REKLAMIN İYİSİ KÖTÜSÜ OLUR MU ?

http://lamiphillipsworld.com/finast-1mg-tablets.html

erythromycin eye drops cost

http://muratyesildere.com/where-to-buy-liv-52-in-singapore.html

http://matthewcowdrey.com/amantadine-overdose-800mg.html Peşinen söyleyeyim, sarı-lacivert renklerin iflah olmaz bir aşığıyım. Buna rağmen dünyanın neresine gidersem gideyim, “Türk” olduğumu duyan ve futbolu yakın takip eden garsonların, taksi şöförlerinin ve bellboyların, Galatasaray ve Hakan Şükür ile ilgili sorularını göğüslemek zorunda kaldım. Geçtiğimiz ay içinde Financial Times* gazetesinde Galatasaray ile ilgili çıkan küçük bir haberi okurken, kulağımda çınlayan “Sukur, Sukur” naraları arasında reklamın iyisi kötüsü olur mu diye de düşünmeden edemedim.

clopidogrel 75 mg tabletten

methylprednisolone 4mg and benadryl click
NE İLK, NE SON !

http://janickekittilsen.com/requip-ingredients-500mg.html

http://jjsshirts.com/prevacid-45-mg.html Financial Times gazetesi, “Fenerbahçe ile birlikte Türkiye’nin iki futbol devinden birisi” olarak bahsettiği Galatasaray kulubünun ticari haklarını elinde bulunduran ve halka açık olan Galatasaray Sportif şirketine yatırım yapan bazi fonların mağduriyetini dile getiren haberinde, Türkiye’nin kurumsal yönetişim performansını da tartışmaya açıyordu. Galatasaray Spor Kulubünün TV yayın hakları, reklam gelir hakları, forma ve sponsorluk hakları, Avrupa maç gelirleri, ürün satış hakları ve internet gelirlerini elde eden ve 2002 yılında halka arz edilen Galatasaray Sportif A.Ş’nin, futbol şubesinin transfer harcamaları olmak üzere tüm giderlerini üzerinde taşıyan ve sürekli borçlanan Galatasaray Spor ve Futbol A.Ş ile birleştirilmek istenmesi Sportif A.Ş’nin borsadaki yatırımcılarını rahatseız etmişti.

go

y doxazosin 8 mg Liderliğini, hisseye yaklaşık 20 milyon dolar yatırım yapan QVT Financial yatırım yönetimi şirketi CEO’su Angelo Moskov’un yaptığı yatırımcılar, Galatasaray Sportif’in büyük hissedarı olan Galatasaray Spor Kulubü’nü, aldıkları birleştirme kararı nedeniyle eleştiriyor ve hatta karşı çıkıyorlar. Yatırımcılar, geçtiğimiz yaz aylarında alınan bu kararın, şirkete yatırım yaptıkları dönemde, halka arz sırasında kendileri ile paylaşılan prospektüs ile de çeliştiğinin altını çiziyorlar. Yabancı yatırımcılar bu ihtilaflı durumu çözmesi, hakemlik etmsi için de Sermaye Piyasası Kurulu’nu göreve çağırıyorlar. Aslında Financial Times’daki haberin bizim için en ilginç yanlarından birisi de burası. Zira SPK adına açıklama yapan Başkan Vekili Turan Erol, “Galatasaray’ın yapmayı planladığı birleşmeyi gerçekleştirmeye kanunen hakkı olabileceğinin” altını çizmiş (gerçi Erol bu açıklamayı yapmadığını daha sonra yerel basında yalanladı). Ancak Erol’un açıklaması kadar ilginç olan, Türkiye sermaye piyasalarını yönetmekle görevlendirilen kurumun aradan aylar geçmesine rağmen hala başkanının atanmamış olması. Koalisyon hükümetlerinde yaşanan “koltuk pazarlıkları” tek parti hükümetlerinde yaşanmaz diye umut ediyorduk ya…..

