ÇÜNKÜ FENERBAHÇELİYİZ !

opzioni binarie automatiche  

digoxin tablet 0.25mg

https://www.pillarandpost.com/plaquenil-bijsluiter-40mg.html ÇÜNKÜ FENERBAHÇELİYİZ !

casodex 50 mg pret

source site  

coreg cr 20 mg generic Önemli Uyarı: Bu yazıda kaleme aldıklarımız tamamen “kişisel” yaklaşımlarımızı ve saptamalarımızı içerdiğinden, analitik veri ve öneri arayışında olanların yazının bundan sonraki kısmını okumasında fayda olmayabilir.

prednisolone hydrocortisone potency 500mg  

where to buy betnovate ointment Dün akşam Fenerbahçe-Antalyaspor maçını izlemek üzere Şükrü Saraçoğlu stadyumunun yolunu tuttuk. Devir hesap devri, havalar da iyi gidiyor diyerek, açık tribün biletimizi satın alarak keyifle maçı beklemeye başladık. Bu arada elimizde kalan maç biletinin üzerinde yazanlara gözümüz takıldı. Satış noktasında dört milyon ödememize rağmen, biletin üzerindeki miktar sadece iki buçuk milyondu. Pekiyi aradaki fark nereye gitti ? Sorumuzun cevabını herhalde Fenerbahçe kulübü yöneticileri verebilirler ancak işaret ettiğimiz konunun sadece Fenerbahçe’nin değil tüm spor kulüplerinin problemi olduğunu düşünüyoruz.

o ampicillin 500mg  

http://natashaafs.com/tenormin-50-mg-price.html follow link VERGİ İADESİ DÖNEMİ YAKLAŞIRKEN

roxithromycin tab 150mg  

see url Bu konuyu düşünürken, aklımıza yaklaşan yıl sonu geldi. Acaba maç biletinin sakladığımız “yarısını” vergi iadesi için beyan edebilecek miydik ? Cevap, “hayır” ! Nasıl telefon, elektrik, su, tüp gaz, temizlik malzemesi, ampül, benzin veya demirbaş masraflarımızı beyan edemiyorsak maç bileti, sinema bileti, tiyatro bileti, gazete, kitap, kırtasiye masraflarımızı da beyan ederek “vergi iadesine” hak kazanma şansımız olamayacaktı. Ortalama bir tüketicinin harcama kalemleri arasında yer alması beklenen bu tip harcamaların beyan edilmemesinin bir sebebi var mı sizce ? Sorunun gerçek cevabı galiba yukarıda sıralamaya gayret ettiğimiz gider kalemlerinin neredeyse tamamının “nevinden ötürü kayıtlı” olmasında gizli. Yani hem satıcı hem alıcı isteseler de saklamakta veya “kayıtsızlığa” yönelmekte zorlanıyorlar. Kuşkusuz bunların bir kısmının kamunun verdiği hizmet veya ürünler olunca da, devletin onların “peşinden koşma” arzusu da kalmıyor. Pekiyi öyleyse, bizim Fenerbahçe maçında belgeleyemediğimiz bir buçuk milyon liranın hesabını sormamızın sebebi ne ? Maddi bir faydam yok, zaten Fenerbahçeliyiz, takıma laf gelmesini de istemeyiz, ne o zaman derdimiz.?

enter  

go https://digitrading.biz/it/trading-forexcfd/ forex trading wiki KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK

hoodia 800 mg  

source link Tüm bu soruların cevabını biz geçtiğimiz hafta içinde katıldığımız bir panel ve atölye çalışmasının içinde bulduk. TESEV öncülüğünde düzenlenen faaliyetin konusu “Kurumların Sosyal Sorumluluğu” idi. Çalışma esnasında bazı katılımcılara fazlasıyla “kapitalist” gelse de, biz kurumların varlık sebebinin “kar” olduğuna inanıyoruz. Ancak kar etme güdüsünün de yaptığı işi “doğru ve düzgün” yapma mecburiyetinin önüne hiçbir zaman geçmemeli. Panele katılan YKB Genel Müdür Yardımcısı Hasan Ersel’in basit tanımı olan “doğru ve düzgün” çalışmanın açılımının sağlanması aslında bizlere önemli bir yol haritası verecek kadar geniş bir anlam sağlayacak. Örneğin Fenerbahçe’nin Antalyaspor’u yenmesi kadar, bize verdiği belgenin doğru olması da “satılan hizmetin” içeriğinde yeralıyor. Ya da stadyum dahilinde satılan kabak çekirdeğinin kullanma tarihini altı ay önce bitmiş olması da Fenerbahçe’nin sosyal sorumluluğunun içinde bize göre. Neden mi bu kadar hassasiyet gösteriyoruz, çünkü Fenerbahçeliyiz ve Fenerbahçe’nin de kurumsallaşmasını ve bizlere karşı sorumlu olmasını arzu ediyoruz.

cafergot 1mg 100mg  

buy viagra dapoxetine online follow url HESAP SORALIM !

ip 190 is 500mg naproxen (generic aleve)  

ginseng maca 800mg Her bireyin veya üyesi olduğumuz her topluluğun çevremizde olanlara tepki göstermesi, hesap sorması, çevremizdeki kurumların da hesap verebilir duruma gelmesini sağlayacak. Kurumlar daha şeffaf olacaklar ve çevrelerinde olanlara karşı daha fazla duyarlılık gösterecekler. Örneğin milletvekillerinin maaş artışını tartışıyoruz veya tepki gösteriyoruz da kendi özlük hakları ile ilgili düzenleme yapmalarına izin veren “çarpık yapılanmayı” tartışmıyoruz. Belki de anayasa değişikliği yapılarak “enflasyon düzeltmesi” haricinde “milletvekili maaşlarında değişiklik gerektiren tüm düzenlemeler halk oylamasına, referanduma götürülür” diye bir madde eklememiz lazım. Ne dersiniz ?

finasteride 5 mg bijsluiter  

http://nowaybacksailing.com/do-i-need-a-prescription-for-inderal.html