“ DENEMESİ 2.5 MİLYAR DOLAR “

http://ourlittlecakeshop.com/hyaluronic-acid-20-mg.html  

lanoxin 500mg online “ DENEMESİ 2.5 MİLYAR DOLAR “

indinavir price list  

buy 10 mg cialis Açıklanan Güçlü Türkiye’ye Geçiş programı geçen haftaya damgasını vurdu. Hemen hemen tüm uzmanlar programın detaylarını tartışmaya, irdelemeye gayret etti. Bu çabaları son derece önemli ve faydalı bulmakla birlikte biz programın bölümlerine odaklanmayı ve planlanandan ziyade, önümüzdeki haftalarda yapılacakları yorumlamaya çalışacağız. Bu sebeple bizden gelişmeleri yorumlamamızı rica eden okurlarımızdan özür dileyerek, 22 Şubat’tan bu yana Türkiye’nin “Çıkış Yolu” olarak gösterilen iki konudan birine odaklanmak istiyoruz: Turizme.

go site  

cefadroxil cefuroxim 750mg https://digitrading.biz/it/opzioni-binarie/ opzioni binarie wikipedia NEDEN MISIR’DAN DERS ALMIYORUZ ?

here  

cialis 15 mg Yazılarımızı takip edenler Türkiye’nin turizm konusundaki stratejisini (eğer varsa) yetersiz bulduğumuzu defalarca dile getirdiğimizi hatırlayacaklardır. Bu çerçevede “hayranlıkla” izlediğimiz ülke de Mısır oldu. Çevremizde, Christian Jacq’ın Ramses beşlemesini okumayan olmadığını farkettiğimiz ilk andan itibaren “Mısır hikayesine” ilgi duymaya başladık. Sonuçta kanaat getirdik ki, Mısır’dan almamız gereken çok önemi dersler var.

renagel 800 mg indication  

online lasix binäre optionen steuern deutschland VELİDEDEOĞLU’NUN “ÇIKIŞ YOLU”

http://londonclothingworks.com/alesse-levonorgestrel-1.5mg.html  

bula aciclovir 200mg sandoz Güzel Sanatlar/Saatchi&Saatchi reklam şirketinin başkanı Alinur Velidedeoğlu’nun Genç Yönetici ve İşadamları Derneği’nin Değişim dergisinin önümüzdeki hafta çıkacak olan yeni sayısında okuyabileceğiniz yazısı turizm konusundaki “radikal” yaklaşımımızla örtüşüyor. Velidedeoğlu, “Türkiye’ye daha fazla turist çekmek için, Türkiye’nin tanıtımı ne şekilde yapılmalı” sorusundan yol çıkarak üç ayaklı bir strateji öneriyor: Devlet, uluslar arası bir PR ve tanıtım şirketi ve uluslar arası bir finans şirketi.

http://mhhealthy.com/can-u-buy-flonase-over-the-counter.html  

here forex trading wiki TURİST KAZIKLAMAYA SON

tadacip online uk  

costco diltiazem ointment İlk aşamada devlet mevzuat altyapısını hazırlayarak, Türkiye’nin tanıtımını özerk bir kuruma devreder. Gene bu çerçevede Türkiye’nin turizm ve tanıtım konusundaki eksikliklerini ve yanlışlarını giderme konusunda ağır ve caydırıcı kanun ve kararnameler çıkartılır. Örneğin, Singapur’da yere sigara atmanın cezası 400 dolar, İngiltere’de içkili araba kullanmanın cezası 800 pound . Kirli tuvalet her türlü işyerini kapatmak için yeterli neden ve turistleri “kazıklayanlara” en ağır cezalar veriliyor. Ülkemizde ise “altın yumurtlayan tavuk” kesmekte üstümüze yok. Bakınız bavul turizmine Laleli esnafının yaklaşımı, bakınız yapı kirliliği ile boğulan Bodrum, Marmaris, bakınız kokmaya başlayan Boğaziçi, bakınız rengi değişen İzmit ve İzmir körfezleri.

buy slimex tablets  

http://www.arafuramarketing.com.au/drg1/where-to-purchase-cephalexin.html İkinci adım olarak uluslar arası boyutta, saygın ve tüm dünya medyasına ulaşabilecek bir iletişim grubuna tam yetki ile “Türkiye’nin tanıtımı” projesi verilir. Bunun yaklaşık maliyeti Velidedeoğlu’na göre yıllık 350-500 milyon dolar civarında olacaktır (Velidedeoğlu bunun altındaki bütçelerin geçmiş yıllarda olduğu gibi, parayı çöpe atmakla eşdeğer olduğunu iddia ediyor). Bu yetki verilirken, şirketten her yıl Türkiye’ye gelecek turist sayısının, bir önceki yıla göre 2 milyon adet fazla olacağı garantisi alınacak.

