Allah affeder, Google affetmez !

 

Allah affeder, Google affetmez !

 

Atalarımız demiş ki, “şuyu vukuundan beterdir”; ”şüyû” yayılmak anlamına geliyor; “vukû” ise bir olayın gerçekleşmesi olarak kullanılıyor. Yani haberin, olgunun, olayın dilden dile yayılması, söylentisinin çıkması, aslında yayılanın gerçekliğinden daha tehlikelidir. Yaşadığımız çağda, aslında daha sık karşılaştığımız ve içinde çıkmaya çalıştığımız bir durumu ifade ediyor bu özlü söz! Zira eskiden sadece fani dünya ile uhrevi dünyayı düşünürken, şimdi bir de karşımıza sanal dünya çıktı ! Sanal alemdeki şöhretiniz, sadece yol boyunda sizin isteyerek bıraktığınız izlerden oluşmuyor; aksine sizin iletişiminizin dışında, sizin gıyabınızda, tanıdığınız, hatta sık sık da hiç tanımadığınız insanların “post” ettikleri, sanal dünyadaki ününüze ün katıyor.

 

Ara sıra, ekran karşısında, kendi ismini girerek, Google araştırması yapmak, artık sadece kendini tatmin etmeyi değil, aslında “basit bir kalite kontrol veya güvencesini de beraberinde getiriyor. Sizin adınızın yeraldığı adresler, ilişkilendirildiğiniz kurumlar veya insanlar, hiç tanımadığınız kişilerin sizinle olan algısını da ele veriyor. Benzer şekilde, aktif üyesi olduğunuz sosyal medya platformlarında, kimlerin sizin profilinize baktığı, ya da sizinle birlikte aynı sayfalarda kimi aradığı, takip ettiği sizin sanal markanızı da oluşturuyor. Bu bağlamda İsviçre merkezli dijital pazarlama ve danışmanlık şirketi KBSD’nin yaptığı güncel bir araştırma, insan kaynakları profesyonellerinin de sanal dünyanın nimetlerinden fazlasıyla faydalandığını gösteriyor. Yapılan araştırmaya göre, işe alma kararını verenlerin %78’i mutlaka internet arama motorlarından potansiyel çalışanları ile ilgili detaylı araştırma yapıyorlar. Facebook, Twitter gibi sosyal medya mecralarını araştıranların oranı ise %60’ın üzerinde. Benzer motivasyonlarla işe alma kararları verilirken, karar vericilerin yaklaşık yarısı (%48), adayların kişisel internet sitelerini ve bloglarını da okuyor ve araştırıyor. Yazdıklarınız, yorumlarınız, siyasi görüşünüz, tuttuğunuz takım ve o gece yarısı biten çılgın partideki fotoğraflarınız, sizi mülakat eden, hatta edecek olanların önünde!

 

Konunun bir başka boyutu ise sadece iş ararken değil, çalıştığınız kurumda da zaman zaman benzer araştırmaların yapılması. KBSD’nin çalışmasına göre, kurumlarda çalışanların da yaklaşık onda biri (%8) sosyal medyadaki “duruşları” nedeniyle işten atılmışlar. Fani dünyada, uhrevi hayat için çalışırken, yaptığınız ya da yapmadığınız herşeyin “muhasebesini” tutmak da sosyal medya ve türevlerine düşüyor! Bu sebeple sadece kurum olarak değil, kişisel olarak da dijital markanızı ve bu markanın iletişim stratejisini sizin proaktif olarak yaratmanız ve sonrasında da uygulamanız şart oldu. Zira belki Allah affediyor, ama bir yakalarsa Google’ın affı yok!

 

Hepinize, sevdiklerinizle birlikte, sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar diliyorum!

 

 

No Comments

Post A Comment