YOLDAN ÇIKMAK !

diclofenaco 75mg tablets

giardiasis albenza 200 mg

zyprexa zydis olanzapina 5 mg

click here “Başarı, özgüven, ego” en tehlikeli karışım, ve ilginçtir bu karışım liderlerin birçoğunun mayasında var. Son yıllarda dünyayı sarsan şirket skandallarının arkasında da bu karışım var, Davos’taki beklenmeyen çıkışın da, Fenerbahçe’nin bu sezonki çöküşünün de ardında… Liderliğin önemli bir kısmının bu karışım olduğunu iddia edenler olabilir, ama herşeyin azı karar, çoğu zarar !

http://jewelofchoice.com/plavix-75-mg-neye-yarar.html

fisher price allegra fattoria Güzel Türkçemizde, “yoldan çıkmak” diye bir deyim var ya, dünya da şu anda işte tam bunu tartışıyor. Kavramın adı “derailing”, yaygın tanımı ile “CEO hastalığı” olarak biliniyor. Özet olarak, başarıya ulaşan, tepe yöneticinin, parlayan egosunun da etkisiyle, aşırı artan özgüveni ile “raydan çıkması” olarak anlatılabilir. Bu aşırı özgüven de, yukarıda anlatmaya çalıştığımız şekilde başarılı hisse performansı gösteren şirket yöneticisinin, yüksek oy alan politikacının, ardı ardına maç kazanan teknik adam, kulüp başkanı veya sporcunun reflekslerinin değişmesi sonucunu beraberinde getiriyor.

http://middelhavetsperle.com/zolpidem-neurax-5mg-325mg.html

go lamictal 150 mg depression
CEO HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

watch

follow site “Yoldan çıkmanın” biçimleri kişiden kişiye ya da ortama göre değişiklik gösterebiliyor. Ama sanıyorum en sık rastlanan refleks herşeyi en iyi kendisinin yaptığına ve bildiğine olan samimi ama aşırı inanç, ya da başka bir deyişle kibir. Bu noktaya ulaşan yöneticilere “6 numaralı kuralın”* etkili olabileceği iddia edilse de, sanıyorum en tehlikeli yoldan çıkma biçimlerinin başında haddini bilmeyen bu kibir geliyor. Bu refleksi sadece iş dünyasında değil, politika sahnesinde de görüyoruz. Örneğin Genel Başkanlık koltuğuna yapışan parti başkanları, görevi bırakmama ısrarını ne kadar içgüdüsel olarak gücü bırakmamak amacı ile gösteriyorsa da, bir o kadar da kendilerinin vazgeçilmez ve Türkiye için tek çözüm olduklarına kalpten inandıkları için yapıyorlar. Benzer bir durumu spor camiasında da görmek mümkün; Inter teknik direktörü Mourinho’nun açıklamalarına bir göz atın, ya da fazla uzağa gitmeden “ben artık öğrenmem, öğretirim” diyen Fatih Terim’e kulak verin.

vessel costa allegra

http://urban-seoul.com/minocycline-hcl-100mg-price.html Organizasyonların önündeki bir diğer tehdit ise sahip oldukları gücü kaybetme endişesinin yanında, herşeyi mükemmel yapma arzusunu saplantı derecesine yükselterek, kararların ve hatta aksiyonların hepsini tepe yöneticinin kendisi yapma motivasyonu ile hareket etmesi. Örneğin son on yılını Fenerbahçe’ye vakfeden Aziz Yıldırım’ı ve yaptıklarını çıkartın, son on seneden geriye ne kalır ? İşte acı olan da sanıyorum, Aziz Yıldırım’ın da benzer bir endişeye kapılarak, iyi niyetle yirmidört saatini kulübe vermesi ve her kararın altında kendi imzasının olmasına çalışması. Gene tepe yöneticilerin, ilginin hep merkezinde olma isteği ile, koltuğa aşık olması ve kararları da koltuktan ayrılmama arzusu ile vermesi de yaygın görülen bir refleks.

buy sumycin online

floxin bustine costo En tehlikeli yoldan çıkma reflekslerinden birisi de, işi gücü bırakıp, odağı kaybedip, ama gene de diğerlerinin, yani rakiplerinin kendin kadar yetkin olmadığına yönelik inanç ile başarılı olma beklentisi içine girmek. Ya da sonuç odaklı olmayı, koyulan kuralların hiçbirinin kendisi için geçerli olmaması olarak yorumlayıp, sınır dinlemeden ilerlemeye çalışmak. Örneğin Davos’ta hem İsrail cumhurbaşkanının, hem de başbakanımızın duruşları biraz bu tanımı andırıyordu. Unutmadan bir de her durumda, herkesin söylediği ya da inandığının tersine bir şeyler söylemek zorunda hissedenler var; yani kendisini kanaat önderi olarak görüp, farklı bir boyut getirme zorunluluğunu üzerinde hissedenler. Aklıma en iyi örnek olarak, televizyonlardaki birçok spor yorumcusu geliyor, özellikle de Hıncal Uluç ve Ahmet Çakar; sanki beyaza siyah demek onların misyonu imiş gibi hareket ettiklerini sık sık düşünmüyor muyuz ?

enter site

http://kreo.pl/uroxatral-costco-hours.html http://lenshots.com/adalat-tv-online.html
ÇÖZÜM NEREDE ?

benicar hct compared to diovan hct

mobic 25mg xr Özet olarak güce ve kontrolsüz, sınırsız güce sahip olduğunu düşünen her alandaki her üst düzey yöneticinin taşıdığı yoldan çıkma riskini bertaraf etmenin en kolay yolu, yöneticinin  etrafındaki kadroların sistematik ve objektif geri bildirim mekanizmasını çalıştırabilmesidir.  Bu mekanizmayı çalıştırabilecek olan da yetkin kadroların yöneticilerin etrafında konumlandırılabilmesidir. Ama maalesef, bunu kabul edebilecek,  kendisi kadar yetkin ya da gelişme potansiyeli olan yönetici adaylarını etrafında tutma başarısını ve cüretini gösterecek yönetici sayısının çok az olması, yukarıda anlatmaya çalıştığımız sonuçları beraberinde getiriyor. Niye mi ? Cevabı siz verin. Etrafınızda “kontrolsüz güce” sahip olup da, bunu paylaşmak isteyen kaç yönetici var ?
* Ertuğrul Özkök; 14 Şubat 2009, Hürriyet gazetesi

pilex express online photo editor