GELECEK GELDİ!

GELECEK GELDİ !

“Öncelikle bir ülkenin en büyük doğal kaynağı çocuklardır….Ayrıca öğrenmek için eğitim gerekli olmakla birlikte, öğrenimin önemli bir kısmı pratik araştırma, etkileşim ve meraktan kaynaklanmaktadır”*. Bu satırların sahibi Nicholas Negroponte, MIT Medya Laboratuarı’nın kurucusu ve halen Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütüyor. Negroponte, bundan yaklaşık yirmi beş yıl önce, 1982 yılında MIT Profesörü Seymour Papert ile birlikte Senegal’deki ilkokullara Apple bilgisayarlar yerleştireren kişi. Bu insiyatifi daha sonra Kosta Rika’ya taşıyan Negroponte’nin şimdiki hedefi ise çok daha büyük Negroponte’nin gündeminde dünya üzerinde her çocuğa bir bilgisayar verebilme arzusu var. Negroponte, bu amaçla Her Çocuğa Bir Dizüstü ( One Laptop Per Child – OLPC) adıyla sivil toplum örgütü kurulmasına öncülük etti. Bu örgütün atmak üzere olduğu ilk adım ise, derneğin kurulma misyonu kadar iddialı: örgüt 100 dolara dizüstü bilgisayar maletmenin çabası içinde. Yanlış okumadınız, sadece yüz Amerikan dolarında dizüstü bilgisayar üretebilmekten bahsediliyor. Bunun nasıl olduğuna çok detaylı değinmekten ziyade, örgütün bu hedefi gerçekleştirmek üzere olduğu müjdesini verelim; 2006 yılının sonuna kadar Brezilya, Tayland, Mısır ve büyük ihtimalle Çin’de çocuklar dizüstü bilgisayarlarına kavuşmaya başlayacaklar. Hedef ise tam 1 milyar çocuğa ulaşabilmek.

 

HOŞGELDİN 2006 !

Platin ailesi ile birlikteliğimizin birinci yılını tamamladığımız bu sayıda, yeni yılın neler getireceğini, farklı uzmanların ağzından, kaleminden okuyacaksınız. Türkiye ve dünya ekonomisini bekleyenleri ve değişik kurumların tahminlerini öğrenme fırsatı bulacaksınız. Ancak yazılan, söylenen ve hatta düşünülen onca şeyin yanında OLPC’nin varlığını öğrenmek bile beni fazlasıyla heyecanlandırdı.

 

KOSTA RİKA, İRLANDA, HİNDİSTAN,……..

“Her Çocuğa Bir Dizüstü” sunma insiyatifinin beni bu kadar heyecanlandırmasının sebebi artık bilgisayarın hayatımızın her kıvrımına girmesi ve günlük hayatın her anında yeralması değil. Aslında bu da son derece önemli, zira bilgisayar ile erken yaşlarda aşina olan nesillerin yarattığı katma değer son derece büyük oluyor. Yukarıda örneği verilen Kosta Rika’da, yirmi yıl içinde elektronik devre ihracatı aldığı %50’lik payla, geleneksel muz ve kahve çekirdeği ihracatının önünde geçti. Yıllardır beyin göçünü önlemek için genç nesillerin eğitimine ve teknolojiye yatırım yapan İrlanda bugün Avrupa’da üretilen her üç bilgisayardan birini üretiyor. Gelişmekte olan ülkeler arasında, Çin’in yanında süper güç olma yolundaki Hindistan 2010 yılına kadar yazılım ihracatında 60 milyar doları aşabilme çabası içinde. Özetle teknoloji ve eğitime yapılan her kuruş yatırım fazlasıyla geri dönüyor ve ülkelerin kalkınmasına büyük destek oluyor.

Detaylı olarak paylaştığım bu insiyatifin beni asıl heyecanlandıran tarafı ise, Negroponte’nin tasarladığı bilgisayarın sağlayacağı “iletişim” imkanı. The Economist’teki yazısında, Negroponte, benzer bir insiyatifin Kamboçya’daki uygulamasında, yıllık 47 dolar geliri olan bir köyde, bilgisayar ve internet bağlantısı imkanı verilen çocukların İngilizce öğrendikleri ilk kelime “Google” olmuş ! Benzer şekilde sağlanacak internet bağlantısı ile genç nesillerin, ekranları üzerinden dünyaya açılması, gündemi, gelişmeleri takip etmesi, dünyanın dört bir yanından bireyler ile etkileşim, iletişim içinde bulunması düşündükçe beni heyecanlandırıyor.

 

KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK !

Çok uzak değil, yirmi yıl önce, ebeveynler, çocuklarını sokağa çıkarmayarak her türlü kötülük ve kirlilikten koruyacaklarını hayal ederlerdi. Bugun bir baba olarak, çocuklarımızı televizyon, bilgisayar, telefon olan dört duvar arasında neden koruyabileceğimizi sanıyoruz ? Ne yaman çelişki değil mi ? Ancak yedi yaşındaki oğlumun odasındaki bilgisayardan bağlanarak Google üzerinden internette arama yapması beni sadece mutlu ediyor. Onu bilgilendirmek, bilinçlendirebilmek yönünde sorumluluğumun arttığını hissetsem de korkunun ecele faydası yok; gelecek GELDİ !

* The Economist, The World in 2006

No Comments

Post A Comment