KAZANMAK HER ŞEY DEĞİLDİR, TEK ŞEYDİR !

https://digitrading.biz/it/opzioni-binarie/ opzioni binarie 60 secondi forum

eulexin 500mg uses

http://motosbaltasar.com/terramycin-30mg-5ml.html

enter Hoosiers – The Best Shot, Gene Hackman ve Dennis Hopper’lı iddialı kadrosuna rağmen ülkemizde hakettiği yeri kazanamamış bir film olmaktan fazla ileriye gidemedi. Gerçek bir hikayeye dayandırılan ve 1986 yılında çekilen filmde geçmişi başarılarla dolu olmayan profesyonel basketbol koçu Norman Dale (Gene Hackman), Indiana’nın göbeğindeki küçük bir lisenin basketbol takımını zorlu bir mücadelenin ardından 1954 Indiana Eyalet şampiyonluğuna çıkarmayı başarıyordu. İki dalda Oscar ödülüne aday gösterilen film, Sports Illustrated ve ESPN tarafından da “tüm zamanların en iyi spor filmleri” arasında değerlendiriliyor. Seyretmeyenlere hararetle tavsiye edeceğim film, aslında liderlik ve yönetim açısından da ilginç saptamalarda bulunuyor. Filmden beynime kazınan sahnelerden birisi de oyuncularını motive etmeye çalışan koç Norman Dale’in “kazanmak herşey değildir, TEK ŞEYDİR !” dediği o çarpıcı andır.

buy antabuse online uk

glucophage 1000 mg film tablet https://digitrading.biz/de/binaere-optionen/ binäre optionen anleitung
MOURINHO DİYE BİRİSİ….

http://www.bkdog.com/claritin-10mg-loratadine-side-effects.html

t-atarax 10mg 5mg Bu satırları size yazarken, Şampiyonlar Ligi kupasını 7.kez müzesine götüren Milan futbol takımı oyuncularının büyük mutluluğunu da izliyorum. Milan, kupayı 9 kez kazanan Real Madrid’den sonra en çok kazanan takım ünvanını pekiştirmenin yanı sıra, yarı finallere kadar gelen üç İngiliz arasından zaferle ayrılmayı bildiği için de takdiri hak ediyor. Ancak, ne yalan söyleyeyim ki gönlüm kupayı, geçtiğimiz Cumartesi İngiltere FA kupasını kaldıran Chelsea’nin kazanmasını istiyordu. Bu arzumun tek sebebi de hayranlıkla izlediğim, karizmatik koçları Jose Mourinho. Portekizli koç, maçtan sonra Chelsea’nin oynadığı fonksiyonel, sonuç odaklı ama keyifsiz futbol için kendisini eleştiren basın mensuplarına ilginç bir anektodu aktardı. Maç için hazırlıklara başladıklarında, futbolcularını etrafına toplayan Mourinho, onlara çok basit bir soru yöneltmiş: “maç sırasında mı, yoksa maçtan sonra mı keyif almak, eğlenmek istiyorsunuz ?”. Futbolcuların tamamı, “maçtan sonra” cevabını verince de Mourinho futbol dehasını gösteren taktik ve oyun planını yaratmış ve oyuncularına uygulatmış. Wembley stadını dolduran yaklaşık 90,000 seyirciye futbol olarak keyif vermese de, Chelsea taraftarlarını memnun eden sonuca Mourinho, Fildişi Sahilleri vatandaşı Drogba’nın uzatmalarda, 116. dakikada attığı gol ile ulaştı.