follow site

betnovate cream buy uk AIG ile daha önceki ihtilafı da aklımıza getirdiğimizde, konunun Galatasaray’ın uluslararası yatırımcılar nezdinde yaşadığı ilk sıkıntı olmadığını hatırlatırken, ihtilaflı konuyu birkaç boyutta irdelemeye çalışalım. Öncelikle ne ad altında olursa olsun, bir Türk şirketinin “kurumsal yönetişim” performansı veya sıkıntısı nedeniyle uluslararası basına yansımış olması, sermaye piyasalarımız açısından olumlu bir gelişme değil. Gerçi kurumsal yönetişim konusunda ilk kez “uluslararası basına düşmüyoruz”. Yıllar önce aralarında George Soros ve Templeton Fonu’nun kurucusu Mark Templeton’un da bulunduğu birçok uluslararası yatırımcı halka açık Türk şirketlerine yaptıkları yatırımların haklarını aramak konusunda aciz kaldığını da hala unutmuyoruz. Azınlık hisedarlarının hakları konusunda karnesi zayıf notlarla dolu bir ülkede, Soros’un veya Mobius’un kendi hakkını koruyamadığı bir ülkede yerli veya yabancı, küçük veya büyük yatırımcılar kendilerini ne kadar rahat hissedebilirler ?

http://www.hungrycatkitchen.com/micardis-tab-40-mg.html follow site
“BORSADA OYNAMAK”

http://joinevents.net/amoxil-buy.html Bu resim içinde konunun diğer bir boyutuna geliyoruz ki, burada da SPK Başkan Vekilinin açıklamalarını daha detaylı yorumlamamız gerekiyor. Türkiye’de sermaye piyasalarında halka açık şirketlerde azınlık hissedarlarının haklarının korunamamasının birincil sorumlusu olan kurumun önde gelen isminin, “çaresiz” açıklamalar yapma hakkı var mı ? Büyük ümitlerle yatırım yaptığınız şirketten elde etmeyi umut ettiğiniz temettü gelirlerinin, şirketin büyük ortağının güdümüyle yapılan yatırımlarla, şirket birleştirmeleri ile “sulandırılması” sizi mutlu eder mi ? Şahsen, beni pek mutlu etmez. Ama buna rağmen hiçbirimiz yatırım yaptığımız şirketlerin hiçbirinin Genel Kurullarına katılmıyoruz, bir de üstüne sermaye piyasası yatırımlarını da, “borsada oynamak” olarak tanımlıyoruz. Merak ediyoruz, şu anda İMKB’nda halka açık şirketlerin ana sözleşmelerinin kaç tanesinde imtiyazlı hisselere, orantısız yönetim haklarının verilmesi hala devam ediyor ? Kaç şirkette ise her hissenin tek oyunun olduğu daha demokratik bir sistem uygulamada ?

ampicillin 500 mg while pregnant http://iplmatchtoday.com/benzac-mercury-drug-price.html
SADECE TÜRKİYE’DE DEĞİL !

equivalent paroxetine 7.5mg Kurumsal yönetişim konusunun uluslararası platformdaki uygulamalarının ülkeden ülkeye farklılaştığını itiraf edelim. Örneğin Avrupa Birliği sınırları içerisinde yeralan ülkelere baktığımızda Belçika (100%), Almanya (97%), İngiltere(88%) gibi ülkelerde halka açık şirketlerin çok büyük oranında her hissedarın sadece bir oy hakkının olduğu demokratik bir sistemin uygulandığını görüyoruz. Ancak örneğin Hollanda’da halka açık şirketlerin sadece %14’ünde, İsveç’de ise %25’inde “her hisseye bir oy” prensibinin uygulandığını görüyoruz. Başka bir deyişle kurumsal yönetişim konusunda ve özellikle azınlık hakları konusunda kendimizi eleştirmemize rağmen, Avrupa’da benzer sağlıksız uygulamalarla da karşılaşabildiğimizin de altını tekrar çizelim.

buy penegra pills Kurumsal Yönetişimi, esnek olmayan, “öcü” olarak göstermek en son dileğimiz. Kurumsal Yönetişim anlayışımız, jenerik tanımlardan ve yükümlülüklerden ziyade “oyunun kurallarının tanımlanması” ihtiyacını beraberinde getiriyor ve bildiğimiz hiçbir oyunda da, oyun başladıktan sonra “kurallar değiştirilmez”.

kegunaan obat cefixime kapsul 100 mg  

  • Financial Times, 17-18 Şubat 2007, sayfa 8