DAHA BİR ŞEY GÖRMEDİNİZ !

 

DAHA BİR ŞEY GÖRMEDİNİZ !

 

New York Times gazetesi yazarı Thomas Friedman 1999 yılı başında Ortadoğu’yu yorumladığı yazısında bölgenin “jeolojik, biyolojik ve teknolojik” bir değişim süreci geçirmekte olduğunu belirtmiş. “Jeolojik” değişim , o dönemde düşen petrol fiyatları ve yeni enerji kaynaklarının değişik yollar yaratmasını, “teknolojik” değişim internet ve globalleşme ile ivmelenen gelişmeleri, “biyolojik” değişim ise bölgedeki çoğu aynı neslin temsilcisi olan liderlerin ardı sıra ölerek iktidar sahnesinden çekilmesini simgeliyor. Bu tanımlamada en çok ilgimizi çeken “biyolojik” değişim kısmı oldu. Siyasi partilerin, spor kuluplerinin hatta derneklerin, başkanlarının, liderlerinin, yöneticilerinin değişmesi için “biyolojik” vaktin gelmesi mecburiyeti görüyoruz ki sadece bizim problemimiz değil, bölgenin genel sıkıntısı!

 

Ortadoğu’da değişen sadece bunlar değil kuşkusuz. Friedman’ın belirttiği faktörlerin ateşlediği hemen hemen tüm alanlarda değişim yaşanıyor. Hemen aklımıza 2000 yılı kutlamaları kapsamında, 31 Aralık geceyarısı, Mısır’daki Büyük Piramit’in zirvesine helikopterler ile “altın kaplama konik bir kılıf” indirilecek olması geldi. Çölde dev bir partiyi de içeren projenin tahmini maliyeti 10 milyar dolar. Hafızalarınızı canlandırmak için daha birkaç yıl önce terörün onlarca can aldığı Mısır’da, binlerce turistin katılımı ile bu kutlamanın yapılacağının altını çizelim. Yani herşey unutturulmuş, Mısır dünya turizm sektöründeki yerini gene almış.

 

Eleştirel yaklaşmak amacında değiliz ama, bizim sadece Efes ve Meryem Ana’nın evi “teması” ile turist çekmeye çalıştığımız 2000 yılı dini turizm faaliyetleri ile bölgeye 6 milyon civarında ziyaretçinin gelmesi bekleniyor ( Ortadoğu ülkelerini 1998 yılında ziyaret eden turist sayısı 16 milyon kişi civarında) . Karşılaştırma imkanı vermesi açısından, 1998 yılında Türkiye’yi yaklaşık 9 milyon turistin ziyaret ettiğini ekleyelim.

 

Mart 2000’de Papa’nın Hac ödevini yerine getirerek başlatacağı “büyük göç”ten en büyük payı alacak ülkeler ise İsrail, Filistin ve Ürdün. Sadece 2000 yılı “din turizmi” ile elde edilecek gelirlerin İsrail GSMH’sına %1.5 ek katkı yapacağı tahmin ediliyor. Turizm gelirlerinin bölge ülkelerinin ekonomileri üzerindeki etkisi zaten çok büyük. Örneğin Ürdün ve Tunus ekonomilerine hem gelir hem de istihdam olarak turizm sektörünün etkisi %10 civarında iken , Mısır için bu rakam ise %7’ler civarında. Ülkemizde ise bu katkı %5’lere dahi ulaşamıyor. Kısacası alınacak çok yol, yapılması gereken çok iş var.

 

Biz ise 2000 yılı stratejilerimizi belirlemek yerine hala “kıyak emeklilik” tasarısını nasıl satırların arasına saklarız “cinliği” ile uğraşıyoruz. Friedman Ortadoğu’daki değişime işaret ederek “..daha bir şey görmediniz..” diyor, biz ise Ankara’ya bakarak , “Bunu da mı görecektik ?” diyoruz.

 

muraty@gsdholding.com.tr

 

 

No Comments

Post A Comment