finasteride 5 mg en español

http://backpackersanctuary.com/amitriptyline-hydrochloride-bp-10mg.html  

http://mertcanbilgin.com/what-is-the-cost-of-singulair-without-insurance.html

hydrochlorothiazide 25 mg peach tablets forex trading journal FUTBOL ASLA SADECE FUTBOL DEĞİL

http://steinbierkeller.com/stein-bier-keller-what-to-expect/

http://www.mobilentis.com/cardura-xl-8-mg-etken-madde.html Simon Kuper’in dediği gibi “futbol asla sadece futbol değil” ve Mourinho’nun hikayesi bunun en çarpıcı kanıtı. Portekizli koç, çoğu yorumcuya göre ukala duruşu, Chelsea’nin sahibi Roman Abramovich ile kavgalı olmasına ve bu yıl hem Şampiyonlar Ligi’nin hem de Premier Lig Şampiyonluğunu kaybetmesine rağmen hala futbol dünyasının en saygın ve sözü dinlenen kişilerinden birisi olması da galiba gösterdiği liderliğe dayanıyor. Mourinho çevresindekileri ve özellikle de Chelsea oyuncularını enerjisi, bilgisi, zekası ve yetkinliği ile ikna ederek sözünü dinletiyor, planını sonuna kadar uygulatıyor. İşte bu yüzden takımın yükünü sırtlayan iki hamal John Terry ve kaptan Frank Lampard, daha büyük paralar kazanabilecekleri fırsatları ellerinin tersi ile iterek Chelsea’de kalmanın yollarını arıyorlar. Gene benzer sebeplerle, bu sezon varlık gösteremeseler de, Andrei Shevchenko ve Michael Ballack, şöhretlerinin keyfini yaşayacakları başka takımlarda değil de Mourinho’nun Chelsea makinasında dişli olarak kalmayı göze alabiliyorlar. Sanıyoruz bu “kudretin” ardına Mourinho’nun “kazanan” olmayı başarabilmesi yatıyor. Chelsea’de 3 yılda 6. kupayı müzeye taşıyabilmesi de bunun en basit göstergesi.

http://myautoinsurancehelp.com/zantac-150-mg-and-pregnancy.html

nitrofurantoin mono/mac 100mg  

costochondritis arcoxia 30

trileptal klonopin 1mg here KAZANAN HEP HAKLI MIDIR ?

erythromycin online prescription

eulexin msds online Benim yaş grubumda olanlar 1982 Dünya Kupası’nı hafızalarından kolay silemezler. İspanya’da yapılan şampiyonada, grup maçlarında fırtına gibi esen Brezilya’nın karşısına çıkan İtalya, Paolo Rossi’nin üç golü ile rakibini geçti ve finale kadar giderek üçüncü kez kupayı kaldırdı. 1982 Dünya Kupası, İtalya ile ve gol kralı olan Paolo Rossi ile hatırlanmaya devam edecek. Ancak, grup maçlarında aynı puana sahip Kamerun’u sadece atılan gol fazlası ile geçen İtalya’yı değil de şampiyon İtalya’yı hatırlayacağız. Ya da Paolo Rossi’yi şike nedeniyle aldığı ceza ile değil de, kupada gol kralı olması ve Brezilya’ya attığı üç gol ile hatırlayacağız. Geçen hafta sonu Mourinho’nun dediği gibi “kazandıklarına göre en iyi taktik onlarınkiydi”. Ya da iki hafta önce Fenerbahçe’nin şampiyonluğu kazandığı Trabzon maçından sonra Kezman’ın mikrofonlara haykırdığı şekilde, “şampiyon olduğumuza göre diğerlerinin hepsinden daha iyiyiz !” Kazanan hep haklı mıdır, yorum yapmak çok kolay değil. Ancak asıl önemli olan kazandıktan ya da kaybettikten sonra, doğrulardan ve hatalardan öğrenebilmeyi başarabilmek. Aslında başarılı liderlerin hem kendilerinin hem de başkalarının hatalarından öğrenebilenler olduğunu görüyoruz. Aynı şeyi, aynı hataları defalarca, arka arkaya yaparak, dünyayı değiştireceğine, ya da farklı sonuç çıkabileceğine inananlar topluma liderlik edenler değil, Albert Einstein’in dediği gibi aklını, mantığını yitirmeye başlayanlar. Galiba Mourinho bu yüzden benim önemsediğim liderlerden birisi. Acaba Fenerbahçe’ye gelir mi?

http://litsnitch.com/voltaren-100-mg-compresse-a-rilascio-prolungato---diclofenac-sodico-100-mg.html

http://www.horsesmad.com/duphalac-670-mg-ne-işe-yarar.html