BİLDİĞİM HERŞEYİ TELEVİZYONDAN ÖĞRENDİM !

go site

follow link

http://hopewwzambia.org/allegra-180-mg-for-what.html

http://www.arafuramarketing.com.au/drg1/anacin-online-shopping.html Bu ayki yazıma, Londra Heathrow havaalanında “zaman öldürürken” bulduğum bir kitabın adını koymayı uygun buldum: “Everything I Know I Learned from TV: Philosophy Explained Through Our Favourite TV Shows”. Kitabın yazarı Mark Rowlands, Oxford’da felsefe okuduktan sonra, “sörf” tutkusunu, felsefe üzerine yaptığı çalışmalarla birleştirerek, kariyerindeki tercihleri, okyanus kıyısındaki üniversitelere doğru yönlendiren “farklı” bir düşünür. Kitap “Simpsonlar”dan, “Vampir Buffy”e, “Friends”den 24’e kadar onlarca Amerikan televizyon dizisinin verdiği mesajların, en az Aristo veya Sokrates’in savunduğu “felsefi” görüşler kadar anlamlı olabileceği tezi üzerine yazılmış. Kitabı, felsefeye ilgi duyan ve televizyonu, sadece “aptal makinesi” olarak görmeyen herkese tavsiye ederim.

https://www.phoneguys.com/drg1/nizoral-200mg.html

bactrim ds cost walgreens Bu kitabı okumaya başladıktan sonra televizyon seyretmek de zorlaşıyor. Sürekli “mesaj kaygısı” ile programları izlemeye çalışıyor ve her duyduğunuzdan anlam çıkartma gayreti içinde oluyorsunuz. Gerçi güzel yurdumuzun televizyon kanalları bu konuda, deyim yerindeyse bakir “maden” niteliğinde.

order erythromycin topical solution

detrol 4 mg dosage Örneğin “Kurtlar Vadisi”ni izleyenlerin sık sık duyduğu “Ölmekten korkan kahraman olamaz” söylemini ele alalım. Başta kulağı fazla “tırmalasa” da, tarihteki isimli, isimsiz birçok kahramanın sonunu düşünmeden attıkları adımlarla ve aldıkları inisiyatiflerle bugün hatırladığımız başarılara ulaştığını söylemek ne kadar yanlış olbilir.

http://www.joseluisadame.info/revistas-online-de-moda-feminina.html

http://lifeoutsideabox.com/procardia-90-mg-side-effects.html Ancak bu kitabı okuduktan sonra “antenlerime” ilk takılan program, atv kanalındaki “Star Avı” adlı yarışma oldu. Ercan Saatçi, Deniz Seki ve Erol Köse, Türkiye’nin yıllardır arayıp da bulamadığı ve gönülleri fethedecek “star” adayını bulacak yarışmanın jüri üyeleri. Bu yarışmanın Türkiye çapındaki eleme aşamalarını izlerken gördüklerimi, Mark Rowlands’ın kitabından öğrendiklerim ile birleştirerek paylaşmaya çalışacağım.

buy nizoral cream 2

slimex 15 mg apteka source
TÜRKİYE’NİN LİDER PROFİLİ

http://www.salscomfort.com/provera-100mg-obat-apa.html

see url “Star Avı”nın elemelerine katılan ilginç yarışmacılardan birisi CHP Samsun Asarcık İlçe Başkanı Bülent Baskın idi. Yirmisekiz yaşındaki Baskın, seslendirdiği şarkıya beklediği tepkiyi alamayıp, “hüsrana uğradı”. Güzel yurdumuzun en büyük on ilinden birisinde, aktif olarak siyaset yapan Baskın yayın sırasında, CHP’nin 31’inci olağan kurultayında, Genel Başkanlık seçiminde Deniz Baykal’a rakip olduğunu da söyledi. Ancak Baskın’ın, kurultayda parti iç tüzüğünde belirtilen sayıda imza toplayamadığı için aday olamadığını sonradan öğrendik. Yaklaşık yirmibin nüfuslu Asarcık ilçesinde CHP son seçimlerde %20’ya yakın oy alarak ikinci parti olmuş. Bu ilçede CHP’nin en üst düzey teşkilat yöneticisi olan Baskın, “Star Avı”nın yayınlanan bölümü ardından “Yayımlamamalarını rica ettim ama dinlemediler. Benimle alay ettiler. Hakaretin kralını yaparım ama bir CHP’li olarak terbiyemi bozmadım” derken, “Artık yarışmalara katılmam. Orhan Gencebay’la görüştüm. Korsan davaları bittikten sonra kaset çıkarmayı düşünüyorum” diye de eklemiş.

http://lightsofatlantis.com/lopid-900-mg.html

arcoxia 90 mg tabl Ana muhalefet partisi CHP’nde, Genel Başkan adayı olma yetkinliğini kendisinde gören Bülent Baskın, aynı medeni cesaretini, milyonların karşısına çıkarak “İntizar”adlı şarkıyı söylerken de gösterdi. Baskın’ın müzisyen veya star olma konusunda taşıdığı potansiyeli, yarışma jürisine bırakırken, kendisinin Türkiye’nin geleceğini yönetmeye aday olan ana muhalefet partisinin 31. olağan kurultayında aday olamamasına bir kez daha üzüldük. Zira Asarcık İlçe Başkanı Bülent Baskın da aday olamayınca Deniz Baykal tek adaylı ama demokratik bir seçimde, Genel Başkanlığını sürdürmüştü. Altını çiziyorum, Türkiye’nin geleceğini yönetmeye aday olan, ancak son yirmi yıldır da iktidar olamayan siyasi partinin kurultayında, Genel Başkan adayı olarak öne iki isim çıkıyor: Mevcut Genel Başkan Deniz Baykal ve Star Avı yarışmacısı, Asarcık İlçe Başkanı Bülent Baskın. Bu tablo da Türkiye’de liderlik kavramını son derece güzel özetliyor.

