BANA BİR ŞEY OLMAZ!

 

BANA BİR ŞEY OLMAZ!

 

Arka arkaya yaşadığımız talihsiz deprem felaketleri nedeniyle, sonuna yaklaştığımız 1999 yılını ulusça unutamayacağız. Ancak Swiss Re sigorta firmasının rakamlarına göre, doğal afetlerin yarattığı hasarla 1999 yılı sigortacılar için tarihin en kötü 4.yılı olabilmiş. Aslında bu sonuçta en büyük etkiyi yaratan da gene biziz. Ülkemizde ve hemen ardından Tayvan’da yaşanan deprem facialarında sigortalı olan hasar, toplam kaybın çok altında olduğundan sigortacılar biraz olsun nefes almış!

 

1999 yılında doğal afetlerin, dünya üzerinde, yaklaşık 65 milyar dolar maddi hasar ve 65,000 can kaybına sebep olduğu tahmin ediliyor. Bu kaybın sadece 22 milyar doları sigortalanmış. Swiss Re uzmanları Türkiye’nin depremlerdeki kaybının 20 milyar dolara ulaşırken, sigortalanan kısmın 2 milyar dolar civarında olduğunu belirtiyorlar. Tayvan’da ise 14 milyar dolarlık kayba karşılık 1 milyar dolar civarında tazmin edilecek hasar çıkabileceği tahmin ediliyor.

 

Sigorta konusunda biraz daha araştırma yaparak, tarihin en büyük “tazminat”larına da ulaştık. 1992 yılında ABD’ni vuran Andrew fırtınası 17 milyar dolarlık tazminat ile tarihin en büyük “hasar”ı ünvanını kazanmış. İkinci sırada 15.3 milyar dolarlık hasarla 1994 Kaliforniya depremi var. Üçüncü sırada ise 10 milyar dolarla, Avrupa’yı kasıp kavuran 1990 kışının yarattığı zararlar yer almış. “En büyük risk henüz daha tanımlanamayandır” veya “en büyük hasar daha henüz oluşmayandır” demek sanıyoruz pek de yanlış değil. Amerikan hukuk firması Leboeuf, Lamb, Greene&MacRae’nin tahminlerine göre tarihin en büyük hasarının oluşmasına fazla zaman kalmadı ! 2000 yılı probleminin(Y2K) yaratacağı hasarlar nedeniyle açılacak hukuki davaların toplam tazminatının 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Dikkatinizi çekmek isteriz bu sadece ihmal, kontrolsüzlük, beceriksizlik ve benzeri sebeplerle oluşması beklenen tazminat miktarı; buna ek olarak 300 ile 600 milyar dolar arası bilgi teknolojisi ve buna bağlı donanımın hasarları olacağı bekleniyor. Gene aynı hukuk firması başta asbestin kullanımı nedeniyle oluşacak hasarlar olmak üzere, toplam çevre kirliliğinden doğacak hasar tazminatlarının da 300 milyar dolar civarına ulaşmasını bekliyor.

 

Fay hattı üzerine yerleşim ve sanayi birimleri inşa etmenin dışında “riski” tanımlayamayıp, sigorta da ettirmeyen bizler bu kez sanıyoruz fazlasıyla acı bir ders aldık. Sigorta yaptırmamamızın sebepleri arasında başlıkta ifade edilmeye çalışılan “ihmalci” zihniyetin olduğu kadar, çoğumuzun başından geçen tatsız bir “sigorta tazminat” anısı da olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ülkemizde de sigorta şirketleri, poliçe sattıklarının değil de “risk” satın aldıklarının bilincinde olarak hareket etmeye, sanıyoruz sigortalanan riskin de artması ile doğru orantılı bir hızla başlayacaklardır. Aksi takdirde “mecburi sigorta” kavramı, sigorta şirketlerine “hacim yaratmaktan” başka bir değişiklik yaratamayacaktır.

 

Düzeltme: Cuma günkü yazımızda Mısır’da 31.12.1999’da düzenlenecek partinin maliyeti “10 milyar dolar” olarak belirtilmiş; doğrusu “10 milyon dolar” olacaktır. Düzeltir, özür dileriz.

 

muraty@gsdholding.com.tr

 

 

No Comments

Post A Comment