BİR TAŞLA İKİ KUŞ

 

B İ R   T A Ş L A   İ K İ   K U Ş

Haberleşme Yüksek Kurulu’nun dün yapılan toplantısında, rekabeti arttırmak ve bu yolla da daha kaliteli hizmetin daha ucuza verilmesini sağlamak üzere, 3 yeni GSM 1800 şebekesi kurulması yönünde prensip kararı alınmış (Reuters). Bu şebekelerin lisanslarından ikisinin ihale yolu ile satılması, diğerinin de 2000 yılı içinde özelleştirilmesi planlanan Türk Telekom’un içinde bırakılması düşünülüyor.

 

Türkiye’de cep telefonunun kullanılmaya başlanması birkaç yıllık bir oluşum olmasına rağmen son derece büyük bir talep ve potansiyel olduğu herkesçe kabul ediliyor. Bu sebeple, köşemizde Fas’ın 130 bin abonelik GSM şebekesini 1.1 milyar dolara özelleştirdiğine yer vererek Mayıs 1999 sonunda 5.3 milyon aboneye ulaşan mevcut iki GSM lisansının 1 milyar dolara satılmasına işaret etmiştik. Yeni ihalede de 1 milyar dolarlık gelir elde edileceğini düşünsek dahi, Fas örneğindeki kişi başına 40 dolarlık lisans ücretine ulaşmamıza daha 600 milyon dolar yani kabaca 1 “lisans” daha var.

 

1970li yılların sonunda ABD’de Bell Laboratuarlarında yapılan bir çalışmaya göre cep telefonlarının yaygınlaşmasının zor olduğu ve 2000 yılına kadar dünya üzerinde azami 800,000 aboneye ulaşılacağı öngörülmüş. Bu sebeple de dönemin “telekom devi” AT&T pazardan tamamen çıkma kararı almış. Aradan geçen 20 yılda, sadece dünyanın en büyük mobil telefon pazarı olan ABD’de 80 milyon abone sayısına ulaşılmış durumda. Kısacası 10-15 yıl önce varolmayan bir sektörden, bugün gelişmiş ülkelerde her üç kişiden birinin cep telefonu sahibi olduğu bir sektör oluşmuş durumda. Pazarda ABD’ni her ay abone sayısı 1 milyon artan Çin izliyor. İlginç olan milyarı aşmış nüfuslu Çin’de aylık hat artışı 1 milyon iken, 65 milyon nüfuslu ülkemizde de 500,000 hat civarı aylık artış olması.

 

Dünya Bankası verilerine göre cep telefonu abone sayısının toplam nüfusa oranı Finlandiya’da %62, İsveç’de %52, Hong Kong’da %47, Singapur’da %36, Japonya’da %34, ABD’de %28, Almanya’da %20, Malezya’da %11 civarında Bu kritere göre dünyanın bir numaralı pazarı olan Finlandiya’da 10 yıl içinde oranın %100’e ulaşması bekleniyor. Ülkemizde ise bu oran yaklaşık %8 civarında. Yani mevcut pazarı %50 arttırmamız hatta ikiye katlamamız işten bile değil. Bu sebeplerden ötürü biz yeni ihale edilecek şebekelerin abone bulmakta fazla zorlanmayacağını ve pazara girmelerinin mevcut rekabeti arttırmayacağını düşünüyoruz. Seçeneklerin artması, sağlıklı çalışan pazarlarda her zaman kalitenin artmasına sebep olacak ve tüketicinin işine yarayacak bir gelişme. Bu sebeple alınan kararı alkışlıyoruz ve destekliyoruz. Bu arada kafamıza takılan yeni ihaleye çıkarılacak lisansların abonelerinden de ek vergi adı altında para alınıp alınmayacağı. Eğer alınacaksa Maliye Bakanlığı da bu işten kazanç sağlar. Hem özelleştirme yapılır hem de vergi tabanı genişletilmiş olur. Zira gözüken o ki, Maliye Bakanlığı’nın ekonomiyi kayıt altına almasının ve vergi toplamasının en kolay yolu cep telefonu aboneleri (mevcut vergi mükellefi sayısı abone sayısının altında değil mi ?). Ne kadar çok şebeke, o kadar çok mükellef !!!!

 

muraty@gsdholding.com.tr

 

 

No Comments

Post A Comment