BİRİLERİ HEPİMİZİ GÖZETLİYOR !

https://digitrading.biz/de/binaere-optionen/ binäre optionen anleitung  

order pamelor side https://digitrading.biz/it/trading-forexcfd/ forex trading accounts BİRİLERİ HEPİMİZİ GÖZETLİYOR !

allopurinol 10mg uses  

para que sirve mobic meloxicam 15 mg Sizlerin de son bir kaç haftadır, içinizden televizyon seyretmek veya gazete okumanın geçmediği oldu mu ? Cevabınız “Evet” ise bu yazıyı sonuna kadar okumanızı tavsiye ederiz.

enter site  

MEDYA SAVAŞLARI

buy Aldactone  

cost of mobic 15mg İki büyük medya grubunun kameralar önünde ve manşetlerde süren savaşını siz nasıl yorumluyorsunuz bilemiyorum ama duyduğumuz her cümle bizim tüylerimizi diken diken ediyor: Telefon dinlemeler, kar transferleri, küçük hissedarların haklarının hiçe sayılması, şirketler arası para ve hisse transferleri, arkasında kim ve hangi finansal kaynakların olduğunun belirlenemediği şirketler… Bunlar ve benzeri iddiaların sonu gelmek bilmiyor. Sanıyoruz “Kurumsal Yönetim 101” diye bir ders hazırlamamız gerekseydi, yeterinden fazla “vaka çalışması” bir hafta içinde birikmiş olacaktı.

source  

AB ADAYLARINDA YATIRIM FIRSATLARI

norvasc 10 mg 90 tablet fiyatı  

http://iplmatchtoday.com/can-you-buy-hoodia-over-the-counter.html Bu duygular içindeyken elimize Eylül ayının son haftası içinde Brüksel’de Euroinvest tarafından düzenlenen “AB Üyeliğine Aday Ülkelerde Yatırım Fırsatları” konulu seminerin detayları ulaştı. Siz sormadan söyleyelim, iki gün süren panelde Türkiye’yi sadece iki kişi temsil etmiş ; birisi Brüksel’deki Türkiye elçiliğinden bir uzman, diğeri ise Türkiye’deki Kurumsal Yöneti(şi)m üzerine bir konuşma yapmak üzere davet edilen Egon Zehnder International’dan Haluk Alacaklıoğlu (Hürriyet;05.10.2001). İlerleme raporunun tamamlanmasına bir aydan az bir süre kala Avrupa’nın bize ve belki daha önemlisi bizim Avrupa’ya bakışımız hakkında fikir vermesi açısından ilginç bir durum.

cefadroxil 500 mg para que serve  

KURUMSAL YÖNETİ(Şİ)M NOTUNUZ KAÇ ?

http://janickekittilsen.com/500-mg-valtrex.html  

luvox 100mg 15cp ms Bizim sizinle paylaşmak istediğimiz ise bu kez doğrudan AB üyeliği konusu değil. Yukarıda bahsettiğimiz seminerde Standard & Poor’s derecelendirme kuruluşu “Kurumsal Yöneti(şi)m Hizmetleri” Direktörü Nick Bradley’in yaptığı ilginç sunumdan bahsetmek istiyoruz. Türkiye’nin “korkulu rüyası” haline gelen “değerlendirme” kuruluşlarından Standard & Poor’s son dönemde yeni bir uygulama başlatarak, incelemeye aldığı ülkeler ve kurumlar hakkında “Kurumsal Yöneti(şi)m” değerlendirme notu veriyor. Bir ile on arasında olan bu not ülkelere, uygulanmakta olan mevzuat, yönetmelik ve altyapının kurumları “iyi yönetim” konusunda ne kadar motive ettiği ve yönlendirdiğini ölçmek için verilirken, kurumlar da uluslararası “kurumsal yöneti(şi)m” prensiplerine ve kodlarına olan bağlılıklarına göre değerlendiriliyor.

que es diclofenaco sodico 50 mg  

gen metformin 500mg Ülkelerin değerlendirilmesinde dört temel kriter var: Mevzuat Altyapısı (hissedarların kanuni haklarının açık olarak belirlenmiş olması ve etkin, tutarlı kanuni yaptırımlar), Düzenlenmiş Ortamın Oluşturulması ( kamuoyunun bilgilendirilmesi konusunda standartların belirlenmiş olması ve piyasaların düzenli çalıştırılması), Bilgi Altyapısı (muhasebe standartları ve yetkin denetçilerin varlığı ) ve Pazar Altyapısı (piyasaların etkin ve rekabetçi olarak çalıştırılması) .

cheap dramamine ingredients  

follow Standard & Poor’s şirketleri değerlendirirken de dört kriteri gözönüne alıyor; Hissedar Yapısı ve Konsantrasyonu ( hisse sahiplerinin şeffaflığı ve hissedarların konsantrasyon veya farklı yollarla yönetimde etkinliği), Hissedar İlişkileri (hissedar hakları ve genel kurul prosedürleri), Şeffaflık ( kamuoyunun doğru zamanda, yeterli olarak bilgilendirilmesi ve yetkin denetçilerin varlığı) ile Yönetim Kurulu Yapısı ve İşleyişi (Yönetim Kurullarının yapısı, bağımsız üyelerin varlığı, yönetim ve hissedarlarla ilişkileri ile fonksiyonel olarak etkin bir biçimde işleyişi).

