BURASI TÜRKİYE, YOK ÖYLE !

 

BURASI TÜRKİYE, YOK ÖYLE !

 

Cuma gününü hareketli geçirdik. Önce Kariyer 2000 Zirvesi’nin açılışında motivasyon gurusu Emile Ratelband’ın “Unlimited Power” başlıklı konferansını izledik. Ateş üzerinde yürüyen ve yılanlarla boğuşan, spektaküler gösterileri ve “sahne” hakimiyeti ile tanınan Ratelband, konferans boyunca “başarının ancak kendine güvenmek ve ulaşılacak hedefe inanmak” ile kazanılabileceğinin altını çizdi. Kendine olan güvenini pekiştirmek ve iman tazelemek için de kendisinin “her sabah banyo aynasına, banyodaki en yakışıklı, en zeki, en başarılı kişiyi” sorduğunu belirtti. Gerçi Ratelband sanıyoruz motivasyon konusunda bizim kadar ileri gidememiş, kendini geliştirememiş. Zira eğer motivasyon konusunu bizler kadar iyi bilse, konferans için Türkiye’ye gelmez, cep telefonu ile canlı bağlantı kurar ya da cep telefonu mesajı ile 1200 kişilik katılımcı kitlesini Hollanda’dan “motive edebilirdi”!!

 

ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ

 

Güne “motivasyon” ile başlayınca, cep telefonu konusunu da irdeleme ihtiyacı hissettik ! GYIAD’ın düzenlediği “Yeni Ekonomi” toplantılarının konuşmacısı Turkcell Genel Müdürü Cüneyt Türktan idi. Türktan, Turkcell’in 6 senede 40 bin aboneden 10 milyon aboneye ulaşma noktasına nasıl geldiğini anlattı. Yeni ekonomi ve pazardaki gelişmelerden bahsetti. Konuşmasının sonunda, gelen bir soruya cevaben de, 2001 bütçesi kapsamında devamına karar verilen iletişim vergisi konusunda, “toplumun kesimlerine ve sektörlere vergi yükünün eşit dağıtılması” gerektiğine inandığını belirtti. Sonrasında Türktan cevabını derinleştirerek, “konunun yabancı yatırımcıları da endişelendireceğine” inandığını ekledi.

 

YABANCILAR NİYE GELMİYOR ?

 

Mevcut iki operatöre ek olarak İş Bankası-Telecom Italia konsorsiyumu ve Türk Telekom iki yeni 1800 lisansı ile yılbaşına kadar piyasaya girme hazırlıkları yapıyorlar. Özellikle İşbankası-Telecom Italia konsorsiyumu hiç kimsenin beklemediği bir bedeli vererek ihaleden aldığı lisans için yaptığı fizibilite çalışmalarını ve yatırım planlarını acaba “özel iletişim” vergisini gözönüne alarak mı yapmıştır ? Biz bunu pek sanmıyoruz. Daha da ilginci, dün Cüneyt Türktan’ın altını çizdiği gibi, abone sayısı artmakla birlikte, %25’lik özel iletişim vergisinden sonra birim fatura miktarları, yani konuşma ücretleri giderek düşüyormuş. Her 100 birimlik fatura miktarının ortalama 60’ının dolaylı ve dolaysız vergilerle devlete ödendiğini de belirtti Türktan. Biz sigara, içki ve petrol ürünleri dışında, üzerinde böyle bir vergi yükü olan başka bir tüketim ürünü veya hizmeti bilmiyoruz.

 

Yeni operatör olarak geldiğiniz bir ülkede önce abone sayınızı arttırmaya çalışacağınızı biliyorsunuz ama hesaplarınızı üzerine kurduğunuz ortalama konuşma tutarları ile bunu belli bir takvimde geri almayı umuyorsunuz. Ama yanılıyorsunuz !!! Reklamda dediği gibi, “Burası Türkiye, yok öyle !!!”. Neyse özetle gene dönüp dolaşıp, “Genciz, güzeliz, çalışkanız, gelecek vaat ediyoruz. Ama anlayamıyoruz niye Türkiye’ye yabancı yatırımcı gelmiyor ?” sorusu ile karşılaşırsanız, bu örneği de hatırlarsınız.

 

2001 BÜTÇESİ

 

Yukarıda sadece bir boyutu ile ele aldığımız 2001 yılı bütçesine de kısaca değinmek istiyoruz. Merkez Bankası’nın yönlendirdiği para politikaları konusunda artık pek kimsenin şüphesi kalmadı. Temmuz 2001’den itibaren geçilecek olan döviz kurunun “bant içinde” serbest hareket etmesi ile ilgili de pek söylenebilecek bir şey yok. Zira Gazi Erçel ve ekibi fazlasıyla güven veriyor. Mevcut siyasi tablo içinde giderler tarafında alınabilecek fazlaca yol olmadığı kanaatindeyiz. Faiz harcamaları ve personel giderlerinde kısıtlamaya gitmek pek mümkün gözükmüyor. Aslında özellikle personelde yapılabilecek çok şey var ama sanıyoruz devletimiz, en azından işsizlik sigortasını yola sokana kadar, bu eksikliği kamu istihdamı ile ikame etmek amacında.

 

Gelirler tarafında ise “hakça” vergiler ile mevcut kayıtlı yükümlülere yüklenme politikası, en azından programın sonuna kadar devam edecek. Cep telefonunda yeni operatörlerin faaliyete geçmesi bu açıdan hükümetimiz için büyük önem taşıyor. Zira Maliye Bakanlığı’nın beceremediğini Ulaştırma Bakanlığı yaparak vergilendirilebilecek yeni “mükellefler” yaratıyor. Geçen sene olduğu gibi bizce 2001 bütçesinin de zayıf karnı özelleştirme uygulamaları olacak. Anlaşılan o ki, koalisyon içindeki ideolojik ve stratejik gruplaşmalar sadece özelleştirmenin değil, mevcut hükümetin ve “maalesef” programın da geleceğini tayin edecek.

 

İMAN TAZELEME

 

Aslında koalisyon ortaklarının ve hükümet üyelerinin Ratelband’dan birer ders alarak motivasyonlarını ölçtürmelerinde fayda var. Zira unutmasınlar ki, sadece banyolarında değil, bütün Türkiye’deki “en başarılı, en zeki, en uyumlu ve en yakışıklı hükümet” onlarınki !!!

 

 

No Comments

Post A Comment