medicamentos noroxin 400mg  

allopurinol 100 mg tablete source link KONYA’YA DEV MEVLANA HEYKELİ

 

Planın üçüncü ve son aşaması ise devlet garantisi ve uluslararası finans kurumlarının finansmanı ile yapılacak büyük projeleri içeriyor. Aralarında Istanbul’a dünyanın en büyük camisini inşa etmek (350 metre minare ve 250 metre kubbe), İzmir’e dünyanın en büyük müzesini yapmak, Ankara’ya 30,000 kişilik kültür sarayı, içinde küçük denizaltılarla dolaşılabilecek büyüklükte Antalya’ya dev akvaryum, Konya’ya dev Mevlana heykelinin de yer aldığı “muhteşem” projelerden bahsediyoruz. Bu planı desteklemek bakımından tek bir örnek verelim: Barselona’daki dev akvaryumu her yıl 50 milyon kişi ziyaret ediyor.

 

Velidedeoğlu bu kapsamlı planın kendi kendini ödeyeceğini de belirtiyor. Her yıl iki milyon turist artışının beş yılda 30 milyon yeni turist demek olduğunu ve bunların da ortalama 500 dolardan 15 milyar dolar ek gelir yaratacağını iddia ediyor. Yani 2.5 milyarlık yatırımı da düşünce beş yılda net 12.5 milyar dolar ek gelir elde etmek bu planla mümkün olacak. Alinur Velidedeoğlu’nun tasarım planlarına kadar hazırladığı bu makro strateji değişikliğini “denemesi iki buçuk milyar dolar” ve onun deyimiyle “bunun başka da yolu yok” !

 

here DEĞİŞİK FİNANSMAN MODELLERİ

 

Biz Velidedeoğlu’nun sonuna kadar desteklediğimiz bu planı kapsamında yapılacak yatırımların yap-işlet veya yap-işlet-devret modeliyle yapılmasının da mümkün olduğu inancındayız. Daha da yaratıcı olarak, bu işletmelerin tek tek veya tamamının geleceğe yönelik gelirlerinin menkulleştirilmesi ile de çağdaş bir finansman aracı da yaratılabilir. Ülkemizde pek alışık olmasak da yurt dışında sanatçıların telif hakkı gelirlerini ya da inşa edilmemiş stadyumların gişe gelirlerinin menkulleştirilmesi sıradan finansman alternatifleri olarak önümüze çıkıyor.

 

source link FORMULA VE DISNEYLAND

 

Diğer taraftan Velidedeoğlu’nun planı ile eş zamanlı olarak Formula 1’i Türkiye’ye taşımaya çalışmak konusunda da adım atılabilir. Biz hala konuyu “sigara” platformundan kurtaramazken Rusya 5 yıl içinde Moskova’yı F1 takvimine dahil ettirebilmenin planlarını yapıyor. Gene bu “makro” plana ek olarak Disney benzeri uluslar arası yatırımcıları teşvik edecek ortam ve mevzuat yaratılabilir. Örneğin Antalya’da kurulacak “Disneyland “ in en başta mevsim şartları nedeniyle Avrupa’nın “bir numaralı” tesisi olarak Paris’in önüne geçmesi bizce işten bile değil.

 

celexa price without insurance BIKMADAN SORACAĞIZ !

 

Pekiyi biz ne yapıyoruz, kayıkçı kavgasına devam…….Geçen haftaki sorumuzun cevabını, istemsiz olarak da olsa hükümetteki revizyon planlarını yansıtan Radikal Ankara Temsilcisi Murat Yetkin verdi. Yetkin yazısında devlet bakanlıklarının sayısını azaltarak elde edilecek tasarrufa işaret etti ancak biz tasarruftan daha da büyük sinerjilerin “tekbaşlılıktan” kazanılacağına inanıyoruz. Sorumuzu tekrarlayalım. Ekonomiden sorumlu tüm birimlerin tek bakana bağlanması ve “atıl” kalan bakanlıkların tasfiye edilmesi ile sinerji yaratılabilir mi? Bunu denemesi bedava !

 

 

 

No Comments

Post A Comment