binlerce yıl önce karşılaşılan bir vahşi hayvana verilen tepki olduğunda, tutarlılık ve karar kalitesi yükseliyor da, bugün karşılaşılan olayların çeşitliliği düşünüldüğünde genellemeler sık sık yanılsamalara da yol açıyor.

enter

x strattera 100 mg Stres altında, tehlikede olduğumuzda ya da amigdala tehdit hissettiğinde vücuda kortizol hormonu salgılatarak duyularımızı güçlendirip, bizi güçlendirmeyi hedefliyor. Kortizol hormonu da kan basıncını ve şekerini arttırma özelliği taşıyor. Yani “gözümüzün döndüğü” ve o an patladığımız kararların hepsini işte Amigdala’nın yönlendirmesi ve tetiklemesi ile alıyoruz. Başka bir deyişle, beynimizi daha iyi kullanmanın yolu, Amigdala’nın reflekslerini anlamak ve nötralize edebilmekden geçiyor. Hani “ben bunun üzerine bir yatıp, uyuyayım” diyenler var ya, hiç de yanlış bir adım atmıyorlar. Kan basıncının yükselmesi bugüne kadar hangi organa, hangi insana fayda sağladı ki ?

aricept hcl 5mg

nicotinell 35 mg 24 stunden pfl transdermal 14 st forex trading and tax uk DAHASI DA VAR !

source Dünyada nöro bilimciler ile teknoloji uzmanları ise şu anda, işte o iki milyon yıldır evrilmeyen beynin performansını nasıl arttırılabileceği üzerine kafa yoruyorlar. Temelde uğraşılan ise ortalama bir insan beyninin, mesela benim beynimin, uzmanların ya da dahilerin beyinlerinin çalışmasını nasıl taklit edebileceğini bulabilmek etrafında toplanıyor. Yazr Malcolm Gladwell’in meşhur teorisine göre “10 bin saatlık pratik çalışma, herhangi bir konuda insanı uzmanlaştırabilir” idi. Pekiyi ya bu 10 bin saati, beynin içine farklı bir şekilde yüklemek mümkün olabilse, yani 10 bin saat kaybetmeden, uzmanlaşabilmek mümkün olabilir mi?

indocin 50 mg price Bu “heyecan verici” çalışmanın ilk halkalarından birisini nöro bilimci Amy Kruse yürütüyor. Kruse’nin odaklanarak çalıştığı ilk grup “keskin nişancılar”. Kruse, keskin nişancıların beyin dalgalarını gözlemlemek için yarattığı özel monitorleri kafalarına yerleştirerek, tetiğe basmadan hemen önce oluşan ortak paternleri tespit etmeye çalışıyor; beyinlerinin verdiği sinyallerden, kalp ve tansiyon hızlarına kadar inceliyor. Sonrasında da oluşturulan paternleri ortalama bir insanın beyin dalgaları ile eşleştirerek, ideale yakın eşleşmede tetiğe basmaları isteniyor. Elde edilen sonuçlara göre ortalama atıcıların isabet oranı, keskin nişancılardan gelen beyin dalgası desteği ile 2.8 kat artıyor. Benzer sonuçlar, profesyonel golf oyuncuları ile de elde ediliyor. Şu anda çalışmanın estetik fazına odaklanılmış durumda; yani kafanızda etrafından teller çıkan bir “tencere” ile dolaşmayı göze alırsanız, hem nişan alma, hem de golf performansınızın artması neredeyse garanti. Bir de bunu iş dünyasının liderleri için tekrarlayabilmeyi hayal edin. Örneğin rahmetli Peter Drucker veya Jack Welch’in beynine monte edilmiş elektrotlar ile beyin dalgalarının frekanslarını yönetsel liderlik gerektiren zorlu durumlardaki kararları verirken gözlemleme şansımız olabilseydi ve bu paternleri de kendi hayatımızdaki kararları verirken, kullanabilseydik. Hayat ne kadar kolay olurdu değil mi?

follow url Haydi canım, deyip geçmeyin. Dahası da var ! Geçen ay içinde ABD’nde sohbet ettiğim bir nöro bilim insanı şu anda üzerinde çalıştıkları, bence tarihin en büyük buluşu ile ilgili bilgi verdi. Düşünün ki, ekran karşısında heyecanlı bir spor karşılaşması izliyorsunuz ve tam o anda Amigdala’nızı kandırıp, “zorlu müsabaka ekran karşısında ama benim de enerji, kalori mümkünse de yağ yakmam lazım” komutunu verdiriyorsunuz. Sonrasında da ekran karşısında siz biranızı yudumlarken, dondurmanızı yerken vücudunuz fazla mesai yaparak, ekrandaki sporculara benzer bir enerji tüketimini hayata geçiriyor. Buna hakettiğinden fazla para vermeyecek kaç kişi var bu dünyada ? Ne zaman mı geliyor? Sandığınızdan çok daha yakın; neredeyse azzzz sonra….