methotrexate price australia

get link Türkiye’deki tanımıyla, lider yetkinliğiyle, ikna gücüyle kamuoyunu harekete geçiren, insanları dinleyen ve Cicero’nun dediği gibi “itaat etmeyi de bilen” kişi değildir. Aksine lider, karizmasıyla, hiyerarşik gücü ile kamuoyuna hükmeden, oturduğu koltuktan kalkmamak için parti disiplini, istikrar gibi kavramların arkasına saklanıp, seçim barajları ile demokrasiyi kısıtlayan ve dinleyen değil, tercihen kendisini müzikalitesi ile de olsa dinleten kişidir. Daha da derine inersek, iktidarda olan partiyi, seçim sisteminin azizliği ve yüksek seçim barajları sayesinde iktidarda olmakla eleştiren muhalefet partisinin tüzüğünde, genel başkan adayı olmak için, kurultay delegelerinin %20’sinin imzasını alma şartı var. İşte demokrasi budur ! Liderin kendine, icraatlarına ve yetkinliklerine olan güvenini de gösterme yolu budur. Star Avı’nı seyrederken, Bülent Baskın’ın cesaretine hayranlık duymak ve CHP Samsun Asarcık İlçesi Başkanının neden yarışmaya katıldığını anlamaya çalışmak aslında buzdağının su yüzünde kalan tarafında dolaşmakla eşdeğer.

bactrim 800 mg side effects

flonase walmart cost
here BEN YAPTIM OLDU !

source url

watch Yarışmanın devam eden bölümlerinde, formatı gereği, jüri üyelerine kendi takımlarını kurarak, finale taşıyacakları en güçlü yarışmacıları belirleme yetkisi verildi. Üç jüri üyesi kendi alanında hepsi birbirinden değerli uzmanlardan takımlarını oluşturdu, değerlendirme sürecine başladı. İzleyebildiğim kadarı ile Deniz Seki, on aday arasından son beş finalisti belirlerken, kendi ekibi ile değerlendirme yapmaktan ziyade, bir odaya kapanarak, “ekibinin dahi son anda öğreneceği” isimlere tek başına karar vermeyi tercih etti. Takım içinde liderin dinlemesi, gözlemlemesi, yetkinliği ve bilgisi ile takım üyelerini ikna etmesi ve diğer bireylerin de yetkinliklerine saygı duyarak, ikna olmayı ve itaat etmeyi bilmesi gerektiğine olan inancımı yukarıda belirtmiştim. Ama maalesef hala toplumumuzun büyük kısmı, liderin “taşın altında olan onun kellesi olduğu için” her durumda tartışmadan da olsa son sözü söyleyen, risk alan, takımını gerekirse susturan, konuşturmayan “güçlü” profiller olması gerektiğine inanıyor. Bu yüzden de Deniz Seki’nin odasına kapanıp, tek başına “ideal beşi seçmesi” hepimize son derece doğal, hatta takdir hak eden bir hareket gibi geliyor. Çok farklı olmayan bir biçimde Erol Köse de, “bu takımın başında ben varım, gerekirse de keser atarım” söylemini adaylara performansları ile ilgili “geri bildirim” yaparken kullandı. Yanlış anlaşılmasın, eleştirdiğimiz yarışmanın değerli jüri üyeleri değil, onların bu yaklaşımını “güçlü liderliklerine” bağlayan bizim dimağlarımıza da yerleşmiş kalıplar.

http://natashaafs.com/tamoxifen-costs.html Liderlik yetkinliğini üç ana başlıkta toplayabilmek mümkün olabilir; kredibilite, vizyon ve motivasyon. Lider önüne çıkan tercihlerde doğru analizleri yapmakla yükümlüdür. Bu analizlerin yanısıra lider, yönlendirdiği ekibinin veya toplumun beklentilerini, görüşlerini almak durumunda. Liderin kendi yaptığı analizin neden doğru olduğuna çevresini ikna etmesi, kredibilitesini de gösterecek. Bu ikna sürecinde liderin mantıklı bir sebep-sonuç ilişkisini, kendisine olan güvenini, kararlılığını ve inancını da paylaşabilme becerisini gösterebilmesi gerekiyor. Özetle liderin yükümlülüğü, ekibine, çevresine, topluma rağmen kendi bildiği yolda yürümek, “ben yaptım oldu” demek değil, toplumla kendi inançlarını ve doğrularını paylaşarak, ortak noktaları belirlemek ve konsensus oluşturarak, kararlarına destek sağlamaktır. Bu tanımda liderleri geliştiremediğimiz sürece, “Dünyayı Kurtaran Adam”ların, beyaz atlı prenslerin gelip bizi dertlerimizden arındırmasını beklemekten başka çaremiz de kalmaz.