UZAY GİRİŞİMCİLERİ

Guillermo Soehnlein ismi, zor telaffuz edilmesi dışında sizin için bir şey ifade etmiyorsa, merak etmeyin. Guillermo’nun adini 20 Ocak 2005 tarihli Washington Post gazetesini okuyana kadar biz de duymamistik. Ancak, Platin dergisinin bu “tematik” sayisinda, Guillermo ve dostlarının hikayesini sizinle paylaşmayı borç bildik.

UZAY GİRİŞİMCİLERİ DERNEĞİ

Guillermo, çocukluğundan beri hayalini kurduğu bir şeyi yapabilmek için hayatını değiştirme kararlılığını ve cesaretini gösterebilenlerden. Yani bence Guillermo, gerçek “PLATİN” adamlardan birisi. Çocukluğunda “uzay özlemi” ile yanıp tutuşan Soehnlein, başarılı kariyerine otuzlu yaşların ortasında yön verirken, bu tutkusunu ön plana almış. Soehnlein, profesyonel kariyerine son vererek, kendi işini kurmadan önce, bu alanda, yani uzay konusunda çalışan, çaba ve ter harcayan girişimcileri biraraya getirmeyi hedeflemiş. Guillermo Soehnlein’in kurduğu International Association of Space Entrepreneurs (IASE) adlı dernek, uzay konusunda yatırım yapan veya yapmayı düşünen insanları biraraya getirmeyi hedefliyor. IASE’nin ilk toplantısına sadece altı kişi katılırken, ikinci toplantı yirmi, üçüncü ise yetmişbeş kişiyi toplamış. Derneğin aylık bilgi notu ise beşyüzün üzerinde kişiye ulaşıyor. Sanıyoruz bu toplantılardan Dış Ticaretten sorumlu sayın bakanımız Kürşat Tüzmen’in haberi olmamış. Zira uzaya ne ihracat yapabilirizi sorgulamak için, eminiz geniş bir işadamı heyetiyle mutlaka toplantılardan birisine katılırdı !


ON MİLYON DOLAR KAZANMAK ISTER MİSİNİZ ?

Katılımcılar arasında, Guillermo gibi sadece yeni kuracağı iş için bilgi ve tecrübe kazanmak isteyenler olduğu gibi, bu alanda çalışan ve “ekmeğini ay taşından çıkaran” girişimciler de var. Aralarında Boeing veya Intelstat için yazılım üreten girişimciler olsa da bizim için bu girişimcilerin en dikkat çekeni Peter H. Diamandis oldu. Diamandis’in kurduğu SpaceAdventures Ltd. Adlı şirket, “uzay seyahatleri” için eğitim ve simulasyon programları sunuyor. Bu şirketin en büyük başarısı ise yoğun eğitimden geçirdikleri iki Amerikan vatandaşını, Rus roketleri ile uzaya yollamaları oldu. Diamandis, X Prize Vakfının başkanlığını da yapıyor. Kar amacı gütmeyen bu vakıf, ödülü 10 milyon dolar olan bir yarışma açmış. Yarışmayı kazanabilmek için “sadece” uzaya iki hafta içinde özel sektör tarafından finanse edilen projelerde üçer kişilik iki roketi yollamak gerekiyor. İlgilenenler detaylı bilgiyi Diamandis’den alabilirler. Girişimci okurlarımızı Soehlein ve dostları ile ilgili detaylı bilgi alabilmeleri için www.spaceentrepreneurs.org  internet sitesine yönlendirmek istiyoruz.


AMERİKAN RÜYASINA KOŞANLAR

Amerikan yatırımcılar “başka konu mu bulamamışlar”, parayı “rokete yükleyip uzaya yollamışlar” diyenleriniz olabilir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 20.5 milyon kişi yeni kurulan girişimlerde istihdam ediliyor. Global Entrepreneurship Monitor şirketinin araştırmasına göre, bu rakam Fransa’da yeni kurulmuş şirketlerde istihdam edilenlerin 23, İngiltere’dekinin 9, Almanya’dakilerin ise 7 katına ulaşıyor. Aradaki büyük farkı sadece nüfus ile açıklayabilmek de pek mümkün değil. Bu trendden rahatsız olan Avrupa Birliği’nin geçtiğimiz günlerde Eurobarometer’a yaptırdığı araştırma daha da çarpıcı sonuçlar ortaya kurmuş. Tercih şansları olduğunda Avrupalıların sadece %45’i kendi şirketlerinde girişimci olarak yeralmayı seçerken, Amerika’da bu oran %61’e kadar yükseliyor.

AVRUPA İÇİN UMUT VAR MI ?

Avrupalıların girişimci ruhunu törpüleyen ise sanıldığı gibi bürokratik engeller değil, aksine başarısız olma korkusu. Avrupa Birliği otoritelerini sevindiren 15-24 yaş grubunda yeralan gençlerde girişimci olma, risk alma tercihinin %55’e kadar varması.Ancak girişimci ruhun dinamosu olmaya aday genç nesil, dünyanın en düşük nüfus büyüme oranlarına sahip Avrupa ülkelerinde ne kadar derde deva olabilir ?

Avrupa’nın umudu ise Yunanistan, Portekiz ve İrlanda gibi girişimci gücü yüksek olan, ancak nüfus ve ekonomik boyutu itibari ile sınırlı etki yaratan ülkelerin çabalarında kalıyor. Kuşkusuz bir de biz varız ! İlk uzay uçuşları başladığında NASA Mars’a göndermek üzere aday arıyormuş. Sadece bir kişi gidebilecek, giden de geri

dönemeyecekmiş. İlk aday olan Fransız’a bu iş için ne kadar isteyeceğini
sormuşlar: “1 Milyon Dolar” demiş ve eklemiş “Fakirlere bağışlayacağım”.
İkinci aday olan İngiliz’e de ayni soruyu sormuşlar. İngiliz: “2 Milyon Dolar” demiş. “Bir milyonunu aileme bir milyonunu da tıbbi araştırmalara bağışlayacağım”. Üçüncü aday olan Türk aynı soruya: “3 Milyon Dolar” diye cevap verince yetkililer diğerleri bu kadar az isterken kendisinin neden 3 milyon istediğini sormuşlar. Bizim Türk, yetkililere doğru eğilmiş, kısık bir sesle: “1 milyonunu ben alırım, 1 milyonunu size veririm, Fransız’ı da Mars’a göndeririz” demiş.


AVRUPA’NIN GELECEĞİ TÜRK GİRİŞİMCİSİ

Türk girişimcilerinin dünyanın her ülkesinde yaptıkları yatırımları ve inisiyatifleri burada sıralayacak kadar yerimiz yok. Ama sanıyoruz, yukarıdaki rakamlar Türk ekonomisinin dinamosu olan girişimcilerimizin, gerçek “PLATİN” adamlarımızın sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da geleceği olduklarını gösteriyor. Avrupa, Avrupa artık duy sesimizi ! İşte bu Türk girişimcisinin ayak sesleri!

No Comments

Post A Comment