2001 İŞ PLANI

purchase kamagra jelly online  

buy zyrtec syrup binäre optionen welcher broker 2001 İŞ PLANI

allopurinol cinfa 100 mg  

lopid cost 2014 Bizim için yılın son, sizler için ise yılın ilk yazısını yazıyoruz. NTVMSNBC ailesinin bir üyesi olarak yaklaşık sekiz ayımızı doldurduk ve sizlerle birlikte ilk yıl başımızı kutluyoruz. Bugün 2001 yılında değinmeyi planladığımız konuları sizlerle paylaşmayı ve bir tür “iş planımızı onaylatmayı” arzu ediyoruz. Önümüzdeki yıl, beş ana konunun üzerinde odaklanmak istiyoruz.

co diovan 320 12.5mg  

doxazosin 2 mg reviews https://digitrading.biz/it/opzioni-binarie/ opzioni binarie aranzulla ENFLASYONLA MÜCADELE PROGRAMI VE IMF ILE OLAN İLİŞKİLER

voltaren retard 75 mg diclofenac sodium  

see İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan Uluslararası Para Fonu’nun “kariyeri” maalesef başarı hikayeleri ile dolu değil. IMF biraz da bu sebeple Türkiye’nin uygulamakta olduğu enflasyonla mücadele programından desteğini esirgemiyor. Ancak belki de aramızdaki ilişkinin en önemli ve unutulmaması gereken ögesi programın başarılı olmasına, enflasyonun düşürülmesine, özelleştirmenin yapılmasına, kamu açıklarının kapatılmasına “en az IMF kadar” bizim de ihtiyacımız var ! Uygulanmakta olan programı IMF veya AB istediği için değil de, gerçekten ihtityacımız olduğu için tamamlamamız gerektiğinin bilincine varacağımız günü iple çekiyoruz. Bu bilince henüz varamadığımız için de “sürdürülebilir” değil de anlık ve biraz da “tesadüfi” dengelerin peşinden koşmaktan bıkmıyoruz.

here  

nizoral online bestellen see TARIM

elavil amitriptyline 10mg  

fungsi amaryl 2mg Aktif nüfusunun yaklaşık %45’i tarım sektöründe çalışan ve GSMH’ya katkıları %15 ile sınırlı olan Türkiye’deki problemlerin bir çoğunun çözümünün tarım reformu ile mümkün olabileceği inancındayız. Bu reform eğer gerekiyorsa İshak Alaton’un madencilik için önerdiği şekilde tarım üretiminin tamamen durdurulması ve “kafa başı” destekleme verilmesini dahi tartışmayı kapsayacak kadar radikal olabilmelidir. Zira mevcut görünüm zaten Türkiye’nin tarım ve hayvancılıkta net ithal eden konumuna doğru hızla ilerlediği bir tabloya işaret etmektedir.

http://myautoinsurancehelp.com/reviews-for-10-mg-inderalici-tabletas-para-que-sirven-el.html  

prescription drug pletal aspirin protect 80 mg ÖZELLEŞTİRME

here get link  

comprar cytotec en estados unidos Türkiye yaklaşık olarak onbeş yıllık özelleştirme tarihinde yaptığı kadar özelleştirme işlemini sadece 2000 yılında gerçekleştirdi. Bu başarı da birbiriyle medya önünde tartışan bakanların, politikacılarla bürokratların olduğu bir dönemde başarıldı. 4046 sayılı, son derece kapsamlı bir kanunla kurulmuş olan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tüm fonksiyonları ile görevde iken yeni organ, kurum ve kararnamelere neden ihtiyaç duyulduğunu hala anlayabilmiş değiliz. Telekom, kamu bankaları veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarının özelleştirme süreçlerinin de ÖİB liderliğinde yapılması gerektiği inancındayız. İstisnalar kafa karıştırmaktan başka bir amaca hizmet edemiyor. Siyasetçilerimiz ise gerek özelleştirme gerek kamu ve özel sektörün yeniden yapılanmasına yardım edecek, örneğin şirket birleşmelerini kolaylaştıracak, yaratıcı çözümleri gündeme almanın çabası içinde olmalılar.

exelon purchase constellation  

prilosec 20.6 mg twice a day que es hydrochlorothiazide 50 mg FİNANS SEKTÖRÜ

seroquel 25 mg tablet zen  

Ülkemizde finans sektörünün yapısı, gelişmiş ülkelerdeki örneklerden farklılaşıyor. Hemen hemen tüm büyük holding gruplarının bankaları; bu bankaların da sahip oldukları birçok finansal iştirakleri var (aracı kurumlar, finansal kiralama şirketleri, sigorta şirketleri, factoring şirketleri, portföy yönetim şirketleri, v.s.). Son yıllarda sektörün içinden geçtiği “karışık” ortamda ise bankaların kaptığı değişik “virüsler” domino taşı etkisi yaratarak önce finansal iştiraklerine daha sonra gruplarına ve sonrasında da sektörün bütününe sıçrıyor. Sermaye derinliğinin olmaması krizlerin yayılmasını ve “yıkıcılığını” da arttırıyor. BDDK Başkanlığına gelen “cesur yürek” Zekeriya Temizel’in sadece bankaların değil tüm finansal iştiraklerinin de kontrolünden sorumlu hale getirilmesinin önemli sinerjiler yaratacağı inancındayız. Gene bu çerçevede sadece finans sektörü değil, bu sektöre servis tedarik eden yam sektörlerin (örneğin bağımsız denetim, örneğin reklam ve tanıtım, örneğin medya) de BDDK liderliğinde yeniden yapılandırılmasının şart olduğu son olaylarla belgelendi. Unutmayalım ki bankalar kanununun “yenilenmesi” çare değil zira detaylı ve kapsamlı mevzuata sahip olmak kadar önemlisi onu uygulayabilecek disipline ve güce sahip olmak.

 

source site KURUMSAL YÖNETİM

 

Yukarıdaki dört konunun da çözümünün gerek devletin gerekse de özel sektörün “kurumsal yönetim” standartlarına ulaşması ile mümkün olabileceğine inanıyoruz. Evrensel hukuk kurallarının yaygınlaşması, vergi uygulamalarında ve mevzuat değişikliklerinde “keyfi ve kişisel” değişikliklerin azalması yabancı yatırımcıların ülkemize gelmelerini teşvik edecektir. Aile şirketlerinden profesyonel yönetime geçmek ve yönetim kurullarının da profesyonelleşmesi ile azınlık hisse sahipleri, sermaye haklarının bağımsız kişiler tarafından korunacağı güvencesine sahip olacaklardır. Mark Mobius’un ve George Soros’un yaşadıklarının uluslararası medyada kapladığı yeri Türkiye’nin tanıtımı olarak gösterebilmek pek de mümkün değildir!

 

Bu beş ana konunun dışında yeni ekonomiye ve her konuda kıyaslamalara da yazılarımızda yer vermek amacındayız. Hindistan’ın, İrlanda’nın, İsrail’in başardıklarından dersler çıkarabilmek bizim için son derece hayati olan zamanı kazanmamızı sağlayacaktır.

 

Bu yazının sonunda, ülke olarak ne kadar istikrarlı olduğumuzu da bir kez daha gördük. Uzun süredir yazılarımızda değinmekte olduğumuz konular, eleştirdiğimiz noktalar maalesef pek de değişmemiş. Ancak biz yeni örneklerle, farklı kıyaslamalarla doğru bildiklerimizi yansıtmaktan yılmamaya kararlıyız. Hepinize sağlıklı, mutlu ve daha “aydınlık” bir yıl diliyoruz.

 

 

No Comments

Post A Comment