3000’E NE KALDI?

 

3000’E NE KALDI?

On yıllar önce, bilgisayarların veri saklama prosedürlerinde, tarihlerin sekiz değil de altı hane üzerine yazılmış olması nedeniyle doğabilecek problemleri öngören bilim adamları, bilgisayara bağlı olarak çalışan sektörlerde önlem alınması çağrısında bulundular. Bu çağrı sonucunda, dünya son yirmi yılını, biz de son iki yılımızı “2000 yılı problemine” hazırlanarak geçirdik. Türkiye’de kamu kuruluşları resmi olarak ilk defa 17.12.1997 tarihinde yayınlanan Başbakanlık genelgesi ile 2000 yılı sorununa karşı uyarılmışlar. DPT koordinatörlüğünde 27.10.1998 tarihinde 2000 yılı projesi başlatılarak, 14 adet çalışma grubu kurulmuş. Basle Komitesinin de konunun hassasiyetinin altını çizmesiyle, TCMB’nın önderliğinde finans sektörü büyük yatırımlarla teknolojik altyapısını tamamladı. Finans sektöründe çıkabilecek paniğin yarattığı ”likidite” problemini de çözmek amacıyla bankalar nezdindeki tasarruf mevduatının, Y2K nedeniyle doğacak risklere karşı da Tasarruf Sigorta Fonu Mevduat Fonu tarafından sigortalı olmaya devam edeceği açıklandı. Kuşkusuz bu açıklama, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın, 2000 yılı problemine karşı tüketicinin korunması hakkında hazırladığı tebliğ taslağı dahilinde sanayi mallarında çıkabilecek 2000 yılı probleminin, 4077 sayılı kanunun 4.maddesinde belirtilen “gizli ayıp” olarak sayılacağını belirtmesi ile paralel alınan bir karardı.

 

Asıl şok ise, 31.12.1999 bitip, Y2K beklenen zararı yaratmayınca bütün dünyada yaşandı ve harcanan 600 milyar doları aşkın kaynak tartışılmaya başlandı. Örneğin Cambridge Üniversitesi Bilgisayar Laboratuarından Ross Anderson, 1980lerin ortalarında Güney Kore’nin British Telecom ile aynı teknolojiyi satın aldığını ve British Telecom’un Y2K için harcadığı 500 milyon sterline karşın, Güney Kore’nin hiçbir harcama yapmadığının altını çizerken, “Her ikisi de haklı olamaz” dedi. CSFB’ın Ekim ayında hazırladığı bir çalışmaya göre gelişmekte olan ülkeler arasında Güney Kore (%97), Türkiye (%96.5) ve Tayvan (%95.1) ile Rusya (%69.1), Polonya (%74.4) ve Macaristan (%74.8)’a göre 2000 yılı problemine çok daha iyi hazırlanmış durumdaydı. Ancak geldiğimiz noktada “yaşanmayan felaket”, yapılan harcamaların, bir anlamda ödenen “sigorta primlerinin” hesabının sorulmasına sebep oldu. Karşıt görüşe sahip olanlar adına ABD’ndeki “Y2K” uzmanlarından John Koskinen 2000 yılı sorununun son 50 yılın en büyük yönetimsel sorunu olduğunu belirterek harcanan paraları savunurken, Gartner Group analistlerinden Andy Kyte da büyük meblağlar harcanmasa sonucun “felaket” olacağını belirtiyor.

 

Aradan iki ay geçtikten sonra bu defterleri tekrar açmamızın sebebi, içinde bulunduğumuz günün 29 Şubat olması ve uzmanların bilgisayarların problem yaratacağı günler listesine bugünü de dahil etmiş olması. Aslında bu liste uzun, örneğin 10 Ekim 2000’de riskli günler arasında, zira hafızada 8 hanelik yer kaplayan ilk gün olacak. 366 günlük 2000’in son günü olan 31 Aralık 2000, 2001’in ilk günü olacak 01 Ocak 2001, 365 günlük ilk yılın son günü olan 31 Aralık 2001,…..Bir dostumuzun söylediği gibi bunlar arasında kuşkusuz en önemlisi 01.01.3000. Aman dikkat, hazırlıklara hemen başlayalım !

 

mood99@bnet.net.tr

 

 

 

 

No Comments

Post A Comment