2000’E AZ KALDI!

 

2000’E AZ KALDI!

Yabancı Sermaye Derneği (YASED), üyelerine, yani Türkiye’deki önemli yabancı yatırımcılara yönelik olarak yaptığı dönemsel “Barometre” anketinin sonuçlarını dün açıkladı(Reuters). Anket, Kasım ayı ortalarında yollanan soru formlarından yola çıkılarak hazırlandığı için sanıyoruz “vergi depremi”nin etkilerini içermiyor. Ancak ankete katılan yabancı yatırımcıların çoğunluğunun Marmara depremlerinin olumsuz psikolojisinden kurtulduğu ve ekonomiye bakışlarının olumluya döndüğü görülüyor. Ekonomik istikrarın olumlu yönde gelişeceğini düşünenlerin oranı son üç ayda, %15’den %71’e, finansal ortamın genel olarak iyiye gideceğini düşünenlerin oranı ise %19’dan %62’ye yükselmiş. Özet olarak yabancı yatırımcılar ekonomik ortamın daha iyiye gideceğine ve yabancı yatırımcılar için fırsatların artacağına olan inançlarını arttırmışlar. Bu noktada aklımıza, YASED Yönetim Kurulu üyesi ve Arthur Andersen-Türkiye Genel Müdürü Şaban Erdikler’in, 2 hafta önce Yabancı Sermaye Konferansında yaptığı “kısa dönemde yabancı sermayenin artmasını beklemiyorum” açıklaması geldi. Sayın Erdikler “kayıt dışı ekonominin yarattığı haksız rekabetin dayanılmayacak boyutlara ulaştığını” belirtirken, “kayıtlı ekonomideki şirketlerin vergi yükünün %5-%85 arasında değişmesinin hem yabancı hem de yerli yatırımcıların başarı şansını azalttığını” belirtmişti. Vergi bizim uzmanlık alanımız olmasa da, son yapılan düzenlemelerin her iki konudaki tabloyu daha da çarpıklaştırdığına inanıyoruz.

 

Yabancı yatırımcılar 1999 yılında ekonominin (GSMH) %1.8 oranında küçüleceğini tahmin ediyorlar. İlk 3 çeyrekteki küçülmenin %6.6 olarak gerçekleştiğini düşünürsek bunun iyimser bir tahmin olduğu ortaya çıkıyor. Bizim beklentimiz 1999 yılında ekonominin %4.50-5.00 civarında küçülmesi. Aynı ankette 2000 yılı için bütçede hedeflenen %5.50’nin altında, %3.58’lik bir büyüme tahmini yapılmış. Biz “nominal kur çıpası” uygulamasının, üretim ve tüketimi arttıracağı ve deprem sonrası yeniden yapılanmanın büyümeyi olumlu olarak etkileyeceği (Kobe depremi sonrasındaki faaliyetler Japonya’da ekonomik büyümeye %2’lik pozitif bir etki yaratmış) düşüncesiyle büyüme hedefine yaklaşılabileceği inancındayız. Ancak getirilen ek vergilerin negatif etkilerini ve özellikle de ilk altı aylık dönemdeki performansın hem yabancı sermaye hem de yerli yatırımcılar için önemli bir gösterge niteliği taşıyacağından yola çıkarak ilk iki çeyrekten ziyade, büyümenin son yarıyıl hatta son çeyrekte ivmeleneceğine inanıyoruz. Bizim 2000 yılı için GSMH artış tahminimiz %4.00.

 

Ankette 2000 yılı TEFE tahmini ise %43.11, yani hükümetin hedefi olan %20’nin 2 katından daha fazla. Bu tahminin bizce en önemli noktası, beklentinin hala kırılamadığı ! Aslında bir başka ilginç sonuç da, tahminlerin gerçekleşmesi halinde piyasada işlem gören hazine bonosu ve devlet tahvillerinin yatırımcısına zarar ettireceği. Koalisyonun anket sonuçlarını “veri” olarak kabul edip, en kısa zamanda beklentinin neden hala kırılamadığını araştırması gerektiğini, yatırımcıları ikna etmesi gerektiğini ve programını sahiplenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Aksi takdirde unutmayalım ki yıl sonunda ücretleri de, ürün ve hizmet fiyatlarını da, “vicdansız” rantiyenin faizlerini de, ankete cevap verenlerin beklentileri belirleyecek. Son olarak programı sahiplenmek için “imza veya isim” koymak şart değil. Vergi Yasası’nı Maliye Bakanı, SPK yasasını ilgili Devlet Bakanı anlatmak ve en azından Meclis görüşmelerine katılmak nezaketinde bulunsun, bize yeter (Bknz.Meclis TV) !

 

 

No Comments

Post A Comment