ÜLKER’İN “KAHVE” YOLDAŞI SATILDI!

Ülker grubunun sahip olduğu kahve zinciri Cafe Crown’un yüzde 50’sini geçen sene Kuveytli Al Sayer Grubu satın almıştı. Al Sayer Grubu, ABD’nin ikinci büyük kahve markası olan Caribou Coffee’nin bölge haklarına sahip olduğu için, son bir yıl içerisinde Cafe Crown dükkanlarının yerini Caribou Coffee dükkanları alıyor. Türkiye’de bunlar yaşanırken, Caribou Coffee geçtiğimiz yıl içinde 340 milyon dolar bedelle küresel olarak satıldı. Dünyanın Starbucks’dan sonraki ikinci büyük kahve markasını satın alan ise Alman menşeili JAB yatırım grubu. JAB, Reckitt Benckiser markasının da kurucularından olan Benkciser ailesinin son nesil temsilcilerinden olan Reimann ailesi tarafından oluşturulan bir yatırım portföyü. Reimann ailesi 20 milyar Euro’ya yaklaşan servetleri ile Almanya’nın en zengin on ailesi arasında yeralıyor. Aile JAB yatırım grubunu kurduktan sonra, bünyesindeki yaklaşık 10 milyar Euro’luk portföyün sorumluluğunu üç profesyonel varlık yöneticisine emanet ediyor. Peter Harf, Bart Becht ve Olivier Goudet ise birçok meslektaşından farklı olarak halka açık şirketlere sermaye piyasaları üzerinden yatırım yapmaktansa, tüketici ürünler ve lüks/moda şirketlerine doğrudan yatırım yapmayı tercih ediyorlar. Yatırımlarının son halkası Caribou Coffe olsa da, JAB porföyünde 930 milyon dolara satın alınan Jimmy Choo ayakkabıları, Peet’s Coffee& Tea ve Coty de var. Yaklaşık yirmi yıl once portföye Pfizer’den 440 milyon dolara alınan Coty, geçen zaman içinde doğrudan satış devi Avon’u satın almaya kalkışacak kadar büyümüş. Geçen yıl içindeki Avon satın alma girişimi başarısız olsa da, Coty’nin önümüzdeki sene içinde 7 milyar dolara varabilecek bir halka arz gerçekleştirmesi bekleniyor. JAB bünyesinde “aile yadigarı” olarak hala Reckitt Benckiser’in hisselerinin %10’u da bulunuyor.

 

AVRUPA BİRLİĞİ’NDE KOTA DÖNEMİ!

Yılın sonuna damga vuran gelişmelerden birisi de Avrupa Birliği bünyesinde Viviane Reding bünyesinde yürütülen “cesur” proje oldu. Özellikle İngilitere’nin ciddi muhalefetine ragmen Avrupa Birliği bünyesinde şirketlerde 2020 yılına kadar yönetim kurulullarına %40 kadın YK üye kotası getirilmesi yönünde önemli yol alındı. Yönetim kurulları sayısal olarak kadın istihdamı açısından önemli bir katkı olarak görülmese de, Avrupa’nın önde gelen halka açık şirketlerinde “rol model” kadın yöneticilerin sayısının artması “cinsiyet eşitsizliğinin” ortadan kaldırılması yönünde büyük bir adım olarak görülmeli. ABD’nde yapılan hesaplamalar gösteriyor ki, kariyer yoluna eşit başlamalarına ragmen, kadınlar sadece fırsat eşitsizliği ile karşı karşıya kalmıyorlar; eşitsizliğin sonucunda, kariyerlerleri boyunca 625 bin dolara yakın daha az gelir de elde ediyorlar.

 

TESTOSTERON ÇAĞININ SONU GELİYOR MU ?

ABD’nde 2009 yılında, tarihte ilk kez kadın çalışanların toplam sayısı erkek çalışanların sayısını geçti.Bir sonraki yıl ise İngiltere aynı sonucu yaşadı. İçinde yaşadığımız çağda Afrika dışında tüm kıtalarda üniversite seviyesinde kız öğrencilerin sayısı, erkek öğrencilerin sayısından daha fazla. ABD’nde 2008’den bu yana kriz dolayısıyla işini kaybeden 7.5 milyon kişinin dörtte üçü erkek. Gene ABD’nde tüp bebek başvurusu yapan çiftlerin dörtte üçü bebeklerinin kız olmasını arzu ediyor. İngiltere’de son altı ayda FTSE-100 endeksi şirketlerinin yaptığı yönetim kurulu üyesi atamalarının %40’ı kadın! Özetle “dengeler değişti” ve cinsiyet eşitsizliği konusu önümüzdeki on sene daha dünyanın gündemini işgal etmeyeceğe benziyor. Bizden söylemesi !

 

ARTIK MAZARET KALMADI !

İnsanlık tarihinin onbinlerce senelik tarihi toplumun hemen her alanında cinsiyet eşitsizliğinin hakim olduğu örneklerle dolu. Ancak artan farkındalık ve yükselen eğitim çabaları ile yavaş da olsa, “eşitsizliğin” ortadan kalkması yönünde önemli adımlar atılıyor. Avrupa Birliği bünyesinde Viviane Reding liderliğindeki Yönetim Kurullarında kadın üye kotasının yanısıra, Yönetim Kuruluna Hazır Kadın Aday havuzunun küresel olarak lanse edilmesi de önemli gelişmeler arasında yeralıyor. Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu ile Egon Zehnder International işbirliğinde başlatılan Yönetim Kuruluna Daha Fazla Kadın Direktör projesi ile de Türkiye’de yönetim kuruluna aday olmaya hazır kadın adayların envanteri çıkartılıyor. Yaklaşık üçyüze yakın kadın adayın yer aldığı bu havuz sayesinde artık İMKB’na kote olan, halka açık şirketlerin “kadın yönetim kurulu üyesi bulamıyoruz” mazareti de ortadan kalkacak.

No Comments

Post A Comment