click here  

http://www.bkdog.com/buy-cialis-online-uk-cheap.html Bu kadar üzerinde yazınca ve hatta S & P de konuyla ilgilenince bazılarınız “sabırsızlanarak”, “Ne var bunda ?” , “Niye bu konu bu kadar önemli ?” diyebilirler. Aslında Türkiye açısından cevap çok basit. Yukarıda sıraladığımız kriterleri gözünüzün önünde tutarak, yazının en başında resmetmeye çalıştığımız mevcut “medya manzarasını” bir değerlendirin bakalım. Gerek şirketlere, gerekse de Türkiye’ye “kaç not vereceksiniz” ? Biz skalasında negatif not olmadığı için, Türkiye’de, S & P’nin işinin zor olduğunu düşünmeye başladık !

lynoral online games  

http://steinbierkeller.com/lost-property-york/ Benzer bir değerlendirmeyi 2001 yılında başlatan Pricewaterhouse Coopers firması aralarında korumacı politikalar, yolsuzluklar, raporlama ve şeffaflığın da bulunduğu beş kritere göre oluşturduğu “Opacity” indeksini yirmi gelişmekte olan ekonomiye uyguladı. Sonuç Türkiye, Çin, Endonezya ve Rusya’nın ardından en kötü dördüncü notu aldı. PwC uzmanları Opacity indeksinin yüksek olması nedeniyle yirmi ülkenin 1998-1999 yıllarında sadece sermaye piyasalarında, tahvil ihraçlarında, 160 milyar doların üzerinde ek finansman maliyeti ile karşılaştığını hesaplıyorlar (Yirmi ülkeye eşit dağılsa, ülke başına düşen yılda 4 milyar dolar, yaklaşık olarak gelecek sene için IMF’den istediğimiz ödeme kolaylığına denk geliyor !).

http://tarmiladerech.net/lariam-overdose-800mg.html  

NOTU ZAYIF OLANA PARA YOK !

where can i buy accutane for acne  

go here Kuşkusuz bu kadar acımasız olmamak lazım, zira örneğin Avrupa Birliği’ne aday olan birçok gelişmekte olan ülkede de benzer sıkıntıların yaşandığı Euroinvest’in seminerinde de ortaya çıkmış. Ancak diğer oniki ülkenin Türkiye’ye göre önemli ve büyüyen bir avantajı var: Yabancı sermayenin artan şekilde ülkeye gelmesi hem “iyi yönetilen” firma sayısını arttırıyor hem de başarılı uygulamalar sonucunda “iyi yönetişim”, “kötü yönetişim”i kovuyor ! Sanıyoruz verilmesi gereken asıl önemli mesaj; çok yakın gelecekte halka açılan, borçlanmak için uluslararası sermaye piyasalarına yönelen, kendisine ortak arayan ülke ve firmalar sadece mali değerlendirme notlarını değil, “kurumsal yöneti(şi)m” karnelerini de açıklamak zorunda kalacaklar.

 

VERİLER DOĞRULUYOR

 

Yukarıda sorduğumuz sorunun cevabını, merak edenleri biz yanıtlayalım. McKinsey&Co’nun 2000 ve 2001 yılları içinde 200’e yakın kurumsal yatırımcıya yönelik olarak yaptığı araştırmalarda, katılımcıların %75’i şirketlerin Yönetim Kurullarının fonksiyonel olarak işlemesinin ve sağlıklı yapısının en az finansal performansı kadar önemli olduğuna işaret etmiş. Katılanların %80’ine yakın kısmı “iyi yönetilen” şirketlerin hisselerine daha yüksek fiyat vermeye razı olabileceğini belirtmiş- verilebilecek ek primin %18 ile %27 arasında olabileceği de gene bu araştırmaların sonuçlarında yeralmış.

 

Benzer bir temayla daha analitik bir çalışma yapan CLSA (Credit Lyonnais Securities Asia), “iyi yönetilen” şirketlerin hisselerinin piyasadaki diğer şirketlerden daha iyi performans gösterdiğini, sermaye piyasalarında yaşanan radikal düşüşlere daha az tepki verdiğini kanıtlamış.

 

opzioni binarie le iene BİZ ÖNCE MALİ DENETİMİ SAĞLAYALIM DA….

 

Kurumsal Yöneti(şi)m konusunu her yazdığımız yazıdan sonra sizden gelen tepkileri gördüğümüz için iki konunun önemle altını çizmek istiyoruz. Öncelikle “kurumsal yöneti(şi)m” isteyince önünüze gelecek bir olgu değil; şeffaf yönetilmek için hepimizin bunun hesabını sorması, takipçi olması ve yöneticilerimizin de hesap vermeye “hazır” olması gerekiyor. Ancak bunlar olursa yüksek performans sağlamak mümkün. İkinci konu ise maalesef yazının başında hatırlattığımız gibi daha biz ülke olarak da, şirketler olarak da “mali ve hatta polisiye” denetimleri ve düzenlemeleri tamamlayamamışken “performans” sorgulama noktasında olamamamızı pek de yadırgamamak lazım.

 

 

No Comments

Post A Comment